AVRUPADA VE TÜRKİYEDE YEREL YÖNETİMLER
2.1. Fransa
2.1.1. Genel Durum
Fransa’da Halkın yerel yönetime katılımı,1960’lıların Sonundan 1970’li yılların sonuna kadar süren on yılda Fransız toplum hayatında çok önemli bir yer tutmuştur. Bu durum genellikle kent planlaması ve çevre sorunlarıyla gündeme gelmiştir. Geçmişte Fransız kent tarihi ve tarihteki değişmelere bakıldığında, bu kavramların nasıl ve neden ortaya çıktığı daha kolay anlaşılabilir.
Bina komplekslerinin inşa edildiği, kent merkezinin yenilendiği bu hızlı gelişme ve “katı” kent planlaması döneminden sonra bir ara dönem oluşmuş; karar almakla yükümlü kurumlar (Merkezi ve yerel Yönetimler) halkı-seçmenleri dinlemeye ve onlara söz hakkı vermeye başlamışlardır. Çünkü çevreyi etkileyen büyük projelerin durdurulması istekleri ve protestolar karşısında başka seçenekleri de kalmamıştır. Bazı gözlemcilere göre gelişmiş ülkelerde çalışanların yerine, artık bu kentsel sosyal hareketler ve kampanyalar almıştır.
Merkezi yönetim artık bu politikalardaki bu yeni yönelmelerin yaşam kalitesinin bir parçası olduğunu kabul etmiş, yerel yönetimlerde birtakım yeni uygulamalara başlamışlardır. Hepsi bilgi sistemlerini geliştirmiş ve bir kısmı halka bir jest olarak belediye meclis toplantılarını kentin mahallelerinde yapmaya başlamışlardır.
2.1.2. Kurumsal Yapı
Fransız sisteminde kentsel hizmetlerin düzenlenmesi (Örgütlenmesi) çok kolaydır. Tüm yerel kamu hizmetleri öncelikle belediyenin sorumluluğundadır, anacak istenirse işletme aşamasında farklı gruplarla işbirliği yapılabilir (Belediye içi kuruluşlar, mahalleler, komünler). genelde servisten sorumlu olanlar; örgütleyen kuruluş ve işletmeci olarak 2’ye ayrılmıştır. Böylece belediyeler hizmeti doğrudan yönetebilme merkezi yönetimce kontrol edilen hizmetler gibi veya özel bir işletmeciye vekaleten devretme seçeneklerine sahiptirler. Bu seçeneklerin varlığı Fransa’da kentsel hizmetlerin yürütülmesinin vazgeçilmez bir unsurudur. Tüketicini katılımı söz konusu olduğunda yerel hizmetlerin yönetiminin özel veya kamu kurumlarının sorumluluğunda olacağı akılda tutulmalıdır. 18
Fransız Belediyelerinin bütçe düzenlenmelerine göre yerel kamu servislerini dört temel gruba ayırmak mümkündür: Karayolları, kentsel kamu hizmetleri, ulaşım ve diğer hizmetler. Ancak burada yerel yönetimlerde verilen hizmetlerin uluslar arası yaklaşımlardaki farklılıklarını ve çeşitliliğini göz önünde bulundurmakta fayda vardır. Örneğin, eğitim Fransa’da ulusal bir sorumlulukken İngiltere’de yerel bir sorumluluktur. Benzer farklılıklar elektrik ve gaz servislerinin verilmesinde de ortaya çıkmaktadır. Bu hizmetler Fransa’da ulusal düzeyde örgütlenirken, Almanya ve Danimarka’da yerel düzeyde örgütlenmektedir. 19
2.1.3. Halk Katılımı
Bu durum 6 değişik biçimdeki tüketici katılımıyla tanımlanabilir.
a) Bilgilendirilme hakkı
b) Temsili Demokrasi
c) Karar almaya yönelik katılım
d) Yönetim Birimlerinde katılım
e) Hizmetlerin ifasına katılım
f) Şikayet Mekanizmaları
Tüm bunlar hizmet yükümlülüklerinin çok farklı aşamalarına tekabül eder.
