ERP ve TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ

1.GİRİŞ
Bilişim teknolojisindeki baş döndürücü gelişmeler ile beraber günümüz firmaları için rekabet hiç bu kadar çetin olmamıştı. Rekabet her geçen gün biraz daha küreselleşmekte ve her bir firma kendini küresel boyutta bir rekabete hazırlamak zorundadır.
Artık hiç firma kendini dünyadan soyutlayarak ve kendi yetenekleri ile tek başına ayakta kalamaz Çünkü müşteri beklentileri sürekli artmakta eğer müşteriye daha iyisi verilemiyorsa mutlaka dünyanın bir başka köşesinden daha iyisini verebilecek bir başka firma çıkacaktır.Talep olabildiğine değişkenleşmekte ve talebi tahmin etmek ise git gide olanaksızlaşmaktadır. Sonuçta amaç bilgiye gerçek zamanlı ulaşmak ve bu belirsizlik ortamını biraz berraklaştırmaktır.Ürünlerin piyasa ömürleri kısalmakta ve müşteriler daha kişiye özel ürünler beklemektedir. Bunun sonucu olarak ürünlerin tasarım sürecinin kısaltılması, tasarım sürecinde iş birliğine gidilmesi ve müşteri etkileşimini gerekmektedir.Bu şekilde daha zengin ve müşteriye özel bir ürün yelpazesi sağlanabilir.
İşte bu noktada tahminden çok gerçek zamanlı bilgiyle hareket etmek, kişiye özel ürünler oluşturmak , etkin bir müşteri etkileşimi sağlamak gibi daha nice rekabet avantajı unsuru sağlamanın yolu kurum içi ve dışı iyi bir entegrasyonun sağlanmasından geçiyor.Artık sadece kurum içerisinde küresel bazda şirketlerin entegre edilmesi yeterli değil kurum dışında tedarikçilerle , partnerlerle ve müşterilerle entegrasyon ve iş birliği gerekmektedir.Bunun yolu ise internetten olabildiğince faydalanan ERP(Enterprise Resource Planning) ve TZY(Tedarik Zinciri Yönetimi) sistemlerinin sağlayacağı iyi bir bilgi teknolojisi alt yapısından geçiyor.
1950’lerde bilgisayarların stok kontrolünde kullanılmasıyla başlayan ve sonra MRP ,Kapalı Devre MRP ,MRP II ve ERP şeklinde sürüp giden evrim sürecinin bugün geldiği nokta ERP sistemlerinin firmaların tedarik zincirlerine entegre edilmesi ,bunun iletişim alt yapısı olarak internetten faydalanılması ve tedarik zinciri boyunca veri entegrasyonu ve senkronizasyonu sağlanarak tüm tedarik zinciri katılımcılarının son müşteri üzerinde odaklanıp iş birliği yapmasıdır.
Bu çalışma üç bölümden oluşmakta olup birinci bölümde ERP ve TZY ‘den ,ikinci bölümde bir ERP sistemi olarak SAP R/3 sisteminden ve yeni nesil ERP II sistemi olarak da adlandırılan mySAP.com çözümünden ve üçüncü bölümde mySAP’nin tedarik zinciri çözümü olan mySAP SCM sisteminden bahsedilecektir.
2. ERP ve TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ

2.1 ERP SİSTEMİNİN GELİŞİMİ

1960’lara kadar imalat sanayiinin odağında stok kontrolü vardı. Bu dönemde firmalar müşteri tatmini sağlayabilmek için ihtiyaç duyabilecekleri her şeyi stoklarında bulundurmakta bu şekilde hiçbir şeyin bitmediğinden emin olmaktaydılar aynı zaman da tıka basa dolu depolar bir başarı göstergesiydi.Bu dönemde bir ürünün piyasa ömrü yıllarla ölçülmekte ve yapılabilecek fazla bir sipariş pek fazla bir sorun yaratmamaktaydı çünkü o malzeme modası geçmeden mutlaka kullanılacaktı .Bundan dolayı bu dönemde firmalar etkili bir stok kontrolü üzerinde yoğunlaşırken bu kontrol aktivitelerini klasik ve manuel yöntemlerle sürdürmekteydiler.

2.1.1 MALZEME İHTİYAÇ PLANLAMASI (MRP)

1960’larda bilgisayarların veri tutma kapasitelerinin artmasıyla birlikte Amerika’da bir stok kontrol sistemi olarak Malzeme İhtiyaç Planlaması sistemi geliştirildi. İlk çalışmalarda sadece üretilecek olan mamulün ürün ağacında yer alan malzemelerin zaman ekseni üzerinde planlaması ve bu plana göre malzeme tedarikinin terminlenmesi şeklinde yapılmıştır (Çardak, 2000 , s. 83).
George Plossl’ a göre MRP neye ihtiyaç duyduğunu, neye sahip olduğunu hesaplayıp ve bunları birbirleri ile karşılaştırarak ne kadar ve ne zaman gereksinim duyacağını hesaplar. MRP ile birlikte ilk defa malzeme yönetimi fonksiyonu ne zaman sorusuna cevap verdi (Ptak, 2000 s.5 ). MRP’nin temel amacı kontrol içindir , ikinci amacı , üretim sistemlerinin tümünde malzeme akışını değerlendirmektir.MRP , sistem içindeki siparişleri kontrol ederek , geri besleme faaliyetlerini gerçekleştirir (Çardak, 2000 , s. 84).
Artık Kısaca, Malzeme İhtiyaç Planlaması aşağıdaki sorulara cevap verebilmeyi sağlamaktadır :
a) Hangi ürünler ne miktarlarda üretilecek?
b) Bunları üretmek için gereken malzemeler nelerdir?
c) Herbir malzeme türünden ne kadar stok var?
d) Eksik malzemeler ne şekilde karşılanacak?
Bu açıdan Malzeme İhtiyaç Planlaması, doğru malzeme siparişleri üreten güçlü bir araçtır.
1970’ler boyunca MRP ve beraberindeki araç ve teknikler geniş bir kullanım alanı buldu ve başarılı bir şekilde uygulanan firmalara büyük fayda getirdi.Artık firmalar gereksinim duydukları kadar malzemeyi ve zamanında sipariş verebilme imkanına sahip oldular Bu da firmalarda üretim ve kalite artışı stoklarda düşme sağladı( Ptak, 2000 s.5 ).
MRP’nin kapasiteye duyarsız oluşu en büyük engel olmuş ve bu yetersizliğinden dolayı Kapalı Devre MRP (Closed Loop MRP) geliştirildi.

2.1.2 KAPALI DEVRE MALZEME İHTİYAÇ PLANLAMASI

Malzeme İhtiyaç Planlaması sistemine satınalma, iş emirleri çıkarma, kapasite planlama, atölye kontrol gibi fonksiyonlar eklenmesiyle sistem Kapalı Devre Malzeme İhtiyaç Planlaması adını almıştır. Satınalma sistemi, Malzeme İhtiyaç Planlaması’nın sonucunda, tedarikçilerden ne zaman ve hangi malzemeler için sipariş verileceğini belirler. İş emirlerinin onaylanmasından sonra üretim süreleri tanımlanır. Atölye kontrol sistemi, gerçek üretim yerlerinin sisteme girilmesini gerekli kılmaktadır. Bu şekilde, Malzeme İhtiyaç Planlaması gerçek verileri kullanır. Kapasite planlaması, işçilik, makine ve diğer kaynaklara olacak ihtiyaçları belirler ve planlanan üretim aktiviteleri ile fiili üretim arasındaki döngüyü tamamlar.

2.1.3 ÜRETİM KAYNAKLARI PLANLAMASI (MRP II)

1979’da simülasyon ve finansal konular da Kapalı Devre Malzeme İhtiyaç Planlaması sistemine eklenince, Üretim Kaynaklan Planlaması (MRP II) ortaya çıkmıştır. MRP II, imalatın kaynaklarını planlama aracıdır. Malzeme İhtiyaç Planlaması’na ek olarak, MRP II, tüm planların simülasyonu ve finanssal yönetim, atölye kontrol, satınalma, kapasite planlaması gibi konuları da içermektedir. MRP II’nin temel faydası, imalatın tüm kaynaklarını kontrol eden bir araç olmasından doğmaktadır.(Cevdet, 1998, s.5) .
MRP II sistemlerinin diğer bazı faydaları aşağıdaki gibi sıralanabilir(Cevdet, 1998, s.5):
a) İyileştirilmiş müşteri hizmetleri,
b) Stok seviyelerinde azalma,
c) İşleme sürelerinin kısalması,
d) Satınalma maliyetlerinin azalması,
e) Verimlilik artışı,
f) Kaynakların daha etkin kullanılması,
g) İşçilik maliyetlerinde azalma,
h) İşletmede bilgi iletim hızının artması ve iletişimin iyileşmesi.
MRP II sistemlerinin bu faydalarına karşın, bunlar günümüzde firmaların ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır. Bunun nedenleri aşağıdaki gibidir.(Cevdet, 1998, s.5):
a) MRP II sistemleri farklı bölgelerde fabrikaları bulunan firmalar için kaynakların dağıtımını planlayamamaktadır.Bu işlev DRP tarafından gerçekleştirilir.
b) MRP II sistemleri sabit hazırlık süreleri kullanmaktadır. Ancak gerçek hayatta kurulum veya hazırlık süreleri işlemlerin sırasına (sequence) bağlıdır. Üretimde, eğer işlemler ardışık olarak planlanırsa, ikinci işlemin hazırlık süresi kısalabilir.
c) MRP II sistemleri iletişimi iyileştirmekte ve firmanın tüm verilerini tek bir veri tabanında toplamaktadır. Ancak firmanın farklı bölgelerde veya ülkelerde üretim yerleri varsa, MRP II bunların bütünleşmesini sağlayamamaktadır.
d) MRP II sistemleri siparişlerin yığılmasına neden olabilir.
MRP II sistemleri Tam Zamanında Üretim (JIT) gibi sistemleri destekleyemez.
MRP II sadece planlıyor nasıl uygulanacağını söylemiyor.
Sonuç olarak, MRP II sistemlerinin bu eksikliklerini gidermek için yeni yaklaşımlar içine katılarak Kurumsal Kaynak Planlama (ERP) geliştirilmiştir.

2.1.4 KURUMSAL KAYNAK PLANLAMA (ERP)

Rekabet şartları her gecen gün biraz daha ağırlaşıyor artık daha hızlı ve doğru kararları kim veriyorsa o rekabet avantajı kazanıyor.Böyle bir durumda bir firmada her bir çalışan doğru ve hızlı karar alabilmek için ilgili bilgiye daha hızlı ulaşma ihtiyacı duyuyor ve artık bilgi için günlerce , haftalarca beklemeye kimsenin tahammülü yok .Bilgisayar teknolojisindeki baş döndürücü gelişmeler ve istemci/sunucu teknolojisi , bu gereksinimleri mümkün kıldı ve ERP aşamasına gelindi.ERP ile her bir çalışan, bilgiye parmaklarının ucu kadar yakın oldu ve dörtbir yana dağılmış kurumun bünyesindeki fabrikalar, dağıtım merkezleri, depolar ile ilgili en doğru bilgiye ulaşma imkanı buldu.Dahası ERP sistemleri sadece imalat sanayiine yönelik değil tüm sektörlere hitab eden bir sistemdir.
ERP, MRP II’ye takılmış yeni bir isim değildir.1950’lerde başlayan bilgisayar destekli araçların evriminin bir sonraki seviyesidir.Bu gelişme bir ağacın yaş halkalarının oluşması gibi her bir halka kendinden bir önceki halkanın prensipleri ve temelleri üzerine inşaa edilir ( Ptak , 2000,s.12).

2.1.5 TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ

Bugün en sofistike kurumsal planlama sistemlerinin altında yatan ilk olarak MRP ile tanışılan basit bir matematiksel modeldir.”Ne kadar ihtiyacım var , ne kadar elimde var , ne zaman ve ne kadar almaya ihtiyacım var ?” modeli aynı şekilde entegre tedarik zinciri yönetiminin de omurgasıdır.Gereksinimler direkt müşterilerden veya tahminlerle belirlenir.Bu gereksinimler eldekilerle karşılaştırılır ve son olarak ne kadar gereksinim duyulacağı ve tedarikçilerden ne kadar talepte bulunulacağı hesaplanarak saptanır.Bu proses tedarik zincirinde her bir halka tarafından gerçekleştirilir.Bilgisayar teknolojisindeki son gelişmeler, tüm bu hesaplamaların çok hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesine ve tedarik zinciri boyunca bu bilgilerin paylaşılmasına imkan sağlıyor Şekil 2.2’de gösterildiği gibi Tedarik Zinciri Yönetimi , tedarik zincirinde yer alan tüm firmaların en son müşteri üzerinde yoğunlaşarak tüm bağlantı noktalarında işbirliği içerisinde çalışmasıdır ( Ptak 2000, s.12).

Şekil 1.2 Tedarik Zinciri ( Ptak, 2000, s.12).

2.2 ERP

2.2.1 ERP’NİN TANIMI VE İÇERİĞİ

Kurumsal Kaynakların Planlaması (ERP), MRP II fonksiyonlarını da içeren bir üst kümedir. MRP II, DRP sistemlerinin geliştirilmesinden sonra bu sisteme geçiş 1992 yılında başlamıştır. ERP’nin en önemli üstünlüğü işletmenin tüm fonksiyon ve birimlerini tedarik zinciri kavramı altında bir bütün olarak görmesi, birimlerin birbirlerinin ihtiyaçlarını eşzamanlı olarak görerek çalışmasını sağlamasıdır. ERP sistemi ile, birden fazla noktada ve birden fazla tipte üretim yapan işletmelerin tüm fonksiyonları ile birlikte entegre bir şekilde planlanması ve kontrol edilmesi sağlanmaktadır. ERP ile MRP II arasındaki temel fark, MRP II’nm tek bir fabrikaya, ERP sisteminin daha ziyade birden fazla fabrika ve tesiste çalışan MRP II sistemlerinin bütünleştirilmesine yönelik olmasıdır. İşletmenin stratejik amaç ve hedefleri doğrultusunda müşteri taleplerini en uygun şekilde karşılayabilmek ,için farklı coğrafi bölgelerde bulunan tedarik. üretim ve dağıtım kaynaklarının en etkin ve verimli bir şekilde planlanması, eşzamanlı kontrol edilmesi işlevlerini içinde bulunduran bir yazılım sistemidir ( Çardak, 2000, s.118).

2.2.2 ERP SİSTEMATİĞİ

Çok sayıda tedarik-üretim-dağıtım merkezinin eş zamanlı olarak planlanması bir noktaya kadar merkezi planlama yapılmasını, bir noktadan sonra MRP II ve DRP sistemleri ile ademi merkezi planlama yapılmasını gerektirmektedir. ‘Satış noktası ve dağıtım merkezleri zinciri içinde toplanan müşteri sipariş ve satış tahmini bilgilerinin DRP sistemi ile toplanması, toplanan bilgilere göre ERP sistemi ile tüm dağıtım, üretim ve tedarik merkezleri bazında kaba kapasite planlaması (RCCP) yapılması ve bu aşamada merkezlerin birbirlerine verecekleri bilgi, işgücü, makine, malzeme, enerji vb. kaynak desteklerinin belirlenmesi ve bu merkezler bazında saptanan dağıtım, üretim ve tedarik ana planlarının MRP II ve DRP sistemleri ile ademi merkezi şekilde ilgili olduğu merkezde yapılması gerekmektedir( Çardak, 2000, s.118). Şekil 1.3’de Kurumsal Kaynakların Planlaması Sistemi (ERP) görülmektedir.
ERP ile planlama yapılırken öngörülen ölçütler, stratejik planlama sistemince belirlenen ölçütlerdir. Fabrikalardaki ademi merkezi bir şekilde gerçekleştirilen MRP II çalışmasının üretime yönelik programları Bilgisayar Destekli Üretim (CIM) sistemi aracılığıyla~ uygulanmaktadır. Otomatik tanımlama teknolojisi ile elde edilen veriler hiyerarşik veri tabanı anlayışı içinde işlenerek depolanmakta, oluşturulan bilgiler Karar Destek Sistemleri tarafından işlenerek, stratejik planlama sistemi için gerekli altyapı oluşturulmaktadır( Çardak, 2000, s.120).

ERP ile işletmeler(Çardak , 2000, s.120):

Stratejilere uygun işletme yönetimi,

Stratejilerin sonuçlarını değerlendirme olanağı,

İşletme kaynaklarının etkin ve verimli kullanımı,

İşletme fabrikaları arasında malzeme. işçilik, makine-donanım, bilgi vb. üretim ve dağıtım kaynaklarının ortaklaşa ve verimli kullanımının sağlanması,

Müşteri, dağıtım merkezi, üretim ve tedarikçi arasında yakın işbirliği ve bilgi iletişim ortamının sağlanması,

Tek bir noktadan gerekli global bilgilere ulaşma ve etkin kararlar verme olanağını sağlamaktadır.

2.2.3 ERP SİSTEMLERİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ

Aşağıda ERP sistemlerinin genel özellikleri açıklanmaktadır(Cevdet, 1998, s.7).
a)Entegrasyon: ERP sistemleri geleneksel, hiyerarşik ve fonksiyon temelli yapıların sınırlarını aşmaktadır. Satınalma, Üretim Planlama, Satış, Depo Yönetimi, Muhasebe ve İnsan Kaynakları fonksiyonlarının tümü departmanlar ve fonksiyonel alanlar arası iş süreçlerinden oluşan bir iş akışında birleşmektedir.
ERP uygulamaları aynı zamanda tedarikten teslimata kadar uzayan lojistik bir zincir oluşturmak için, iş süreçlerini müşteriler ve tedarikçilerle birleştirmektedir.
b)Fonksiyonellik: ERP sistemlerinin işletmelerdeki tüm standart iş ihtiyaçları için anlaşılır fonksiyonellikleri vardır. Sektörlere özgü iş süreçlerinin de eklenmesiyle, ERP sistemleri pek çok sektörün özel ihtiyaçlarını da karşılayabilmektedir. ERP sistemleri, standart iş fonksiyonelliği ile belirli sektöre özgü tipik iş süreçlerinin bir kombinasyonu olarak uygulanmaktadır.
c)Esneklik: ERP, esnek bir organizasyon yapısı sağlamaktadır. Geniş bir fonksiyon ve alternatif iş süreçler yelpazesinden, firmalar, ihtiyaçları olan modülleri uygulayabilmektedirler. ERP sistemlerinin esnekliği, firmalara, değişimi kendi lehine çevirmelerine olanak sağlamaktadır.
d)Modülerlik: ERP sistemleri modüler bir yapıya sahiptir. Modüller tek başlarına kullanılabilme özelliğini taşırlar. Firmalar, ihtiyaçlarını karşılamak üzere sistemi genişletebilirler. ERP sistemlerinin modülerliği firmalara aşamalı uygulama veya sistemin tamamının aynı anda uygulanması olan “big bang» arasında seçim yapma olanağı tanımaktadır.
e)Çok yerden işletme olanağı: ERP sistemleri ile firmalar, farklı bölgelerde bulunan fabrika veya şubelerindeki iş süreçlerini birleştirebilmektedir. Örneğin firmalar ERP sistemlerini merkezde, fabrikalarda veya şubelerde kurarak, işlemlerini diğerlerinden bağımsız olarak gerçekleştirirler. Birbirinden uzakta bulunan bu sistemler arasında iş mesajı gönderildiğinde, ERP sistemleri düzgün bir iletişim sağlar. Örneğin ana veriler (master data) güncellenebilir, periyodik raporlar satış bölgelerinden merkeze iletilebilir, planlama bilgisi veya stok bilgisi bölge ve merkez arasında gidip gelebilir.
f)Çok sektörde işletme olanağı: ERP sistemleri hizmet sektöründen imalat sanayine , özel sektörden kamu sektörüne oldukça geniş bir uygulama alanı vardır.
g)Farklı üretim tiplerini destekleme özelliği: ERP, fabrikasyon imalat, montaj imalat ve proses imalat gibi farklı üretim tiplerini desteklemektedir. Bir ürünün hayat eğrisi boyunca bir üretim tipinden diğerine geçmesi olasılığı bu özelliğin önemini artırmaktadır.
h)Bilgiye hızlı erişim: Süreç yönelimli işlemler verimliliği artırmaktadır. ERP’nin birbiriyle ilişkili süreçleri bağlamasından dolayı, herbir çalışan gerekli bilgiye hızlı bir şekilde ulaşır. Bilgi güncel ve tutarlıdır. Çalışanlar doğru bilgiyi doğru zamanda alabilmektedirler.
i)Ekip yönetimi: ERP sistemleri entegre iş akımı yönetimi sağlarlar. Ekip yönelimi, departman bazında düşünce ve görüşü organizasyon bazında görüş ve daha global bir yaklaşımla değiştirerek, inisiyatif ve motivasyon sağlar. ERP, çalışanların ekip halinde çalışmasına yardımcı olur .
j)Yeniden yapılanma: İşletme ihtiyaçlarını karşılamak üzere sahip olduğu entegre süreçleriyle, ERP, geleneksel yapı ve organizasyon metotlarını yeniden yapılandırma potansiyeline sahiptir. Bu açıdan, ERP paketlerinin proje yönetimi ile ilgili modülleri vardır ve yazılımın devreye alınması sırasında süreçlere, organizasyona ve fonksiyonlara ilişkin nelerin yapılması gerektiği konusunda projeyi yönlendirme yeteneğine sahiptir. Yeni kuşak yazılımların bazıları bir adım daha ileriye giderek, süreç yönetimine geçişi sağlayacak alt yapıya sahiptir ve üstelik projenin geneli bu geçişi hedeflemiştir. Yeni kuşak ERP yazılımların birçoğu süreçlerle programlar arasında entegrasyonu kuran bir alt yapıya sahiptir .
ERP, firmanın temel iş süreçlerini yeniden tasarlayarak, performansı artırmaktadır. Bu, motivasyonu olumsuz yönde etkileyen işbölümünü azaltır.
k)Evrensellik: ERP paketlerinin evrenselliği vardır ve bu alanda uzman ve destek sağlamak daha kolaydır. ERP firmalarının gereksinimlerdeki evrensel değişmeleri ve teknolojik gelişmeleri ERP yazılımlarına ilave etme gibi bir misyonları vardır .

2.3 TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ

Tedarik Zinciri Konseyine (SCC) göre tedarik zinciri tedarikçinin tedarikçisinden müşterinin müşterisine tüm müşteri malzeme ve bilgi etkileşimlerini içerir.Lee ve Billington ‘a göre ise tedarik zinciri, malzemenin tedarik edilmesi , tedarik edilen malzemenin yarı mamul veya son ürünlere dönüştürülmesi ve son ürünlerin müşterilere dağıtımı fonksiyonlarını yerine getiren tedarikçiler , fabrikalar, dağıtım merkezleri ve perakendeciler ağıdır.
Tedarik zinciri yönetimi ise , tedarik zinciri içerisinde yer alan tüm tedarikçilerin, imalatçıların , dağıtım firmalarının ve perakendecilerinin son müşteri üzerinde yoğunlaşarak işbirliği içerisinde tüm faaliyetlerini planlamaları, organize etmeleri , uygulamaları ve kontrol etmeleridir.
Bilişim teknolojisi bakımından entegre edilmiş firmada gözlenen verimlilik artışından etkilenerek, üretici firmalar, daha iyi bir tedarik zinciri yönetimini başarabilmek için, yeni teknoloji dalgasına kapılarak firmaların genişletmeye hazır bulunmaktadır.
Tedarik zinciri yönetimini iyileştirme sürecinde yeni çeşit bilgiye ihtiyaç vardır. Bunun yanısıra, tedarik zincirinin, direkt tedarikçi ve müşterilerin ötesinde en az iki seviyesi arasında bağ bulunmalıdır. Bu yalnızca bilgiyi paylaşmak değil, aynı zamanda iş süreçlerini birleştirmektir.
Ford Motor ve lntel gibi dev şirketler, tedarik zinciri bağları konusunda öncü firmalardır . Birçok durumda da küçük ve orta ölçekli işletmeleri de tedarik zinciri konusunda ciddi bir şekilde düşünmeye iten yine böyle devlerdir. Tedarik zincirlerinde aktiviteler neredeyse gerçek zamanlı olarak göz önüne alınır, bu da daha doğru kararlar verilmesini mümkün kılar.
Üretim ve dağıtım gibi spesifik fonksiyonlarla ilgili bilgileri entegre etmek söz konusu olduğunda, ERP sistemleri ön saflarda yer almaktadır. Bu sistemlerin sipariş yönetimi, malzeme yönetimi, üretim yönetimi, finansman ve muhasebe konularında uygulamaları vardır. Ancak sonsuz üretim kapasitesi varsayımına dayanan bu uygulamalar tedarik zincirini tam olarak destekleyememektedir. İleri planlama sistemleri ve internet üzerinde kurulmuş yeni nesil teknolojiye ihtiyaç vardır.
Aynı zamanda ERP yatırımlarının kendilerini ödemeleri ve gelecekte yaratacakları kazançlar için firmaların tedarik zincirine entegre edilmesini gerektiriyor. Artık bir firmanın yalnız kendi yetenekleri ile rekabet edebilmesi mümkün değil . Planlamaya yeterince zaman sağlayabilmek için ürünler tedarikçiden müşteriye doğru hareket ederken bilgininde geriye doğru hareket etmesi gerekiyor
Tedarik zinciri yönetimi, dağıtım kanalını üretimle birleştirerek ve stok tamponlarını elimine ederek, küçük ve orta ölçekli imalat işletmelerini güçlendirmektedir.

2.3.1 TEDARİK ZİNCİRİNİN TEMEL KONULARI

2.3.1.1 TEDARİK ZİNCİRİNİN DOĞASI VE AMAÇLARI

Tedarik zinciri, hammaddenin yeryüzünden çıkarılmasından başlar ve ürün tekrar kullanıldığında veya atıldığında sona erer. Tedarik zincirindeki yönetim taktiği aradaki teşebbüs ve operasyonları yönetmektir: tedarikçilerden müşterilere, malzeme satınalmadan ürün tasarımına ve tüketici sonrası yeniden kullanıma, depolamadan dağıtıma . Tedarik zincirinin bu kadar karmaşık olmasının nedeni, bazı istisnalar dışında hiç kimsenin veya hiçbir departmanın yukarıdaki elemanların tümü hakkında sorumluluk veya bilgi sahibi olmamasıdır. Bu karmaşıklığa rağmen, tedarik zincirinin entegre edilmesinden sağlanan faydalar cezbedicidir.
Bu komplike ilişkileri yönetmek için bir yığın bilişim teknolojisine ihtiyaç vardır: barkod tarayıcıları, elektronik veri değiş-tokuşu (EDI), uzman sistemler ve simülasyon yazılımları. Bilgi ve bilişim teknolojileri tedarik zinciri treninin lokomotif gücüdür. İlke, stokların bilgi ile yer değiştirmesidir. Tedarikçi ve müşterilerle iyi ilişkiler kurma sanatı, eski satınalma ve muhasebe fonksiyonlarını yeniden yapılandırma ve işlevler, hatta işletmeler arası ekipler kurabilme yeteneği de en az adı geçen teknolojiler kadar önemlidir.
Tedarik zincirindeki her bir oyuncunun amacı, en yeni bilgiyi zincirdeki diğer firmalara iletmek ve bu şekilde daha mükemmel arz ve talep dengesi sağlamaktır. Tedarik zincirinin kısa vadeli amacı gereksiz stokları ortadan kaldırmak ve üretim ile müşteriye cevap verebilme hızını artırmaktır. Uzun vadeli stratejik amaç ise, müşteri beklentilerini doğru yerde teslim edilmiş doğru ürünle karşılamak, bu şekilde pazar payını ve karları artırmaktır. Tedarik zinciri için ürünü kaynağından tüketim noktasına en kısa zaman ve en düşük maliyette götürmek esastır.
Tedarik zinciri optimizasyonuna katkı sağlayan uygulama yazılımları; tahmin etme, müşteri etkileşimli yazılımlar, ileri planlama, dağıtım yönetimi, üretim planlama, depolama, ulaştırma planlaması ve zincir genelinde optimizasyon unsurlarını içermektedir. Bu yazılımlar yöneticilere en tecrübeli olanlarının dahi önsezileriyle öngöremeyecekleri fırsatları bulmalarına yardım ederler.
Tedarik zincirinin temel faydası, firmanın tüm aktivitelerini içerecek şekilde planlama yapılabilmesi ve bu planın zaman içinde ayarlanarak sonuçların optimize edilmesidir. Ancak bunu yapabilmenin ön koşulu, ayrı süreçlerin verilerini birleştirebilen bir altyapının olmasıdır: farklı tedarikçilerden sağlanan malzemeler, dünyanın farklı yerlerinde üretilen ürünler ve binlerce değişik şekilde paketlenen ve nakledilen çıktılar(Cevdet, 1998, s.37).