İlk üçünde, vatandaş tüketicinin hizmete “tersinden” katılım söz konudur ve burada “prosedür düzeyinde demokrasi”den söz edilebilir. Diğer üçünde ise, günlük yönetim faaliyetlerine katılım söz konusudur ve burada da “pratik düzeydeki demokrasi”den bahsedilebilir. Bunları sırayla inceleyecek olursak;
a) Tüketicinin Bilgilendirilme Hakkı; belli yasal düzenlemelere göre yerel yönetimler, halkı bilgilendirmekle yükümlüdür. Örneğin; mevcut yerel yönetim yasasının 10. Bölümü (Fransızca Kısaltılması ATR), belediyelerde yaşananların yerel konularla ilgili bilgi sahibi olma hakkını onaylamaktadır.
b) Temsili Demokrasiye Dayalı Katılım; belediyelerle ilgili durumlarda,
halk oyuyla belediye meclislerine seçilerek olur. Devrimden bu yana belediye sınırlarının değişmediği Fransa’da, belediye meclis üyelerinin sayısı oldukça yüksektir. (400.000’e yakın ) ve bu şekilde bir halk katılımı da oldukça anlamlıdır.
c) Bazı Yasal Düzenlemeler Tüketicinin Karar Süreçlerine önceden
katılabilmesine olanak tanır. Bu, özellikle 1960’ların düzenli kent planlaması geleneğinin etkisi ile planlama alanında kendini gösterir. Belli faaliyetlerin oluşturulması ve belli prosedürlerin uygulanmasında kamu oyunun bilgilendirilmesi, önerilerinin dikkate alınması ve soruşturma komisyonu başkanın ilgili raporu ile kamu müdahalelerinin doğrudan ilgi alanına girer
d) Ortak faaliyetler söz konusu olduğunda yönetim birimlerine tüketici katılımı daha sık rastlanan bir durumdur. Bu, seçilmiş üyeler, çalışanlar ve tüketicilerin temsil edildiği üçlü bir yönetim yapısının oluşturulmasını da gerekli kılar.
e) Hizmetlerin gerçekleştirilmesine katılım, bu konuda herhangi bir yasal düzenleme olmamasına rağmen tüketicilerin ister istemez dahil oldukları bir durumdur. Burada kişi hane halkı tarafından yürütülen faaliyetler ve ticari olarak verilen hizmetlerle karşı karşıyadır.
f) Bireyin önce tüketici olarak kendisini doğrudan ilgilendiren bir konuyu rapor etmesiyle oluşan şikayet sürecinin katılımdaki payı en düşük düzeydedir. Bu mekanizma halen geçerliliği olan hükümlere göre yerel yönetimlerce öner taşır. Bunun nedeni de belki Fransızların karakter olarak şikayet ve tartışmayı içeren özel girişimciliğe ve bireyselliğe verdikleri önem de yatmaktadır.
2.2. İsveç
2.2.1. Genel Durum
Devlet, ülkede herkesin eşit yaşam koşullarına sahip olmasını teminat altına alan yasalarla yerel yönetimin faaliyet çerçevesini belirtmiştir. Belediyeler çocuk bakım, yaşlı bakım hizmetleri, okullar, sağlık, enerji temini, yol, konut, içme suyu, kanalizasyon, eğlence, dinlence ve kültürel ihtiyaçlar gibi yerel hizmetleri sunarlar. Bunlardan bir kısmı belediyelerin asli görevleri iken, diğerleri isteğe bağlıdır.
Özerklik anayasada özel bir yer tutarken belediyeler bağımsız vergilendirme gücüne sahiptir. Yerel yönetim yasası yönetim faaliyetlerinin genel çerçevesini çizerken diğer bazı özel yasalar yerel yönetimlerin çeşitli alanlardaki güçlerini (yetkileri) belirleyerek bu yasayı desteklerler. 1992 tarihli yeni yerel yönetim yasası ve 1993 yılında yürürlüğe giren yeni sistemle birlikte başlayan devlet hibelerinin paylaştırılması belediyelere kendi örgütlenmelerini tasarlamada ve yerel ihtiyaçlara göre faaliyetlerinin önceliklerini tanımlamada sonsuz bir bağımsızlık sağlamıştır.
Sonuç olarak geçen bir iki yıl içinde birçok İsveç Belediyesi örgütlenmelerini yeniden düzenlemiş, bu ararda belediyenin birçok yetkileri birleştirilmiştir. Bu süreç sonunda şimdi belediyelerde çoğu boş zamanlarına bu işe ayıran 41.500 süreli politik memur bulunmaktadır. Belediye meclislerinin 3/1 kadın üyelerden oluşur. Her bin kişiye ortalama 9 seçilmiş üye vardır.
2.2.2. Açıklık İlkesi
Belediye faaliyetleri 1766’dan beri basın özgürlüğü kararnamesinde belirtildiği gibi, açıklık ilkesine göre yönetilmektedir. Bu kararnameye bağlı olarak her İsveç vatandaşı, eksiksiz bilgilendirmenin sağlanması ve fikir alışverişinin gelişebilmesi için özgürce kamuya ait dokümanlara ulaşabilme hakkına sahiptir. Yerel yönetimin sahip olduğu kamuya ait dokümanlara ulaşabilirliğin kısıtlanacağı durumlar özel yasa (Gizlilik Yasası) veya bu yasada adı anılan diğer yasalarda özenle tariflenmelidir. Mevcut yasalar ısrarla, kamu tasarrufundakilerin (arazilerinin) hükümet tarafından değil parlamento tarafından belirlenebileceğini vurgular.20
Açıklık ilkesi yerel yönetimin denetimiyle ilgili olarak çeşitli şekillerde somutlaşır. Bu ilke etkin bir yönetim ( Hükümet9 ve yönetim verimliliğinin yasal hükümlerini teminat altına alabilmek için tasarlanmıştır. Açıklık ve gizlilik hükümlerinin temel kuralları, anayasa, basın özgürlüğü kararnamesi ve gizlilik yasası ile belirlenmiştir. Açıklık temel ilke, gizlilik ise istisnadır.21
Açıklık ilkesi tüm yerel yönetim faaliyetleri için geçerlidir. Herkes belediye yönetimlerinin elinde bulunan kamuya ait her dokümanı inceleme hakkına sahiptir. Yerel yönetim yasası gereğince tüm belediye meclisi toplantıları da alenidir ( Halka Açıktır). Belediye personeli herkesi bilgilendirme yetkisine sahiptir.
Eğer bir belediye yönetimi herhangi bir kimsenin istediği bir dokümanı gösterme ya da vermeyi reddedecek olursa o kişi bu konuyu adli bir merci aracılığı ile Yargıtay ve yüksek idare mahkemesine götürerek hüküm ve karara bağlanmasını sağlayabilir. Açıklık ilkesi tüm belediye, şirket ve işletmelerinde de uygulanır.
Bir hükümet komisyonu olan yerel demokrasi komisyonu halen ihale yoluyla özel şirketlere devredilmiş olan yerel yönetim faaliyetlerinin kamuya yönelik içerik ve etkileri üzerine çalışmaktadır.
2.2.3. Kâr Payına Katılım
Birçok okul, öğrencilerin, velilerin, öğretmenlerin ve okul müdürlerinin katılımlarının sağlandığı yönetim komisyonlarına sahiptir. Bunlar genellikle öneri birimleridir, karar organı okul müdürüdür. Öğrenci temsilcileri okul meclisinin toplantılarında, veliler sınıf toplantıları veya veli-öğretmen birliklerinden seçilirler.