2.3.1.2 STRATEJİK TEDARİK

Stratejik temin kavramının amacı, parça numarası veya ERP sisteminden bağımsız olarak, aynı parçaya ait birçok siparişi belirleyebilmektir. İlk olarak, satın alınan parçalar şekil, uygunluk ve fonksiyona göre analiz edilir ve sınıflandırılır. Örneğin firmanın satın aldığı her vida, metal tipi, uzunluk, çap vb özelliklere göre sınıflandırılmalıdır. Bu da firmaya tekrarları önlemesine yardımcı olarak, toplam vida alımları hakkında net bir tablo sunacaktır. Bu bilgiye dayanarak, firma en uygun satıcıyı seçebilir. Bu kararı verirken fiyat önemli rol oynamakta, ancak hizmet, teslim sıklığı, minimum sipariş miktarı ve ödeme koşulları da gözönüne alınması gereken kriterlerdir.
Stratejik tedarik, bölümler arasındaki satın almaları konsolide eder. Sistem içinde yavaş hareket eden bileşenlerin ayrı yerlerde tutulmasını elimine ederek ve idari maliyetleri düşürerek, satın alınan bileşenlerin fiyatını %5-15 arasında düşürebilmektedir(Cevdet, 1998, s.38) .

2.3.1.3 GLOBAL POZİSYON BELİRLEME SİSTEMİ

Şimdiye kadar işletmeler, malın kamyonlara yüklenmesi ile depoya gelmesi arasında geçen süre içerisinde olup bitenlerden habersizdi. Ancak yeni teknoloji sayesinde firmalar, tedarik zinciri içerisinde malın akışını takip edebilmektedirler. Uydu temelli Global Pozisyon Belirleme Sistemi (GPS­ Global Positioning System) alıcıları sayesinde dağıtım firmaları her an firmanın sürücülerinin nerede olduğunu bilirler ve yeri en uygun olan sürücüyü yeni bir iş için yönlendirebilirler. Bu sistemden önce farklı bir mesaj sistemi kullanılmaktaydı ve bu şekilde sürücünün mesajı alıp almadığından emin olunamıyordu.
Barkodlardan farklı olarak, herbir koli ürüne iliştirilmiş olan pilsiz etiketlerin bir hat üzerinden geçirilmesine gerek yoktur. Bunlar deponun içinde iken dahi alıcılar tarafından algılanırlar. Stok sistemleri kamyonlar depoların kapılarından geçerken güncellenir. Bu sistemin başka bir yararı da son satış tarihine yaklaşmış ürünlerin görüntülenebilmesidir(Cevdet, 1998, s.38).

2.3.1.4 İNTERNET DALGASI

Şu an tedarik zinciri yönetimindeki büyük dalga zincirin İnternet’e konulmasıdır. Web sayfasıyla, tüm üretim ortakları sipariş alabilirler veya stoklarını kontrol edebilirler, veya müşteriler sipariş verebilirler. Dikkatlerin üzerine çekilmesi gereken bir konu varsa, uyarı sistemi tedarik zinciri yöneticisini uyarır( Freeman, 1997 ).

2.3.1.5 ETKİLİ MÜŞTERİ YANITI

EDI ve barkod tarayıcısı kullanarak, dağıtım firmaları müşterilerin stoklarını kontrol edebilmektedir. Müşteri belirli bir üründen fazla miktarda kullandığında, gece müşterinin bilgisayarı dağıtım firmalarının bilgisayarına veri ileterek hangi üründen satınalınması gerektiği konusunda uyarı vermektedir. Tam zamanında hizmet sayesinde müşteriler stok maliyetlerini düşürebilmekte, dağıtım firmaları da yeni müşteriler kazanmaktadır.
Endüstriyel dağıtım firmaları ve üreticiler arasındaki tedarik zinciri ihtilali tam zamanında teslim üzerinde yoğunlaşmışken, perakendeci ve tüketim mamulleri endüstrileri kendi tedarik zinciri markasını geliştirmişlerdir. Bunun adı Sürekli Yenileme Programı (CRP-Continuous Replenishment Program) veya daha genel olarak Etkili Müşteri Yanıtı’dır (ECR-Efficient Consumer Response). Temel düşünce, satış noktası verilerinin perakendeciden tedarikçiye gerçek zamanlı olarak iletilmesi ve rafların otomatik olarak yenilenmesidir.
Tedarik zinciri yönetimi geliştikçe, aşağıdaki görüş yaygınlaşmaktadır:
“Savaş benim firmam ile rakip firma arasında değil, benim tedarik zincirim ile rakip firmanın tedarik zinciri arasındadır”.
Tedarik zinciri yönetimi konusunda önde gelen firmalar lojistik ve/veya malzeme satınalma fonksiyonlarını yeniden yapılandırmaktadırlar. Yüksek teknoloji firmaları bu konuda en aktif olanlarıdır.
En önde gelen firmalar yalnızca lojistik ve satınalma fonksiyonlarını yeniden yapılandırmakla yetinmemekte, rekabet avantajı sağlamak için diğer fonksiyonları da ele almaktadırlar. Bu konuda en atak girişimler uluslararası stoksuz teslim zinciri oluşturmaya çalışan Japon otomobil üreticileri tarafından yapılmaktadır. Ancak parçaları başka ülkelerden direkt olarak üretim hattına getirmek soğukkanlı olmayı gerektirmektedir. Zincir en zayıf halkası kadar güçlüdür. Tedarik zincirinde firmalar az stokla çalıştıklarından, tedarik zincirindeki herhangi bir bağın kopması durumunda siparişleri karşılayamama söz konusu olacaktır. Tedarik zincirinin yeniden yapılanmasını yönlendiren, maliyetin düşmesinden çok müşteninin beklentileridir. Bu işe başlarken müşteriye hizmet vermedeki standardın ne olduğu sorulmalı ve cevaba göre strateji, stok politikaları, bilişim teknolojisi planları ve tedarik zinciri ortaklıkları belirlenmelidir(Cevdet, 1998, s.39) .

2.3.2 ERP’DEN TEDARİK ZİNCİRİNE

2.3.2.1 ERP’NİN TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ İÇİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ

TZY ile tedarikçiler, üretici firmalar, müşteriler ve diğer sistemler arasında bağlantı kurularak etkin bir yapı oluşturulur. ERP, sistemin en önemli yapı taşıdır. ERP sistemi ile Tedarik Zinciri Yönetiminde;

Ürün bazında arz talep uygunluğu sağlanır.

Satınalma ve stok yönetim teknikleri uygulanır.

Kısa vadeli talebi karşılamak için, kaynakların optimum dağılım düzeyi belirlenir.

Ürün bazında üretim çizelgesi, kaynak kullanımı, optimum algoritmalar yaratılır.

Her seviyede ileriye ve geriye doğru çizelgeleme olanağı sağlanır.

Detaylı kapasite ve malzeme planı oluşturulur.

Ürün ağacının her seviyesinde çizelgeleme faaliyetleri gerçekleştirilir.

Geçmişteki veriler, pazar koşulları, istatistik verileri, özel promosyonlar ve rakiplerin mevcut stratejileri değerlendirilerek talepler belirlenir.

Mevcut kaynaklar değerlendirilerek, müşteriye teslim edilebilecek terminler belirlenir. Eğer malzeme sağlanamaz ve üretim çizelgesinde sapmalar meydana geliyorsa, alternatif bölgeler, ürün ve bileşenleri değerlendirilir.

ERP sistemi ile, işletmenin coğrafi olarak farklı bölgelerde bulunan fabrikalarının, bunların tedarikçi firmalarının ve dağıtım merkezlerinin kaynakları eşzamanlı olarak planlanır.

Hangi müşteriye ait hangi siparişin hangi dağıtım merkezinden karşılanacağı veya hangi fabrikada üretilmesi gerektiği, tüm fabrikaların malzeme ve hizmet gereksinimlerinin nereden karşılanmasının uygun olacağı, sahip olunan tüm üretim ve dağıtım kaynaklarının nasıl eşzamanlı ve ortaklaşa olarak kullanılabileceği belirlenmiş olmaktadır Tedarik Zinciri Yönetiminde tedarikçiler, müşteriler ve diğer ortakların sahip oldukları kaynaklar ve taleplerde ele alınarak ERP sistemleri veya diğer planlama sistemleri arasında entegrasyon sağlanmaktadır. Böylelikle müşteriye ait sipariş en kısa sürede ve istenilen kalite ve maliyette karşılanması için arz talep dengesi sağlanmaktadır.
Kurumsal Kaynak Planlamasının, Tedarik Zinciri Yönetimi içinde entegrasyonu önemlidir. Şirketler, bölümler, müşteriler ve tedarikçiler arasında da veri entegrasyonu gereklidir ve ERP sistemleri bu entegrasyonu sağlar. ERP sistemlerinin Tedarik Zinciri Yönetimi içindeki yeri:

Tüm süreç yapısında ortak veri tabanı içinde yüksek seviyede veri entegrasyonunu sağlar.

Eski sistemlerle, bilgisayar destekli sistemler arasında arayüzlerle otomatik veri alışverişini sağlar.

Kurumsal bazda bir sistemdir, birden fazla firmaya yöneliktir.

Yazılım programları ile sistemi geliştirme olanağı sağlamaktadır.

Fonksiyonelliği yüksektir.

ERP sistemleri, tedarik zincirinde üretim, dağıtım, finans, insan kaynakları ve diğer tüm süreçler arasında müşteriler, tedarikçiler ve diğer iş ortaklarının katılımı ile bilgi akışı ve malzeme akışını sağlamaktadır.
Kurumsal Kaynakların Planlaması sisteminine eklenen fonksiyonlarla Tedarik Zinciri Yönetimi içindeki etkinliği daha da artmaktadır. Bu fonksiyonlardan bazıları şunlardır:

• Fiyatlandırma ve promosyon fonksiyonları

• Uluslararası ticari ve satış fonksiyonları

• Veri Depolama Yönetim Sistemi

• Etkin Çizelgeleme Sistemi

• Ürün Veri Yönetimi

• Talep Tahmini

• Kalite Kontrol ve Geri Bildirim Fonksiyonu

Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP) ile şirketler, firma içindeki ve dışındaki tüm süreçlerde karar verme çalışmaları için gerekli verilerin toplandığı sistemi oluşturmaktadır. Bununla birlikte katma değer yaratmayan faaliyetler elimine edilmekte ve doğru yerde, doğru zamanda gerçek verilere ulaşılmaktadır(Çardak, 2000, s.58).

2.3.2.2 MRP VE ERP SİSTEMLERİNİN EKSİKLİKLERİ

2.3.2.2.1 MRP II MODELİNİN İMALAT KONUSUNDAKİ SINIRLARI

Endüstriyel işletmelerin yönetilmesinde mutlak çözüm olarak önerilmesine karşın MRP II modelinin önemli zayıflıkları bulunmaktadır. ERP yazılımlarında da aynen rastlanan bu zayıflıkların imalat grubunu dört temel bileşen oluşturmaktadır:
a) Parti büyüklüğünün belirlenmesi,
b) Kapasite planlaması,
c) Temin süreleri,
d) Gerçeğe uymayan varsayımlar.
Parti büyüklüğünün belirlenmesi aslında MRP II mantığının dört temel aşamasından bir tanesidir. Ancak bundan daha önemlisi, teorik modelin bilgi iletim fonksiyonu ötesine geçebilen tek karar destek faaliyetidir. Literatürde parti büyüklüklerinin belirlenmesinde “Dönem Sipariş Miktarı”, Dönemsel Minimum Maliyet Miktarı”, “Toplam Maliyet Yönetimi”, “Ekonomik Sipariş Miktarı”, “Artan Sipariş Miktarı”, “Marjinal Maliyet Farkı”, “İleriye Bak/Geriye Bak” gibi çok sayıda yöntem bulunmaktadır. Ticari yazılımlarda konuyla ilgili yöntem sayısı çoğunlukla bir adettir. Aslında çok sayıda olmaları da birşeyi değiştirmez. Çok sayıda parti bölme tekniğinin varlığı bunların hepsinin zaafları olduğunun kanıtıdır. Aralarında seçim yapabilmek için parti büyüklüklerinin planlanmış siparişler üzerindeki etkilerini anlamamızı sağlayacak performans ölçütü gerekir. Bu noktadan bakıldığında, hazır seçenekler duran saatlere benzetilebilir. Optimumun hangi yöntemle sağlanacağı belirsizdir. Üstelik yazılımlarda en sık rastlanılan yöntem olan Ekonomik Sipariş Miktarı yönteminin varsayımlarıyla MRP II modelinin varsayımları bağdaşmamaktadır. Birinde sonsuz zaman ve sabit fiyatlar varsayımları bulunmakta, diğeri zaman dilimleri bazında çalışmaktadır.
Kapasite planlama modülleri de MRP II yazılımlarında bulunmaktadır. Ancak bunlar primitif yapıdadırlar. Yalnızca girilen bilgiye göre, imalat yükleriyle kapasite arasında uyumsuzluk bulunuyorsa, malzeme planı kapasite sınırlarını aşarsa uyarı vermektedirler. Bunlar çözümün nasıl olması gerektiğini açıklayamamakta, kıt kaynakları tahsis edememektedirler. Uyarılar MPS’i revize etmek veya kapasite artırmak şeklindedir. Üstelik modüller içindeki kapasite gösterimi tedarik süresi parametrelerine bağlanmamakta, kuyrukların etkileri dikkate alınmamaktadır. Dahası bu işlemin sırası da yanlıştır. Sıralamada önce MPS (Master Production Schedule), sonra MRP, sonra CRP (Capacity Requirements Planning) çalışır. Oysa daha doğru olan yaklaşım MPS aşamasında kapasite kısıtlarının dikkate alınması ve bu aşamada kısıtlı kaynakların optimize edilmesidir. Yani malzeme ve kapasite planları seri değil, paralel gerçekleştirilmelidir. Özetle, MRP II malzeme haricindeki kısıtları dikkate alma yeteneğinden yoksundur.
Planlanmış temin süreleri MRP II mantığında veridir ve veri tabanında saklanarak her defasında aynı değer olarak kullanılmaktadır. Oysa gerçek yaşamda bu süreler her defasında farklıdır. Ürün karışımına, gerçek kapasiteye ve atölye yüküne göre değişmektedirler. Aslında sistemin girdisi değil, çıktısıdırlar. Bu bakımdan dinamik olmalarının yanısıra probabilistiktirler.
MRP II modeli içinde belirsizlik bulunmamaktadır. Müşteri talebi, malzeme tedarik süreleri ve yukarıda anlatılan temin süreleri kesin olarak biliniyormuşçasına davranılır. Bu deterministik yaklaşım aslında yaşam realitelerini aşırı küçümsemek demektir. Geleneksel MRP II modeli rastsal olayları yalnızca dış ortamda kabul eder. Ancak aldığı önlem üretim sisteminin dış ortamla temas ettiği sınırlara giriş ve çıkışlar için tamponlar, yani emniyet stokları koymaktır. Klasik teori bu iki tamponun haricinde stok bulundurmayı gereksiz görmekle birlikte, günümüzde imalat işletmelerinde JIT uygulanmıyorsa, ara stokların varlığı pekçok durumda hammadde ve ürün stoklarından daha iyi sonuçlar vermektedir. Proses içi stoklar son ürüne yakın, yani tamamlanma oranı yüksek stoklarsa, elde tutma maliyetleri düşük olmaktadır. Tampon stokların konacakları yerlerin ve miktarlarının belirlenmesi konusunda kullanılan en yaygın yöntem Pipeline Hedging yöntemidir. Ancak bu araç hiçbir MRP II yazılımında bulunmamaktadır.
Üretim programlarıyla ilgili teklif üreten, ürettiği tekliflerin yapılabilirliğini ve maliyet etkinliğini yöneticilerin testine bırakan MRP II yalnızca bir bilgi sistemidir. Planları ve işlemleri veri tabanlarına kaydeden, çeşitli raporlar ve sinyaller üreten MRP II sistemi asla bir karar destek sistemi değildir.Karar süreci, üretim konusundaki mevcut durumu tanımlamayı, ardışık eylemler seti oluşturmayı, çeşitli alternatifleri dikkate almayı ve herhangi bir kritere göre bunlardan birini seçmeyi içerir.
Bütün bunlardan yoksun olmasına karşın, MRP II yazılımları imalat ve finansman arasında bir bağ yaratarak, gerçekleştirilecek imalat işlemlerinin doğuracağı finansal etkileri izleme olanağı sağlamış bulunmaktadır. ERP adı verilen bu yeni yazılım sektörü hem yarattığı psikolojik etki, hem uygulanan pazarlama teknikleri, hem de ofis yöneticilerinin arzuladığı işlevleri içermesinin bir sonucu olarak, pazar payını geçtiğimiz yıl %40 artırmıştır. Pazarda 100’den fazla satıcı bulunmaktadır (SÜMEN, 1998).