Stockholm’de okullarda kullanıcı etkilerinin yansıyacağı yönetim tavsiye komisyonları oluşturmak 1992’den beri mecburidir. Bu komisyonlar okul ve boş zamanları değerlendirme merkezleri ile ilgilenirler. Huddinge Belediyesinin Stuvta-Snattrınge Bölgesinde 1 Ocak 1993’ten bugüne yönetim komitesi deneysel bir uygulama ile eğitimi boş zamanları değerlendirme merkezlerine ve çocuk bakımı konularını da kapsayacak şekilde çalışmaktadır. Bu komite, eşit sayıda öğrenci, veri ve personel temsilcilerinden oluşmaktadır. 22
Nassjö Belediyesi daha ileri giderek kullanıcı komitesini, kreşler, yuvalar, okullar ve boş zamanları değerlendirme merkezlerine yönelik veto hakkı ile donatılmıştır. Belediye çocuk ve genç işleri komitesi, kullanıcı komitesi üyelerine çocuklar ve öğrenciler için önemli olan tüm konulara ilişkin önerileri açıklama ve öneri geliştirebilme yetkisi vermiştir. Ayrıca bölge yöneticisi ve okul müdürünün belediye komitesince yetkilendirildiği konularda karar alabilmesi için, kullanıcı komitesinin olurunu alması gerekliliği vardır. Aksi bir durumda yerel yönetim yasası kısım altı, bölüm 38’e göre kullanıcıların veto hakkı doğar. Kullanıcı komiteleri, çocuk bakımı birimleri ve zorunlu eğitim kuruları için ortak olarak her yönetim bölgesinde yer almalıdır. Her komite 6 veli, 5 öğrenciden oluşur. Çalışanlardan 2 ve belediye çocuk ve genç işleri komitesinden bir temsilci bu toplantılarda yer alabilir, ancak oy kullanamazlar.
2.2.4 Siyasi Birimler
Her 3 yılda bir genel seçimlerde belediye ve meclis üyelerinin politik temsilcilerini seçer. Her iki seçim arasında halk basın ve belediye il meclisi toplantıları aracılığı ile yürütülen politikaları izleyebilirler. Vatandaş ayrıca siyasi bir partiye üye olarak da, daha ileri bir bilgi edinebilir.
Bugünkü genel eğilim, siyasi politikalara ve yoğun zaman gerektiren siyasi faaliyetlere katılma ilginin azaldığıdır. Birçok kamu oyu yoklamasının gösterdiği gibi politikacılara alınan karşı tavırda onlara pek güven olmadığını göstermektedir. 1992’de İsveç yerel yönetimleri birliği tarafından düzenlenen yaklaşım projesine göre 10 kişiden sadece biri sözlerini tutma ve doğru bilgilendirme konularında politikacılara artı puan vermiştir. Her beş kişiden biri de politikacılara yaşayanların çıkarlarını koruyabilme kabiliyetleri için pozitif yönde sıralamıştır. Genelde halk belediye çalışanlarına politikacılardan fazla güvenmektedir.23
2.2.5. Toplumsal Katılım
Birçok kırsal yerleşim belediyelerinde olduğu gibi bu tür faaliyetler, hizmetlerin bozulması üzerine artış göstermişlerdir.
İhtiyaç hissedildiğinde büyük kentlerde de kent sakinleri alternatif örgütlenmeye gitmektedirler. İsveç’te bu tür katılımın en bilinen örneklerinden biri, sayıları hızla artan ebeveynlerin oluşturduğu çocuk bakım kooperatifleridir. Bu faaliyetler 1992’de 25 Bin çocuğu kapsamış ve çocuk bakımı hizmetlerinin %6’nı oluşturmuştur. Bu farklı çözüm arayışı çocuk bakım hizmetlerinin yetersiz olmasına bir yanıt ve ebeveynlerin çocuk bakımı örgütlenmesinde etkin olma isteklerinden kaynaklanmıştır.
Özellikle yaşlılara ve özürlülere yönelik benzer bakım hizmetlerinin kullanıcı kooperatifleri aracılığı ile yürütülmesi bir çok belediyede gelişmeye başlamıştır. Kullanıcı kooperatiflerinin amacı genellikle faaliyetlerin kişinin istekleri doğrultusunda tasarlamak ve daha fazla seçenek fırsatı yaratmaktır. Daha önceleri belediye eliyle gerçekleştirilen faaliyetlerin tamamıyla kullanıcıların yönetimine geçmesi sonucunda hizmetlere halk katılımı yönünden, faaliyetler üzerinde kontrolü gerçekleştirerek kullanıcılara büyük güç kazandırmaktadır.
2.3. İngiltere
2.3.1. Genel Durum
Yerel yönetimle halk arasındaki diyalog biçimi duruma göre değişmesine rağmen; raporun konusu diyalog sağlamaya yönelik katılım biçimlerinde odaklanmıştır. Buna ek olarak, oylama yada piyasa araştırmaları ile yalnızca tüketicinin görüşlerini- düşüncelerini alan prosedürleri dışladığı gibi; halkın mevcut kamu sektörünün hizmet vermesinin engelleyecek Pazar benzeri düzenlemeler oluşturma çabalarını da ateşler.