2.3.2.2.2 ERP SİSTEMLERİNİN TEDARİK ZİNCİRİ KONUSUNDAKİ SINIRLARI

ERP seti, üretimdeki satış siparişi girilmesinden satış sonrası müşteri hizmetlerine kadar tüm aktivitelerin yönetilebilmesi için tek bir arayüz sağlamaktadır. Son zamanlarda ERP sistemleri, müşteriyle etkileşim ve satıcı ve tedarikçilerle ilişki fonksiyonlarını geliştirerek, biraz daha dışa dönük olma yolunda adım atmışlardır. Buna ek olarak, ERP satıcıları bu sistemi küçük ve orta ölçekli satıcılar için daha cazip hale getirme yolunda ciddi çalışmalar yürütmektedirler. Bu çalışmalar uygulama maliyetlerinin lisans ücretinin beş-altı katı olabilecek alanlarda daha da can alıcıdır. Bu en yeni sistemler, daha fazla kullanıcıya erişim sağlayacak şekilde üretim konfigürasyonu, EDI, hizmet modülleri ve Internet yetenekleri içermektedirler.
Birçok üretim yeri ve dağıtım kanalını bir araya getirerek, ERP çözümleri, genişletilmiş teşebbüs ve daha iyi tedarik zinciri yönetimi konularındaki düşüncelerin gelişmesini kolaylaştırmıştır.
Ancak ERP asla tedarik zincirlerini tam olarak desteklemek üzere tasarlanmamıştır. ERP sistemleri işlemleri temel alırlar ve arz, talep, işgücü veya kapasitedeki değişikliklere hızlıca cevap verebilecek modellere sahip değillerdir.
ERP içinde iki modül özel olarak üretim planlama ve yönetimi için görevlendirilmiştir. Bunlar MPS ve MRP’dir. MPS, tahminlere ve siparişlere dayanarak tüm birimlerin üretiminin taslağını oluşturmakta, MRP modülü ise ana üretim programını özel, zaman dilimlerine yayılmış bileşen ihtiyaçlarına dönüştürür.
“Stok ve Malzeme Yönetiminin Prensipleri” (Richard J. Tersine) bu tip sistemlerin temel zayıflıklarını şu şekilde sıralamaktadır:
a) Tedarik sürelerinin sabit varsayılması,
b) Sistemin sabit iş planları gerektirmesi,
c) Ardışıklık mantığının siparişleri ancak tarihe göre önceliklendirmesi,
d) Kapasitenin sonsuz varsayılması,
e) Yeniden düzenleme sürecinin belirli bir süreyi gerektirmesi.
ERP satıcıları kapasite planlaması konusundaki eksiklikleri gidermek üzere bazı adımlar atmışlar, ancak bu konu ERP sistemleri içinde kısmen çözümlenmektedir. Kaba bir kapasite planlaması MPS için gerekli kaynakları belirlemekte, kapasite ihtiyaç planlaması MRP içindeki malzeme planını tasdik etmektedir.
Bunlar, tedarik zincirinin temel teknolojisi olan ileri planlamanın çözmeyi amaçladığı eksiklerdir. İleri planlama, o andaki malzeme, kapasite ve diğer kısıtları gözönüne alarak, üretim planları meydana getirmektedir. Bunun için özel istemci ve özel algoritmalarla birleştirilmiş işleme kullanmaktadır. İşleme hızı planlamada esneklik sağlamakta ve kullanıcılara gerçek üretim koşullarına dayanarak teslimat zamanını belirlemeye yardımcı olan simülasyonlar yürütmeyi sağlamaktadır.
ERP sistemlerinin bu vizyonu gerçekleştirmedeki yetersizliğini farkederek, pazara tedarik zincir yönetimi için karar destek uygulama yazılımları sunan birçok satıcı girmiştir. Tedarik zinciri uygulama pazarı her yıl %35 büyüme göstermektedir ve 2000 yılına kadar 3 milyar dolar gelir sağlaması beklenmektedir . Tedarik zinciri uzmanlarının da, son birkaç yıl içinde ERP satıcıları, programcıları ve danışmanlarının karşılaştığı büyük talep dalgası ile karşılaşmaları beklenmektedir. Artık soru üretim maliyetleri ile ilgili değil. Soru, doğru ürünün doğru müşteriye ulaştırılmasının maliyetinin ne kadar olduğudur. Firmanın üretim maliyeti diğer bir firmaya göre daha yüksek olabilir, ancak tedarik zinciri yönetimi ile ürünü müşteriye ulaştırma maliyeti daha düşük olabilir. Bu da firmaya rekabet üstünlüğü sağlar .
Lider ERP satıcıları, tedarik zinciri yönetimi yazılım pazarındaki büyümeye, kendi tedarik zinciri fonksiyonelliklerini geliştirerek, büyük tedarik zinciri uygulama yazılımları satıcıları ile ortaklığa giderek veya bunları satın alarak cevap vermişlerdir.
Bazı analistlere göre tüm üreticilerin kullanmayacak olmasına rağmen, önümüzdeki yıllarda ileri planlama, ERP sistemlerine tamamen entegre edilecektir.
İleri planlama teknolojisinin birincil etkileri firmanın içinde hissedilmiştir, ancak ileri planlama sistemleri, satıcılar, dağıtıcılar ve talep noktalarından oluşan tedarik zincirinin tamamını kapsayacak şekilde genişletilebilir.
İleri planlama tek bir teknoloji değildir. Problemin türüne göre değişik çözücü teknolojiler kullanılmaktadır. Tedarik zincirlerinin gerçekleri o kadar komplike ki, bugünün en güçlü bilgisayarları dahi tam olarak etkin olamamaktadır. Ayrı bilgisayar sistemlerinin entegre edilme ihtiyacı, çözülmesi gereken veri yapısı problemlerini su yüzüne çıkarmıştır.
Entegre tedarik zinciri söz konusu olduğunda, en büyük yazılım satıcısının dahi tüm gerekli işlevselliği sağlayamayacağı açıktır. Forrester Research’e göre bu pazar dört gücün etkisi altında kalarak şekillenmektedir. Bunlardan birincisi ERP ve tedarik zinciri satıcıları arasındaki sevgi-nefret ilişkisidir. Tedarik zinciri satıcılarından daha güçlü olan ERP satıcıları yeni yazılımlar geliştirerek ve birleşmelere giderek tedarik zinciri pazarı için savaşacaklardır. İkinci olarak, pazar gelişmeleri, satıcıları tedarik zinciri için bir yazılım seti oluşturmaya doğru götürecektir. Üçüncüsü, teşebbüsü genişletme çabalarında işbirliği gözlenecektir. Son olarak, elektronik endüstrisi, yeni sistemin kuruluşunda çok önemli rol oynayacaktır.
ERP, entegre sistemlerin genel terimidir. ERP sistemleri üretim ortamlarındaki iş süreçlerini otomatize ve entegre ederler. Gittikçe ERP, işlem omuriliği ve hızlı “ ne ise/ ne olur” simülasyonları yapan karar destek sistemleri için veri kaynağı olarak görülmektedir.
Tahmin etme tekniği ile genellikle önümüzdeki iki yıl içerisinde haftalık veya aylık üretim aktivitesinin ne olacağı öngörülmeye çalışılır.
İleri planlama, hammadde ve kapasiteyi kapsayan kısıt modelleri kullanarak üretimi aylara veya yıllara dağıtır. Çoğu kez bu sistemler ERP’den özel istemciye veri aktararak üretim planlarını yeniden oluştururlar veya üretim senaryolarını değerlendirirler. Sonuçlar tekrar işlem temelli iş uygulaması sistemleri ile entegre edilebilir.
Dinamik programlama, birkaç günden birkaç haftaya kadar olan üretimle ilgilenir. Programlar, mevcut kapasiteyi baz alarak, işin ilerleyeceği sırayı belirler.
Talep/dağıtım yönetimi, herbir üretim yerinde üretilecek ve herbir depoya dağıtılacak optimum ürün miktarlarının ne olacağını belirler. Bunu yaparken, üretim ve dağıtım maliyetlerinin minimum olması ve müşteri talebinin karşılanması esastır.
Ulaştırma ve lojistik, aralarındaki entegrasyonun gittikçe artmasına karşın, depo yönetiminin bittiği yerden başlamaktadır. Tedarik zincirinin bir satıcısının ulaştırma sistemini kullanarak veya lojistik planlama ve yönetimini üçüncü şahıs bir firmaya vererek, yöneticiler dağıtım imkanlarını artırmaya çalışmaktadırlar.
Depo yönetimi, depo ve dağıtım merkezlerindeki işi işlem tipi bilişim sistemiyle entegre ederek, gerçekte dağıtım için bir yönetim sistemi olarak hareket eder. Gittikçe basit depolamanın yerini, deponun tüm kaynaklarını kullanarak verimliliği artırmaya yönelik stratejiler almaktadır .
Tedarik zinciri olarak bilinen yazılımları, üretimdeki bağları, ulaştırmayı ve depolama fonksiyonlarını yönetmek için ilk kullanan firmalar, mega şirketler olmuşlardır. Şimdi küçük ve orta ölçekli firmalar da arz talep dengesini sağlamak için tedarik zinciri yazılımlarının değişik versiyonlarını kullanmaktadırlar.
Yazılım hala çok pahalı. Fiyatlar 30.000 dolardan başlayarak 200.000 dolara kadar yükselmekte. Ancak firmalar daha makul çözümlerin büyük sonuçlar verdiğine inanmaktadırlar. Sistemin kaybetmeyi önlediği müşteri, firmaya yazılımı geri ödeyebilmektedir.
Yıllarca planlama ve dağıtım fonksiyonları ikincil öneme sahip görülmüşlerdir. Lojistik hiçbir zaman üst yönetimin dikkatini çekmemiş ve dağıtım depo ve yükleme noktalarında yapılan bir işlem olmuştur.
Ancak son zamanlarda bu fonksiyonlar ön plana geçmiştir. Lojistik yöneticilerinin %33’ü doğrudan genel müdür veya finansman müdürüne rapor etmektedir. Bir yıl önce bu rakam %21 idi.
1990’lı yılların başında Manugistics, Red Pepper Software, i2 Technologies gibi satıcılar geleneksel MRP paketlerini tamamlayacak tedarik zinciri planlama yazılımları sunmaya başladılar. Tedarik zinciri yazılımları malzeme ve ürünlerin hareketinde kritik bir boşluğu doldurdular: MRP atölyeyi otomatize etti, ancak bu paketlerde kapasiteyi analiz edecek ve siparişleri daha hızlı bir şekilde karşılamayı sağlayabilecek araçlar yoktu.
Eskiden üretici ve dağıtım firmaları futbol sahası büyüklüğündeki tıka basa dolu depolarıyla gurur duyuyorlardı. Ancak şu an durum çok farklı: yüksek stok seviyeleri verimsiz bir tedarik zincirinin kanıtı olarak görülmektedir.
Artık aylık bazda planlama yapmak yeterli değildir. Bugünlerde işletmeler haftalık, hatta günlük bazda planlama yapmalıdırlar. Bunun yanısıra talebi tedarik zinciri içinde o şekilde ayarlamalıdırlar ki, ortaklar zincirin yalnızca bir parçasını değil, tamamını optimize etmek için çalışsınlar. Gerçek dünya karmaşıktır ve talebi tahmin etmeye çalışmak yanlış malzemeden aşırı stoklara neden olabilmekte. Tahmini siparişlere yönelik üretim yapmakla meşgul olan fabrikalar genelde gerçek siparişleri yerine getirmekte zorlanmaktadırlar.
Spesifik müşteri ihtiyaçlarına göre üretim yapmak bugünün ERP sistemleri tarafından kolaylaştırılmıştır. Bu tür sistemler işletmelere siparişleri teslimata çevirmek için gerekli hammaddeyi ve kaynakları hızlıca belirlemeye ve düzenlemeye yardımcı olurlar. Ancak komplike iş ortamlarında bu tür sistemler yetersiz kalmakta ve malzemeleri tedarik zinciri içinde ayarlayabilmek için ERP sistemleri ile entegre edilebilen İleri Planlama ve Programlama (APS-Advanced Planning and Scheduling) araçlarına ihtiyaç doğmaktadır.
ERP terimi insanların gerçekçi olmayan beklentilere girmelerine neden olmaktadır. İnsanlar, sistemin gerçekte yapabildiğinden daha çok kurumsal planlama yaptığını düşünmektedirler. Gerçekte ERP sistemleri daha çok yönetim ve yürütme için tasarlanmıştır. Bu sistemlerde planlamaya yönelik yazılım kodu %5’i geçmemektedir. Bu konulara eğilmek için SAP ve diğer ERP satıcıları APS satıcıları ile ortaklıklar kurarak, kendi sistemlerine optimizasyon araçlarını entegre etmeye başlamışlardır. PeopleSoft, bir APS satıcısı olan Red Pepper’ı satın alarak onun optimizasyon aracını kendi üretim ve dağıtım yazılımına eklemiştir. SAP de kendi optimizasyon çözümünü olan APO (Advanced Optimizer and Planner) geliştirmiştir.
Günümüzde birçok firmanın amacı müşterilerine siparişlerle ilgili kesin bilgi verebilmektir: “X siparişi yolda, Y siparişi üretilmekte, Z siparişi depoda” gibi.
Optimizasyon araçları yalnızca tedarik zincirindeki aktiviteler ve bilgiyi entegre etmekle kalmamakta, ayrıca farklı tedarik zincirlerindeki muhatapları da entegre edebilmektedirler. Birkaç tedarikçiden gelen malzeme tek bir kamyona konularak, herbir araçtan maksimum şekilde yararlanılabilmektedir.
Her iyi tedarik zinciri denemesi sofistike bir yazılımla gerçekleşmemiş olabilir. Birçok firma modası geçmiş işbirliği sayesinde yüksek verimlilik elde edebilmektedir. Bu işbirliği de rakiplerle yapılmaktadır. Garip gözükebilir, ancak mantık kusursuzdur: firmanızın lojistik problem ve ihtiyaçlarına en yakın olanlar, rakiplerinizin problem ve ihtiyaçlarıdır.
Özellikle bazı endüstrilerde bu mantık çok iyi çalışmakta. Teslimat aynı kamyonda taşınarak, genel giderler paylaşılmaktadır. Örneğin aralarında sert bir savaş vermek yerine, rakip üretici firmalar aynı üçüncü şahsa ait depo ve kamyonları paylaşabilirler. Bu tür düzenlemeler genelde iki rakibi biraraya getiren üçüncü şahıs firma tarafından yapılır(Cevdet, 1998, s.43).

2.3.2.3 ETKİLİ BİR TEDARİK ZİNCİRİNE GİDEN YOL

Bilginin entegrasyonu tedarik zincirindeki ilk aşamadır. Karar verme ve yürütme arasında sıkı bir bağ da verimli bir tedarik zinciri için vazgeçilmez bir unsurdur.
Günümüzün bilişim teknolojileri, tedarik zincirindeki tüm üyelerin arasındaki bilgi akışını mümkün kılarak, iletişim engellerini yıkmaktadırlar. Bu teknolojilere en erken geçenler yavaş yavaş herkesin boy göstereceği pazarda kendilerine bir yer edinmişlerdir.
Başarılı işletmeler, yüksek performanslı tedarik zincirine giden yolu dikkatlice adım adım takip etmeleri gerektiğinin farkındadırlar. Bu adımlar şunları içerir:
a)İş uygulamalarını tamamen otomatize ve optimize ederek yönetimde mükemmelliğe ulaşmak,
b)Teşebbüsü tedarik zincirinin tüm üyelerini kapsayacak şekilde genişletmek,
c)Ortak bir bilgi temeli oluşturmak üzere iş sistemlerini müşteri, tedarikçi ve ortakların sistemleriyle entegre etmek,
d)Değişikliklere karşı duyarlılığı artırmak için gerçek zamanlı karar destek sistemi geliştirmek,
e)İş süreçlerinin optimize edilebilmesi için çalışanları, satıcıları ve tedarik zincirinin diğer üyelerini eğitmek,
f)Evrensel iş konularıyla başa çıkabilecek bir firma yaratmak ve yönetmek için taahhütte bulunmak.
Değişimin cevaplarını ve karar vermeyi etkileyen faktörleri arayan firmalar artık eski sınırları içerisinde kalamazlar. Cevapların pekçoğu genişletilmiş teşebbüste yatmaktadır. Genişletilmiş teşebbüs firmanın tedarik zincirinin tüm üyelerini kapsar. Bunlar firma içindeki farklı birimler, tedarikçiler ve bunların satıcıları; müşteriler ve bunların müşterileri ve hizmet sağlayıcılardır.İnternet gibi düşük maliyetli iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla, eskiden ancak en büyük firmaların ulaşabildiği entegrasyon düzeyi şimdi en küçük firmalar için de mümkündür.
Siparişe göre üretim yapan tipik bir bilgisayar firmasının tedarik zincirini gözönüne alalım. Tüketiciler firmanın internet sayfasına girip arama yaparak, kendi ihtiyaçları ve bütçelerine uygun makinalara karar verirler. Müşteri sipariş verdiği an teslim tarihinin ne olacağını öğrenir ve bir teyit numarası alır. Müşteri hiçbir baskı hissetmeden alış-veriş yapabilir ve ürünün tam olarak ne zaman eline geçeceğini bilir.
Üretici firma da bu durumdan fayda sağlamaktadır. Siparişlerin doğrudan müşteriden toplanması nedeniyle, kendi iş süreçlerinde kullanmak üzere çok değerli satış noktası bilgilerine gerçek zamanlı olarak ulaşmaktadır. Üretim departmanı tam olarak ne üreteceğini, satınalma da ne sipariş edeceğini bilir. Pazarlama departmanı da belirli bir programın başarısını ölçebilir.
Bu senaryo bir adım daha ileriye götürüldüğünde, bilginin doğrudan parça tedarikçilerinin ve tamamlanmış mal distribütörlerinin sistemlerine gittiği senaryo elde edilecektir. Kısaca, eğer firma sadece kendi süreçlerini otomatize etmekle kalmayarak, bunları tedarik zincirindeki diğer üyelerin otomatize edilmiş süreçleniyle entegre ederse, bugünün hızla değişen pazar koşullarıyla zincirdeki firmalar hep beraber mücadele edebilirler.
Bilginin entegre edilmesi birçok işletmenin iş süreçlerini iyileştirme çabasının temelinde yatmaktadır. Modern ERP sistemleri, organizasyona süreçlerini planlama, kontrol etme ve izleme olanağı sağlamak üzere tasarlanmışlardır. İletişim için standart mekanizmalar kullanarak, paylaşılan bilginin ne anlama geldiği hakkında genel bir anlayış geliştirerek ve verilere ulaşmak için bir dizi kural oluşturarak, ERP sistemleri yüksek seviyede entegrasyon sağlamaktadırlar(Cevdet, 1998, s.49).

2.3.2.4 FİRMANIN ÖTESİNDEKİ KARMAŞIKLIKLA UĞRAŞMAK

ERP sistemleri gibi, tedarik zinciri sistemleri de bilgiyi sürekli olarak entegre etmek zorundadırlar. Ancak ERP sistemlerinden farklı olarak, tedarik zinciri sistemleri, zincirin değişik yerlerindeki birbirinden farklı sistemlerle uğraşmak zorundadırlar. ERP sistemlerinin operasyonları entegre etmek için kullandığı yöntemlere bakıldığında, bunlardan bazılarının tedarik zincirlerinde de uygulanabileceği, diğerlerinin ise uygulanamayacağı görülür.
Örneğin tek bir firmadaki ERP sistemleri, veri tabanını organizasyon içindeki iletişimin temeli olarak kullanmaktadırlar.
Diğer taraftan, tedarik zincirinin farklı üyeleri, birçok sayıda farklı veri tabanı mimarileri kullanabilmektedirler. Zincirdeki bir firmanın diğerlerini tek, standart bir veri tabanı mimarisi kullanmaya ikna etmesi imkansız gibi görünmektedir. lnternet’in dünyaca standart iletişim mekanizması olarak kabul görmesiyle network protokolü konusu da kısmen çözümlenmiştir.
İşletmeler, standart iletişim araçları konusunda olduğu gibi, paylaşılan bilgi, buna ne şekilde ulaşılacağı ve otorizasyon konusunda da anlaşmalıdırlar. Ortak bir zemine ulaşmanın tek yolu, genel standartlar seti oluşturmaktır(Cevdet, 1998, s.51).

2.3.2.5 ETKİLİ KARAR DESTEK SİSTEMİ İÇİN GERÇEK ZAMANLI BİLGİNİN OPTİMİZASYONU

Veri entegre eden ve yönetebilen yüksek performanslı tedarik zinciri çözümleri talebi sırf bir başlangıçtır. Bu çözümler aynı zamanda işletmedeki iş süreçlerini değiştirebilecek güçlü karar verme yeteneklerini birleştirmelidirler. ERP sistemlerinin verilen organizasyon içinde entegre edebildiği gibi, tedarik zinciri çözümleri, zincirin içinde kararları entegre edebilmelidirler.
Gerçek zamanlı karar destek sistemi ihtiyacı, bu sistemin yalnızca bir veya birkaç halkada uygulanamayacağı gerçeği nedeniyle karmaşık hale gelmiştir. Yüksek performanslı tedarik zinciri çözümleri, kritik kararlar vererek ve süreç değişimini sürekli etkileyerek, zincirdeki tüm halkaları izleyebilmelidirler.
İş süreçleri verilenini analiz etmek ve karar destek sistemi sağlayabilmek için firmalar yıllarca güçlü bilgisayarlar kullanmışlardır. Bu analizler gerektikçe yapılmıştır ve değişikliklere karar verilirken bunların diğer fonksiyonlara nasıl etki edeceği fazla araştırılmamıştır.
Bir firmanın pazarlama kampanyası başlatması kadar basit birşey, belirli bir ürün için bir yığın siparişe ve tedarik zincirinde birçok kopmaya neden olur. Bu kopmalar satınalmanın gerekli parçaları tedarik etmedeki yetersizliğiyle başlayarak, müşterinin tatminsizliği ile son bulabilir.
Çevik tedarik zinciri çözümleri, değişen şartlara çok hızlı tepki vererek, bu tür bir durumla kolayca başa çıkabilirler. Tedarik tarafında, malzeme, ulaştırma, işgücü ve diğer faktörler için gerçek zamanlı bilgi kullanılarak, koşullar gerektirdiğinde ürün hayat eğrisi üzerinde değişiklik başlatılabilir. Talep tarafında, satış noktasının son dakika verilerine göre yapılan tahminlere ve pazarlamanın yardımına dayanarak, uygun seviyede emniyet stokları tutulması mümkün olur. Üretimin işgücü yetersizliği veya makine bozulmaları nedeniyle programın arkasında kaldığı bir durumda, tedarik planlamacıları, müşteri hizmetleri temsilcileri ve lojistik planlamacıları uygun değişiklikleri yapabilirler(Cevdet, 1998, s.52)

2.3.2.6 TEDARİK ZİNCİRİ MODELİNİN OLUŞTURULMASI

Temel tedarik zinciri paketlerinin hepsi oldukça iyidir. Bu nedenle seçim sürecinden sonra gelen aşama daha önemlidir. Çünkü bu aşamada yazılım şirkete uyarlanarak firmanın kendine özgü ihtiyaçlarını yansıtmalıdır.
Tedarik zinciri modeli oluştururken, iki problemle karşılaşılmaktadır. Bunların ikisi de dikkat ve ustalık ister. Modelin kurallarını belirleyebilmek için firmanın değişik departmanlarından farklı kişilerle çalışmak gerekir. Bu aktiviteye paralel olarak, modelin doğru bilgi ile beslendiğini garanti etmek için birçok kaynaktan gelen veriler entegre edilmeli ve temizlenmelidir.
Yapılan işin nüanslarını doğru olarak yansıtan tedarik zinciri modeli oluşturulduktan sonra, işletme içinde malzeme akışının planlanmasında önemli iyileşmeler gözlenecektir. Örneğin tedarik zinciri modelleri, tam zamanında üretim konusunda çok çaba harcamış firmalara, küçük ve ucuz bileşenlerin stokunun tutulmasının daha verimli olduğunu göstermişlerdir. Ancak bu bazı endüstriler için geçerli iken, diğerleri için doğru olmayabilir. Başarılı bir tedarik zinciri sistemini hayata geçirmenin anahtarı, modelin, yapılan işin tüm özellikleri ve garipliklerini içerecek şekilde tasarlanmasıdır. Ancak bu şekilde iyileşmeler gerçek ve ölçülebilir olur.
Tedarik zincirinin başarıyla yönetilebilmesi, müşteriye verilen hizmetle maliyet arasında denge kurulmasına bağlıdır. Üretim ve dağıtım harcamalarını azaltarak maliyetleri düşük tutmaya çalışırken, müşterinin düşmanlığını kazanmamaya dikkat edilmelidir.
Tedarik zinciri sistemi oluşturmanın en zor tarafı sisteme veri pompalamaktır. Tedarik zinciri yazılımının doğasında birçok farklı sistemin tek bir karar destek sisteminde birleşmesi gerekliliği vardır(Cevdet, 1998, s.53).