Toplum bireylerinin gönüllü olarak yerel yönetimin hizmet sağlama ve karar alma yapısında aktif rol almalarına imkan verecek biçimde girmesi önemlidir. Bireyler katılımda; yerel politika ve hizmet faaliyetleri kapsamında bir vatandaş olarak, veya belirli yerel bir hizmetin sağlanması çerçevesinde kullanıcı olarak yer alır.
2.3.2. Toplumsal Fayda
Bununla birlikte genel prensipte anlaşma; bu katılımın en iyi hangi biçimde olacağı konusunda yeterli bilgiyi içermemektedir. Örneğin sergiler ve halk toplantıları düzenlemek gibi basit geleneksel yöntemlere baş vurmak olabilecek karışıklıklar ve katılımcı teşvikler konusunda bir çözüm olmayacaktır.
Plancılar hem de halk herhangi bir katılım uygulamasına başlarken amacın saptanması konusunda çok net ve kesin olmalıdırlar. Örneğin karar alma sürecinde halk düşüncesinin; bir çok girdi arasıdan kendi seçilmiş temsilcileri aracılığı ile yalnızca ‘”bir oy “ biçiminde mi, yoksa bir çok olası politika seçenekleri arasından istediğini seçmesine izin verilmesi veya özel önerilerin veto edebilmesi gibi daha farklı bir statüsü ile mi, olacağının açık biçimde belirlenmesi gerekmektedir.
2.3.3. Hizmetlere Toplumsal Katılım
Yerel ihtiyaçlara yönelik kılmanın bir yolu, bunları merkezi belediye başkanlıklarından yürütmek yerine, mahallelerdeki yetkilendirilmiş bürolardan yürütmektedir. Bu eleştirilebilirlik ve karşılayabilme sorunlarına yönetsel bir çözümdür. Aynı zamanda daha fazla yerel sorumluluk almanın politik tabanını oluşturur: Mahalle hizmet birimlerinin oluşturulması yerel görüşlerin ifade edilmesine yardımcı olacak mahalle ölçeğindeki komiteler veya forumlarla desteklenebilir.
İngiltere’de kırsal konseylerden ayrı olarak bu tür birimler deneme aşamasındadır ve sayıca çok azdır. İskoçya’da mahalleler düzeyindeki kurumlar olarak halk konseylerinin oluşturulması için bir kuruluş maddesi vardır.
2.3.4. Bölgesel Katılım
Yetkilendirilmiş danışma, bir takım politik alanlardan hizmet sağlamaya kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. Şimdi, belirli hizmetlerin kullanımcılarının bu hizmetlerin yönetimine katılım biçimlerini inceleyelim. Bu girişimler iki kategoride gruplandırılabilir. Bir bölümü yerel idareye ait konutlar, okullar, ticaret merkezleri ve rekreasyon merkezi benzeri mülklerin belli kurumların veya işlevlerin kullanımcıları ya da onların temsilcilerinin öz yönetimi ile ; diğerleri sosyal refah ve diğer hizmet kullanıcılarının tercih ettikleri hizmet biçimi ile ilgili beklentilerinin aktardıkları “öz müdafaa” diye adlandırılan biçimiyle.
Kontratla ilgili düzenlemeler de ise bir okul yada konut mülklerinin yönetimi , yerel idarenin gözetiminde yürütülse bile büyük bir teşebbüstür. Eğer böyle bir iş yalnızca kullanımcılar (Örneğin; Veliler ve Kiracılar) yada kullanıcılar ve yetkili idare tarafından müştereken yüklenilecekse, düzenlenecek bir kontratta; yetki, görev, halk ve sorumlulukların dikkatli bir ayırımının yapılaması gerekmektedir. Böyle bir kontrat yetkili idare ve yeni kullanımcı-yönetici birim arasındaki karşılıklı sorumlulukları, mali yükümlülüklerle ilgili düzenlemeleri, istihdam edilecek personele ilişkin yeni yapılanmaları 2 taraf arsındaki ilişkilerde izlenecek prosedürler ve anlaşmanın süresi ve yenilenmesi ile ilgili bilgilerin net olarak içermelidir.