2.3.2.7 OPTİMAL ALGORİTMA

Tedarik zinciri uygulamasının başarısı için her ne kadar en önemli faktör modelin doğruluğu ise de, aracın seçimi de önemini yitirmemektedir. Forester Research’ün yaptığı bir araştırmaya göre, mevcut tedarik zinciri yönetimi araçlarının üzerine kuruldukları algoritmalar birbirinden farklılıklar göstermektedir.
Aynı model farklı araçlar üzerine kurulabilir. Ancak eğer paketler farklı algoritmalara dayanıyorsa, sonuçlar farklı olacaktır. Proses tipi üretim için geliştirilen bir araç, montaj tipi üretim için geliştirilen araçla aynı sonuçları vermeyecektir (Freeman, 1997).

2.3.2.8 TEDARİK ZİNCİRİ STANDARDI GELİŞTİRME ÇABALARI

Tedarik zinciri yazılımını şirkette çalışır hale getirdikten sonra gelen aşama, müşteri ve tedarikçilerin devreye dahil edilmesidir. Eğer onlar da sizin kullandığınız tedarik zinciri yazılımını kullanıyorlarsa sorun yoktur. Ancak zincirdeki herbir halkanın farklı paket kullandığı senaryo daha muhtemeldir.
Bir kez bir yazılımı satın alan firma tedarik zincirinin diğer elemanlarına uymak için kendi paketini değiştirmeyi düşünmez. Başka bir uygulamaya geçmek hem çok yüksek maliyetler, hem de çok fazla zaman gerektirir. Bu nedenle IT yöneticilerinin en iyi paketi seçmeye çalışmaları gerekir.
Farklı endüstriler, uygulamalar, işletim sistemleri ve platformlarda kullanılabilecek anlaşılır tedarik zinciri yapısı oluşturmak daha iyi bir çözümdür. Ancak şu an için standart geliştirmeye yönelik çalışmalar yapan firmaların sayısı çok azdır. Ve maalesef bunlardan herbiri kendi standardını geliştirmeye çalışırken, ortak bir standart hala oluşmuş değildir.
Tedarik zinciri süreçleri referans modelini endüstri standardı olarak getirebilmek için, yazılım ve donanım konfigürasyonlarını destekleyecek bağımsız bir kuruluşa ihtiyaç vardır. 300’den fazla yazılım satıcısı ve kullanıcı firmanın konsorsiyumu olan Tedarik Zinciri Konseyi’nin amacı birçok endüstrinin ihtiyacını karşılayacak tedarik zinciri temelini oluşturmak ve ortak terminoloji getirmektir.
Tedarik Zinciri Konseyi, tedarik zinciri operasyonları referans (SCOR­ Supply Chain Operations Reference) modelini yaratmıştır. Bu model, tedarik zincirinin verimliliğini değerlendirmek, spesifik süreç iyileşmelerini hedeflemek ve ölçmek için kullanılabilir. Fonksiyonlar ve ticari ortaklar arasında iletişimi sağlayacak ortak bil dili yaratmasıyla, SCOR, genel tedarik zinciri süreçlerini tanımlamaktadır. Bu konseyde kullanıcıların görüşlerine çok büyük önem verilmektedir. Amaç, hangi sistem ve uygulamaların benimseneceğini kullanıcıların belirlemesidir.
Model, tedarik zinciri süreç ve görevlerini bunları desteklemek üzere tasarlanmış olan yazılımlarla eşleştirerek, üreticilere potansiyel çözüm setleri tanımlamalarına yardım etmektedir.
Tüm bu gelişmelere rağmen, dünyaca kabul görmüş tedarik zinciri standardını kimin geliştireceği meçhuldür. Tedarik Zinciri Konseyi’nin iyi bir bakış açısı olmasına karşın organizasyon hala başlangıç dönemini yaşadığından, birçok eksikle karşı karşıyadır (Freeman,1997).

3 SAP

SAP, hem firmanın hem de yazılım paketinin adıdır.1972 yılında beş eski IBM sistem analizci tarafından Walldorf Almanya’da kurulan SAP (Systems, Applications and Products in Data Processing), dünya genelinde 11000 müşterisi 22000 çalışanı ve 50’den fazla ülkede ofisi olan dünyanın üçüncü büyük yazılım şirketidir.SAP ‘nin ilk entegre iş çözümü olan R/2 1972’de piyasaya sürülmüş mainframe teknolojisine sahip bir üründür.Bugün SAP ürünler arasında aslan payına sahip olan R/3 paketi, 1992’de piyasaya sürülmüş istemci/sunucu teknolojisine sahip ve dünya genelinde bir milyondan fazla son kullanıcısı olan bir pakettir.Bugün 80 den fazla ülkede binlerce şirket SAP mainframe ve istemci/sunucu iş uygulamalarını; finansal , imalat , satış dağıtım , insan kaynakları gibi fonksiyonlarını entegre bir şekilde yönetmek için seçmektedir.
SAP , son yıllarda hızlı bir değişim sürecini girdi. Günümüzde SAP , ERP satıcısından e-iş uygulamaları sağlayıcısına dönüşmekte ve bu alanda çıkışını da mySAP.com paketini piyasaya sürmekle yapmıştır.Artık R/3 ‘de mySAP paketinin bir modülü konumuna gelmiştir.

3.1 SAP R/3

SAP R/3 , bir ERP sistemi olup istemci/sunucu teknolojisine sahip SAP ‘nin entegre çözüm yazılımıdır. R/3 Sistemi , SAP şirketi tarafından büyük şirketlerin veri proseslerini kontrole yönelik olarak tasarlanmış uygulama modüllerinin entegrasyonunu sağlayan bir sistemdir.Sisteme dahil edilen uygulama modülleri R/3 Sistemi içerisinde değerlendirilir.R/3 sistemi içerisinde yer alan çalışma ortamı ve entegre edilmiş uygulama modül programları SAP ‘nin ABAP / 4 ile yazılmıştır.Bu uygulama modülleri firmaların veri işlem gereksinimlerini karşılamak için tasarlanmıştır.
R/3 Sisteminin temel amacı büyük ölçekli iş uygulamalarının sıkı bir şekilde entegrasyonunu sağlamaktır.Aşağıda R/3 ile standart olarak verilen uygulamalardan bazıları verilmiştir.

PP –Üretim Planlama
MM – Malzeme Yönetimi
SD –Satış ve Dağıtım
FI –Mali Muhasebe
CO- Maliyet Muhasebesi ve Kontrol
PS- Proje Sistemleri
WF-İş Akışı
EC-İşletme Kontrolü
HR- İnsan Kaynakları
PM- Bakım Onarım
QM – Kalite Yönetimi
SM- Servis Yönetimi
IM- Yatırım Yönetimi
TR- Nakit Yönetimi
IS-Endüstri Çözümleri
Bu uygulamalar R/3 ‘ün fonksiyonel modülleri olarak da adlandırılır.
Bazı uygulama modülleri diğer uygulama modüllerine bağlıdır.Mesela CO-Maliyet Muhasebesi Modülü FI-Mali Muhasebe Modülüne bağlıdır. Modülün bazı bileşenleri ve bu bileşenlerin bazı fonksiyonları isteğe bağlıdır, yani zorunlu değildir.Bu da herbir R/3 kurulumunun şirketlerin kendine özgü ihtiyaçlarına cevap verebilmesini sağlar.
R/3 paketinde geliştirilmesinde en çok önem verilen unsurlarsan biri modüllere ekstra bir entegrasyon özelliği sağlayarak , diğer modüllerle etkileşimini sağlamaktır.Mesela Lojistik (LO-Logistics General) modülü SD, PP, MM, PM, QM modülleri arasında entegrasyonu sağlamak amacıyla tasarlanmıştır.
R/3 ‘ün gelişiminde başka bir unsur , belirli bir sektördeki bir çok firmanın o sektöre özel bir ihtiyacı öne sürmesidir. Bunun gibi durumlarda SAP IS-Endüstri Çözümleri kullanılmaktadır.
SAP R/3 sisteminin üç ana alt sistemi vardır ve R/3 uygulamaları işlevlerine bağlı olarak bu sistemlerin altında yer almaktadırlar.Bu sistemler;
Finansal sistemler
İnsan Kaynakları
Lojistik sistemler

3.1.1 FİNANSAL SİSTEMLER

Bir işletmede en önemli faaliyetlerden biri muhasebe ve hesap işlerini içerir. Aşağıdaki modüller bu alanla ilgilidir;
FI Mali Muhasebe
Defter-ı Kebir
Müşteriler/Satıcılar Muhasebesi
Özel Defterler
Duran Varlıklar Muhasebesi
CO Maliyet Muhasebesi ve Kontrol
Genel Masraf Yönetimi
Aktivite Bazlı Maliyetlendirme
Ürün Maliyetlendirme
Karlılık Analizi
IM Yatırım Yönetimi
Yatırım Planlama/Bütçeleme/Kontrol
Amortisman Tahmini/Simulasyon/ Hesaplama
EC İşletme Kontrolü
Yönetim Bilgi Sistemleri
Bütçeleme ve Planlama
Kar Merkezi Muhasebesi
Konsolidasyon
TR Hazine ve Nakit yönetimi
Nakit Yönetimi
Hazine Yönetimi
Kredi Yönetimi
Pazar Risk Yönetimi
Fon Yönetimi

3.1.2 İNSAN KAYNAKLARI (HR)

Bu sistem, İnsan Kaynakları Yönetimi’nin tüm işlevsel süreçlerini kapsayan ve hızlandıran entegre bir çözüm sunmaktadır. Planlama ve Geliştirme Modül Grubu, insan kapasitesi ve maliyetlerinin planlama ve kontrolünü kolaylaştırarak, yöneticilerin karar verme sürecine destek olmaktadır. Kariyer Planlama ve Organizasyonel Yedekleme sayesinde kariyer planları oluşturulabilmekte, bu plana uygun olarak eğitim programları çıkarılabilmektedir. Zaman Takibi, Başvuru Yönetimi ve Seyahat Masrafları uygulamaları bu modülün diğer öğelerini oluşturmaktadır

3.1.3 LOJİSTİK SİSTEMLER

SAP lojistik satınalma ,malzeme yönetimi , üretim depolama , kalite yönetimi , bakım onarım , servis yönetimi ,satış ve dağıtıma ilişkin tüm süreçleri kapsar Tüm uygulamalar ürün veri yönetimi tarafından desteklenen ortak bir veritabanına erişim sağlar.
SAP lojistik sistem firmaya satınalma ,üretim, mal ve hizmetlerin satışı ve dağıtımı aşamalarını içeren tedarik zinciri yönetimine hız ve verimlilik katar .Bu yanında lojistik sistem maliyetleri ve pazara sunum sürelerini düşüren ve kalite ve üretkenliği artıran süreç optimasyonu ve basit bir iş akışı sağlar.Bunun sonucunda firma değişen müşteri gereksinimlerine ayak uydurarak rekabet avantajı kazanır.SAP Lojistik Sistem tamamen entegre uygulamaları ile işletme genelindeki bilgi akışını hızlandırmakta ve bilgi tutarlılığını sağlamakta ve bunun sonucunda malzeme ihtiyaçlarında planlama , satış tahminleri çıkarma , üretim kapasitelerini terminleme veya üretim maliyeleri hesaplama sırasında tüm kararları tek ve tutarlı bir bilgiye dayalı olarak verebilmeyi sağlarR/3 Lojistik Sisteminin modüller(SAP R/3 Logistics-Fact Sheet,1997);

PDM Ürün Veri Yönetimi
Ana veri yönetimi
Tasarım ve değişim işlemleri
Ürün yapısı
Geliştirme projeleri

SD Satış ve Dağıtım
Satış faaliyetleri
Satış sipariş yönetimi
Sevkıyat ve nakliyat
Faturalandırma
Satış bilgi sistemi

PP Üretim Planlaması ve Kontrolü
Üretim planlama
Malzeme ihtiyaç planlaması
Üretim kontrolü ve kapasite planlama
Maliyetlendirme
Sipariş bilgi sistemi
Üretim yönetim bilgi sistemi

PS Proje Sistemi
Proje yapı plan öğesi
Ağ planlama teknikleri ve kontrol noktaları
Masraf , gelir , finans , çizelgeleme ve kaynak yönetimi
Hakediş hesaplaması
Proje bilgi sistemi

MM Malzeme Yönetimi
Satınalma
Stok kontrolü
Depo Yönetimi
Fatura kontrolü
Stok bilgi sistemi, satınalma bilgi sistemi

QM Kalite Yönetimi
Kalite planlaması
Kalite denetlemesi
Kalite kontrolü
Kalite sertifikaları
Kalite yönetim bilgi sistemi

PM Bakım Onarım
Teknik birim yapısı
Bakım onarım kaynak planlaması
Bakım onarım masraf giderleri
Bakım onarım bilgi sistemi

SM Servis Yönetimi
Müşteri ekipman yönetimi
Servis kontrat yönetimi
Teleservis yönetim
Faturalandırma
Servis bilgi sistemi

3.1.3.1 (PDM)Ürün Veri Yönetimi:

PDM , ürünün kullanım ömrü boyunca ürün verisi yaratma ve yönetme konusunda destek vermektedir.
Ana verilerin takibi:Doküman Yönetimi , teknik ,ticari ve yönetime ilişkin çok çeşitli belgelerin yönetilebilmesine olanak verir.Orijinal belgeler ile R/3 Sistemi içerisindeki her tür nesne arasında bağlantı kurulma imkanı vardır.(örneğin malzeme ana kayıtları , malzeme listeleri , veya ana kayıt değişimleri)Malzeme ana kaydı , R/3 Sisteminin merkezinde yer alan bir veri nesnesidir.Malzeme ana kaydında malzeme numarası , çeşitli dillerde mal tanımı , ağırlık , temel malzeme ve sınıflandırma verisi gibi özellikler tasarım veya standartlar departmanında tanımlanmış ve firma genelinde geçerli olan veriler saklanır. Ayrıca Satış ve Dağıtım , Malzeme İhtiyaç Planlaması(MRP) ve İş Terminleme gibi belirli işlevlere ilişkin verilerin saklanması da mümkündür.Malzeme ana verisinin çeşitli şekillerde görünebilmesi farklı departmanlar için farklı verilerin saklanmasına imkan verir.Sınıflandırma sistemi R/3 Sistemindeki tüm veri türlerini sınıflandırılmasına olanak tanıyan ve sistemi kapsayan bir işlemdir.Örneğin malzemeler , işlemler , üretim kaynakları/araçları , belgeler, denetim özellikleri , müşteriler ve satıcılar hakkındaki veriler istenilen kriterlere göre sınıflandırılır ve yapılandırılır.
R/3 Sistemi , mühendislik ve tasarım süreçlerini firmanın lojistik süreç zincirine entegre etmekte kullanılan önemli bir modül olan standart iletişim arayüzünü destekler.Bu arayüz yalnızca CAD sistemlerinin değil her çeşit mühendislik uygulamasını R/3 Sistemine entegrasyonunda kullanılır.
Tasarım ve değişim işlemlerinin organizasyonu:Firmanın lojistik süreç zincirine entegre olan Mühendislik Değişiklik Yönetimi , ana veride yapılması planlanan değişikliklerin belirli bir zaman içerisinde otomatik olarak Satış ve Dağıtım , Talep Yönetimi ve MRP, Üretim Kontrolü , Üretim Maliyetlendirme , Kalite Yönetimi ve Malzeme Yönetiminin üretim işlevlerine dahil eder.
Ürün bilgileri:Ürün Ağacı Yönetimi , firmadaki mühendislik ürün ağaçları ve üretim ürün ağaçlarının birbirinden ayrılabilmesini sağlar.Ürün ağaçlarının değişik kullanımları arasındaki farkı anlamak için birbirinden tamamen farklı ürün ağaçları yaratılabilir veya aynı ürün ağaçları üzerinde farklı görüntüler alınabilir.Ürün yapısı tarayıcıları sayesinde ürün yapısı içerisindeki nesneler arasında gezilebilmesi sağlanır.Aynı şekilde PDM uygulaması ile mevcut tasarım ortamı dışındaki veriler dahil olmak üzere ürüne ilişkin tüm verilere ulaşılır.Ürün yapısı içerisinde yer alan tüm nesneler arasındaki ilişkiler grafiksel olarak görülebilir(SAP R/3 Logistics-Fact Sheet,1997).

3.1.3.2 (SD)Satış ve Dağıtım

Satış ve Dağıtım modülü ile satış işlemleri kolaylaştırılır ve otomatikleştirilir.Satış ve Dağıtım uygulaması ile yapılabilecek işlemler(SAP R/3 Logistics-Fact Sheet,1997):
Satış Destek modülü , satış sonuçları , satış görüşmeleri, araştırmalar, cari fiyatlar, pazarlama kampanyaları , rakipler ve ürünler hakkında ki bilgileri yönetebilmeyi sağlar.Bu şekilde satış veya pazarlama elemanı satış amaçlı olarak veya doğrudan bilgi göndermek üzere bu bilgilere istedikleri zaman ulaşabilirler.Bunun sonucu olarak Satış Destek modülü satış sürecini daha etkin hale getirir ve mevcut müşterilere sunulan hizmeti geliştirmeye imkan verir.
R/3 Sistemi sipariş girişini büyük ölçüde otomatikleştirmiştir.Sitem , kullanıcı arayüzüne girilen bilgi doğrultusunda ödeme şekli ve teslimat gibi bilgileri otomatik olarak oluşturur. Sonrada bu bilgiyi satış siparişte ilgili personelin önüne getirir.
Satış ve Dağıtım modülü fiyatlandırmayı otomatik olarak gerçekleştirir.Sistem önceden belirlenmiş ilgili fiyatları , fiyatların üzerine eklenen rakamları ve indirimleri tespit etmek üzere fiyat listeleri ve müşteri anlaşmalarını esas alarak çalışır veya ürüne ürün gurubuna veya ürün maliyetine dayalı olarak hesaplama yapar . Ayrıca sistem müşterinin kredi limitini doğrulamak üzere kredi , finans ve satış verisini kontrol ederek bir kredi limit kontrolü yapar.Sistem , satış sipariş kontrolü geçemediğinde kredi veya satış personelini otomatik olarak uyarır.
Satış ve Dağıtım modülü ürünün mevcut olup olmadığını kontrol eder bunun için Malzeme Yönetimi (MM) ve Üretim Planlama(PP) uygulamaları ile bağlantılı olarak çalışır ve siparişin istenilen tarihte yerine yerine getirilmesi için yeterli miktar bulunup bulunmadığını kontrol eder.İstenilen tarihte yeterli stok yoksa hemen ne zaman olabileceğini tespit eder. Böylece müşteriye yeni bir tarih vermeye imkan sağlar.Müşterinin bir üründen belirli bir özellikte istemesi durumunda satış ve dağıtım içerisinde yer alan sipariş üzerine üretim özelliğinden yaralanılır.Bunların sonucunda iş güncel bilgilerin ışığında satış kararları alır ve iş süreçleri hızlı ve etkin bir biçimde çalışır.
Satış ve Dağıtım genel sözleşmelerden daha spesifik kira sözleşmelerine değin çok çeşitli sözleşmeleri desteklemektedir.Bu sözleşmelerin ışığında teslimat miktarları , teslimat tarihleri ve fiyatları belirlenir.Terminleme anlaşmaları ve tam zamanında teslimat çizelgelerini de destekler.
Sevkiyat Yönetimi telim alma paketleme ve yükleme gibi işlemleri yönetebilmeye ve teslimat tarihlerini takip edebilmeye imkan sağlar.Aynı zamanda sistem , teslimi yapılacak satış siparişlerinin bir listesini verir ve sevkiyatın kısmi veya tam , tek tek veya toplu olarak yapma seçeneği sunar.Saevkiyat Yönetimi Depo Yönetimi ile entegre çalışarak mevcut miktardaki malın sevkiyatına imkan sağlar.
Nakliyat modülü işlevleri takip ve kontrol eder .Nakliyat güzergahı , malın tek tek sevkiyatı veya birden fazla yere yapılacak teslimatlara ilişkin planlama yapmaya imkan sağlar .Ayrıca ilgili personelin nakliyecileri seçip sevkiyatı kontrolüne imkan verir.
Satış ve Dağıtım modülünün sunduğu ihracat kontrolü ile belirli malları belirli ülkelere , belirli müşterilere , belirli bir zamanda ihracat edilip edilemeyeceği kontrol edilir ve sistem gerekli gümrük belgelerini otomatik olarak oluşturur.Aynı zamanda R/3 Sistemi sevkıyatı yapılacak mal için hükümet makamlarına gerekli ibrazın yapılması için gerekli tüm bilgileri derler ve belgeleri oluşturur.
Sistem sipariş ve teslimatlara dayalı olarak ilgili malzemelerin otomatik bir şekilde faturalandırılmasını sağlar. Sistem her bir mal için veya toplu olarak birden fazla işlem için faturayı , borç ve alacakları çıkartır. Onda sonra faturalar müşteriye posta , faks , elektronik değiş-tokuşu veya internet yoluyla gönderilir.Sistem entegre bir şekilde çalıştığı için gelir ve alacakları Mali Muhasebe (FI) ve Kontrol(CO) modüllerinde hemen görülür.
Satış Bilgi Sistemi karar mekanizmalarına gerekli bilgi desteğini sağlar.Sisteme Satış ve Dağıtım belgesi girildiğinde Satış ve Dağıtım sisteminde ilgili belgeler güncelleştirilir. Bunun sonucu olarak ilgili birimlere sunulan bilgi daima günceldir.

3.1.3.3 (PP)Üretim Planlaması ve Kontrolü

Üretim Planlaması ve Kontrolü ana verini oluşturulmasından üretim planlamaya , Malzeme İhtiyaç Planlaması (MRP) ve kapasite planlamadan üretim kontrolü ve maliyetlendirmeye tüm üretim aşamalarını kapsamaktadır.Üretim Planlaması ve Kontrolü uygulaması üretim aşamasında yüksek düzeyde planlama yapabilmeyi ve malzeme akışını kontrol edebilmeyi sağlayacak araçlar sunar.Üretim Planlaması ve Kontrolü diğer tüm R/3 Lojistik uygulamaları gibi R/3 Sistemine entegre edilmiştir.
Üretim planlama modülleri:Satış ve Üretim Kaba Planlaması (SOP) sayesinde beklenen satışlara dayalı olarak planlar oluşturulur ve tarihler saptanır.Daha sonra bu planlar Talep Yönetiminde ürün düzeyinde değerlendirilecek ve birincil ihtiyaçlar(talep programları) yaratılacaktır. Sistem malzeme ihtiyaç planlaması(MRP) hammaddeler dahil olmak üzere gerekli malzeme için miktar ve tedarik tarihleri hesaplar.Planlamanın bu aşamasında kapasitelerde planlanabilir. Böylece kapasite dar boğazları önceden hissetmek suretiyle gerekli önlemler alınabilir.
Üretim kontrol modülleri: Üretim şekline bağlı olarak sipariş üzerine üretim , seri üretim veya KANBAN Üretim Kontrolü kullanılır.
Üretim siparişi, kesikli üretim sırasında kullanılan bir araçtır.Kapsamlı durum yönetim işlevleri sunar ve her bir siparişin ve üretimle ilgili işlevlerin kontrol edilmesini sağlar.
Seri üretim , üretim hattında uzun süredir aynı ürünlerin imal edilmesi durumunda kullanılır.Burada üretim planlaması ve kontrolünün yanı sıra denetleme işlemleri dönem ve miktara dayalı olarak gerçekleştirilir.R/3 ‘ün seri üretim modülü , bu tür üretim biçimlerinin koşullarını karşılamak üzere üretim oranları ve hatlarına dayalı bir araç sunmaktadır.Kapasite planlama sipariş üzerine üretim ve seri üretimle entegre hale getirilmiştir.
Bir malzemenin ikmali veya üretimi için daha yüksek bir üretim seviyesinde malzemeye ihtiyaç duyulması durumumda üretim KANBAN teknikleri ile kontrol edilir.R/3 ‘ün KANBAN modülünde , firmanın kendi bünyesinde yaptığı üretimde , dışarıdan tedarik ve stok transferinde çeşitli ikmal stratejileri mevcuttur.Bir malzemenin ikmali barkod veya grafik KANBAN kartı kullanılarak yapılabilir.
Kalite yönetimi , PDC sistemleri arayüzü , dağıtık kontrol sistemleri , laboratuar bilgi sistemleri ve Açık Bilgi Deposundaki kapsamlı veri analizi işlevleri de R/3 ‘ün Üretim Kontrol modülüne entegre edilmiştir(SAP R/3 Logistics-Fact Sheet,1997).

3.1.3.4 (PS)Proje Sistemi

R/3 Proje Sistemi proje yönetimi ve ticari bilgi işlemleri arasında gereksinim duyulan bağlantıyı kurar ve bu ilişki ağını oluşturur.
Proje Sisteminin kullanıldığı alanlar:
Yatırım yönetimi
Pazarlama
Yazılım ve danışmanlık hizmetleri
Araştırma ve geliştirme
Bakım ve onarım işlemleri , sona erme tarihinin hesaplanması
Tesis mühendisliği ve yapım
Karmaşık sipariş üzerine üretim faaliyetleri
Proje sisteminin merkezi yapısını Proje Yapı Plan Öğesi(WBS) ve ağları oluşturmaktadır. Sistem içerisinde karmaşık projeler modellemek üzere bu yapıları satış ve dağıtım amaçlı olarak satış siparişleri ve üretim ve tedarik için Malzeme Listeleri ile birlikte kullanılabilir.
Yapıları hızlı ve kolay bir şekilde yaratmak üzere Proje Sisteminin grafiksel arayüzünden yararlanılr . Proje daha ayrıntılı hale geldikçe maliyet ve termin planlaması daha açık olarak ortaya çıkar. R/3 Sistemi içerisinde diğer modüller ile entegrasyon sayesinde , kaynakları , Satınalma , Envanter Yönetimi ve Malzeme İhtiyaç Planlaması ile bağlantılı olarak planlayabilmeye olanak verir.İnsan Kaynaklarını tek tek çalışan veya grup düzeyinde ele alınabilir.
Proje Sistemi, fon ,kapasite ve malzemenin olup olmadığını kontrol eder ve projenin gerçekleşebilmesi için her birinden gerekli miktarda bulunup bulunmadığına bakar.Proje bütçelerini onaylayabilme ve ödemeyi sağlayan araçlar sayesinde proje harcamaları kısıtlanabilir ve kontrol edilebilir.
SAP İş Akışı ile büyük projelerde kişiler arasında etkin bir iletişim kuralabilmsesi sağlanır.Örneğin İş Akışı satınalma departmanının termin veya miktar değişimlerinden haberdar olmasını sağlar.
Sistem , proje boyunca gerekli bilgileri ve raporları sunar .Raporların biçimi ve ayrıntı düzeyi ihtiyaçlara göre biçimlendirilebilir.Aynı zamanda sistem listeler ve grafiksel analizler , bütçe , planlanan maliyetler ve mevcut maliyetler , yapılacak ve alınacak ödemeler , çizelgeler ve kaynaklar ile ilgili tüm bilgileri sunar(SAP R/3 Logistics-Fact Sheet,1997).

3.1.3.5 (MM) Malzeme Yönetimi

R/3 Sisteminin Malzeme Yönetimi uygulaması hammadde tedariğine yönelik iş süreçlerini ve malzeme akışını sağlayan lojistik hattı içerir.Bu uygulama , İhtiyaç Planlaması ,Satınalma ,Envanter Yönetimi, Depo Yönetimi ve Fatura kontrolüne ilişkin süreçleri kolaylaştıran işlevleri içermesinin yanı sıra standart prosedürlerde büyük ölcüde otomasyonu sağlar.Tüm işlevler birbirine ve R/3 içerisindeki diğer işlevlere entegre edilmiştir.Bunun sonucu olarak Malzeme Yönetim işlevi kullanıcıları ve diğer Lojistik ve Finans Uygulamaları kullanıcıları daima en güncel bilgiye ulaşırlar.
Tüketim planlaması , satıalma taleplerine yönelik olarak ilgili personele sipariş verilerine veya tahmini verilere dayalı sipariş teklifleri sunar. Satış ve Dağıtım , Bakım Onarım , Üretim Planlaması veya Proje Sistemi gibi lojistik uygulamalar malzeme veya hizmetlerin dışardan tedarik edilmesini gerektirebilir. Aynı zamanda departmanlar satıalma taleplerini kendileri girebilirler.Sistem bu satınalma taleplerini doğrudan Satıalma’ya gönderir ve talepler burada satınalma siparişlerine dönüştürülür.Arkasından tedarik süreci sırasında fiyatlar karşılaştırılır , mal /hizmet satın alınacak firma otomatik olarak seçilebilir ve satıcı değerlendirme uygulaması sayesinde kriterlere uyan satıcılar tespit edilir.Satınalma faaliyetleri yetkili kişilerce elektronik imza atılmak suretiyle onaylanır.Alımın gerçekleştirildiği firmalara satınalma siparişlerini belge olarak veya elektronik ortamda gönderilir.Satınalma sipariş bilgileri sayesinde siparişin durumunu ,teslimatı veya gönderilen faturalar takip edilebilir.
Malzeme stoku , Envanter Yönetimi içerisinde değer ve miktar bazında yönetilir.Bu uygulama bileşeni en yaygın kullanılan makbuz , dağıtım ve stok transferi türlerini destekler ve özel stokları (belirli miktarları , sevkıyat stoklarını ,proje stoklarını iade edilecek ambalaj malzemesini) yönetebilmeyi sağlar.Malzemeye ilişkin girişlerde değişiklik olduğunda Mali Muhasebe ve Kontrol kayıtlarındaki değerler güncellenir.Sistem sürekli veya kesikli envanter çıkarma, LIFO veya FIFO gibi envanter değerleme , çeşitli stok sayım yöntemleri ile uyumlu olup veri girişi ve otomatik değerlendirmeler sırasında yardımcı olacak araçları sunar.
Depo Yönetimi (WM) modülü , malzeme hareketlerinin izlenebilmesi ve karmaşık depolama yapıları içerisindeki malzemelerin kayıtlarının tutulabilmesi için esnek ve otomatik hale getirilmiş destek sunar .Depo Yönetimi ,Envanter Yönetimi (IM), Satış ve Dağıtım(SD) ,Üretim Planlama (PP) ve Kalite Yönetimi (QM) gibi SAP uygulamalarına entegre edilmiş ve aralarında bağlantı sağlanmıştır.Depo Yönetimi gelişmiş depolama yöntemleri kullanarak depodaki malzeme akışı ve kapasitesinin optimasyonunu sağlar ve malların gerektiğinde hemen ulaşılabilecek noktalarda saklar.Depo Yönetimi ile el terminalleri ,barkod tarayıcıları ve otomatik hale getirilmiş depolama sistemleri arasında bağlantı kurulmuş olması Depo Yönetimi bileşeni içerisinde mevcut olarak bulunan pek çok otomatik süreci tamamlamaktadır.
Firmaya kağıt üzerinde veya elektronik ortamda ulaşan faturalar sistem tarafından otomatik olarak kontrol edilir.Belirli bir satınalma siparişine ilişkin fatura girişi yapıldığında sistem gelecek faturayı otomatik olarak oluşturur.Teslimat tarihi , gönderilen miktar veya üzerinde anlaşılmış fiyatta değişiklik olursa ve bunlar kabul edilmezse faturaya ilişkin ödeme durdurulur. Onaylanmış Fatura Ödenmesi (ERS) özelliği satıcı faturalarına gerek kalmamasını sağlar .Sistem , satınalma siparişleri olarak girilen makbuzlara dayalı biçimde periyodik olarak fatura oluşturur.Fatura kontrolü satıcı firma faturalarının girişi ile ilgili özel bir yöntem sunar ve bu yöntem standart işlemden daha hızlı bir şekilde gerçekleştirilir.
Satınalma Bilgi Sistemi sayesinde satıcılar ile irtibat kurulması için gerekli tüm bilgi ve rakamlara anında ulaşılır.Raporlar ile de gereksinimler doğrultusunda gerekli bilgiler seçilerek ve istenilen formatta bilgiler alınır.Örneğin envanter kontrolü ile stok değerleri belirlenebilir, envanter devir oranları hesaplababilir ve analiz yapılabilir.Bilgi sistemleri ,kara verme aşamasında firma yönetimine sağlıklı bir zemin sunar ve pazardaki eğilim ve gelişmeleri takip edebilme imkanı sağlar.
Malzeme Yönetim uygulaması modülleri, malzeme tedarik süreçlerinin optimasyonunu sağlar . Ayrıca hızlı bir biçimde uygun maliyetli satınalımlar gerçekleştirmeyi ve gerçekleştirilen hizmetlerin zamanında kabul edilmesi ve onaylanması için güçlü araçlar sunar(SAP R/3 Logistics-Fact Sheet,1997).

3.1.3.6 (QM) Kalite Yönetimi

Kalite Yönetim standartlarına uygunluk yüksek kalitede ürünler sunulmasında önemli bir etmendir.Ürünlerin kaliteli olması uzun vadeli müşteri /satıcı ilişkilerinin kurulmasını harcamaların azalmasını ve rekabet gücünün artmasını sağlar.Örneğin uluslar arası ISO 9000 kalite standartlarına uygunluk , işletmede kalite yönetim sistemin tüm süreçlere entegre edilmesi anlamına gelir.Kalite Yönetimi , diğer R/3 Sistem modülleri ile entegrasyon içerisindedir.
Satın alınan malların kalitesinin kontrolü:Satınalma departmanına satıcılar için en son kalite değerlendirmeleri ve cari fiyat ve satınalma siparişlerine ilişkin kalite bilgileri ulaşır.Ürün kalitesinin kritik öneme sahip olduğu durumlarda kalite işlevi satıcıya karar verebilir.Kalite Yönetimi’nde önceden tanımlanan kontrol verisi hangi malzemelerin inceleneceğini ve kontrole gönderileceğini belirler.(örneğin üretim kontrolü veya kaynak kontrolü)Bu sayede yalnızca belirlenen kalite kriterlerine uyan ürünlerin sevkiyatına izin verilir.
Firma geneli kalite planlaması:Kalite planlama faaliyetlerinin merkezi olarak organize edilmesi ile kalite özellikleri ,kontrol yöntemleri ve özellikleri için kalite koşulları belgelenir ve güncellenir.Ana verinin entegre kullanımı kontrol planlama faaliyetlerinin tutarlı ve etkin olmasını sağlar.
Kalite kontrol sırasında ilgili tüm bilgilerin kaydı:R/3 sisteminde tüm kontrol işlemleri gerçekleştirilen işlemler ve sonuçlarına göre belgelenir.Kontrol sonuçları çeşitli şekillerde kayıt edilebilir: sonuçlar doğrudan R/3 Sistemine kayıt edilebilir , test veya ölcüm ekipmanı ile R/3 sistemi arsında bağlantı kurarak sonuçları aktarılabilir veya kontrol ölçütlerini standart bir arayüzle ile alt sisteme gönderilebilir ve aynı arayüzle sonuçlara ulaşılabilir.
Kalite kontrolü için işlevler:İstatiksel Proses Kontrolünün (SPC) sahip olduğu işlevler , kalite kontrol süreçlerini izlemeyi , kontrol etmeyi ve geliştirmeyi sağlar .R/3 Sistemi kalite kontrol çizelgelerinin bu amaçla kullanılmasını destekler.
Kalite uyarıları:Kalite uyarıları , ürün ve hizmetlere ilişkin kalite sorunlarının çözümüne yönelik araçlar sunar.R/3 Sistemi içerisinde kalite uyarılarından yararlanarak satıcı şikayetlerinin , dahili sorun raporlarının veya müşterilerden gelen şikayetlerin değerlendirilmesi sağlanır.Sorunun çözümü için eylem planları oluşturulur, ilgili kişiler görevlendirilir ve işlem faaliyetleri SAP İş Akışına bağlanır.R/3 Sisteminde yer alan Kontrol (CO) uygulamasının entegrasyonu sayesinde kalite ile ilgili şikayetlere ilişkin tüm maliyetler maliyeler kolayca belirlenir.Ayrıca müşterilerin doğrudan sorun yönetim birimi ile irtibat kurmasını sağlamak üzere internet üzerinde şikayet bölümü oluşturulabilmesi imkanı da mevcuttur.
Kalite sertifikaları ile ürün kalitesinin belgelenmesi:Kalite sertifikaları çeşitli yollar ile müşteriye ulaştırılır .Örneğin mal teslimi sırasında sevkiyat belgelerinin yanı sıra ürün kalitesini gösteren bir kalite sertifikası verilebilir , kalite sertifikaları bastırılıp bunlar müşteriye faksla ulaştırılabilir veya müşterinin belgeye internet üzerinde ulaşması sağlanabilir.R/3 Sistemi içerisinde QM bileşeninin sunduğu özellikler bilgisayarla entegre bir kalite yönetim sistemi (CIQ) oluşturur ve “Toplam Kalite Yönetimi “ yönünde sağlıklı bir zemin sunar(SAP R/3 Logistics-Fact Sheet,1997).

3.1.3.7 (PM) Tesis Bakım /Onarım

R/3 sistemi içerisinde Bakım Onarım uygulaması ,firmanın bakım /onarım ile ilgili tüm işlemlerini kapsayan bir yazılım çözümüdür.Bakım Onarım , sistem kullanımı , maliyetler , malzeme ve personel görevlendirme gibi bakım onarım faaliyetlerinin tümünün planlanması ve yürürlüğe konulması işlemlerini destekler .
R/3 Sisteminin açık oluşu , harici sistemleri Bakım Onarım ile entegre hale getirilebilmeyi sağlar.
Coğrafi bilgi sistemleri
CAD sistemleri
Tesis ve veri toplama sistemleri
Ölçüm ve/veya tarafından okunan değerleri girme sistemi (SCADA)
Bu şekilde iş ve süreçlerle ilgili kriterleri ve teknik ölçüleri göz önünde bulunduran bir bilgi tabanı oluşturulur ve bakım onarım optimizasyonu gerçekleştirilir.
Bakım Onarım , nesneye , türe ve işlevlere yönelik görüntüleri ile teknik sistemlerin yapılandırılmasını destekler ve esnek bir gezinme sağlar.Planlama ,proses ve geçmişte yapılan bakım onarım işlemleri ile ilgili bilgi sistem içerisinde saklanmaktadır ve iş onay koşullarına uygundur.
Katalog sisteminden yaralanarak nedenleri, faaliyetleri ve bakım onarım işlemleri istenildiği gibi tanımlanır.Kontrol, servis, ve onarım gibi tüm işlemler geçmişteki işlemleri de kapsayan kapsamlı bir veritabanında saklanır. Bu verileri değerlendirmek için standart göstergelerin yanı sıra farklı analiz seçeneklerinden de yararlanılır.
Bakım Onarım , işletmeye kullanılan kriterlere göre teknik raporlar ve iş raporlarının yanı sıra çeşitli seçenekler sunar.Örneğin , organizasyon birimi , yer , işlem süresi ve sistem üreticisi .Bu bilgilerin ışığında tesiste hasara bağlı olarak meydana gelen iş kesintileri ve bunlara ilişkin maliyetler azaltılır, sorun yaşamamak için teknik sistemdeki zayıf noktalar tespit edilir.Ayrıca “Toplam Üretkenlik Bakım” (TPM) veya risk bakım optimizasyonu şeklinde bakım/onarım stratejisi zemin oluşturulur(SAP R/3 Logistics-Fact Sheet,1997).

3.1.3.8 (SM) Servis Yönetimi

Servis Yönetimi , iş sistemleri(örneğin servis kontrat yönetimi , faturalandırma ) , müşteri ekipman yönetimi ve teleservis yönetimi gibi teknik sistemler arasında entegrasyonun sağlandığı müşteri hizmetine yönelik bir uygulamadır(SAP R/3 Logistics-Fact Sheet,1997).

3.2 mySAP.com

İnternet , dünyanın her yerinde iş dünyası için büyük fırsatlar yaratıyor.Diğer taraftan bu gelişme elektronik ticaret ve tedarik zinciri yönetimi dünyasında “ya katıl yada yok ol” paradigmasını da beraberinde yaratmakta .Hızla değişmekte olan iş dünyasının nasıl yönetilmesine dair dinamikler birtakım stratejilere ve çözümlere gereksinim doğurmakta .mySAP.com, bu acıdan SAP tarafından sağlanan ve internetin olanaklarından faydalanan hem bir strateji hem bir çözümdür.
MySAP.com’nin genel bir fotoğrafı çekilirse , dört ana bileşenin toplamımdan meydana geldiği görülür.Bunlar; B2B elektronik pazaryerleri (Marketplace) olarak adlandırılır), rol bazlı portal (Workplace) , SAP İş Uygulamaları (tedarik zinciri yönetimi ,müşteri ilişkileri yönetimi ,elektronik ticaret , ürün ömür yönetimi gibi uygulama alanlardan oluşur.) ve application hosting (Hosting)‘dir (Khawaja Shams,2000).
mySAP.com vizyonunu üç ana başlık altıda özetleyebiliriz(MySAP.com-White Paper,2001).
Kişiselleşme
mySAP.com ile beraber usuller ve bilgiler her bir şirkete, her bir kişiye her bir endüstriye göre şekillenecek.

İşbirliği
mySAP.com şimdiye kadar hiç olmadığı kadar firmaların kendi içlerinde ve farklı endüstrilerle beraber koordineli çalışmasına imkan sağlıyor.İş, maliyetlerini düşürmek için ticari partnerini seçmekte özgür olacak.Firmalar ticaret için internetten faydalanarak açık pazarlara ulaşacak ve bir dizi partner arasından istediğini seçebilecek.MySAP.com’un zengin bir endüstri yelpazesi sunmasına ek olarak farklı organizasyonların işbirliğine imkan sağlamak için sağlam bir altyapı sağlayacak.
Talebe özel çözümler
Esnek , güvenilir, zamanında ve uygun çözümler.Müşteriler internet üzerinden isteklerine en uygun yazılıma ulaşabilecek bunun için mySAP.com bunun için gerekli alt yapıyı sağlayacak.

3.2.1 mySAP.com’UN BİLEŞENLERİ

mySAP.com dört ana bileşenden meydana gelir;
Workplace
Marketplace
SAP İş Uygulamaları
Web Bazlı Application-Hosting

3.2.1.1 WORKPLACE

mySAP Workplace işletme içinden çalışanların işletme dışından partnerlerin ve müşterilerin bilgiye ,uygulamalara ve servislere tek noktada ulaşmasını sağlayan rol tabanlı bir işletme portalıdır.
Kısaca bilgisayara kurulan bir web browser benzeri masaüstü yazılımı olup yaklaşık masaüstünün %25’ini çalışanın işini daha kolay ve iyi yapması için varolan ve kendisinin oluşturduğu linkler ve birtakım araçlar , geri kalanını da çalışma alanını oluşturur. mySAP Marketplace ve SAP İş Uygulamaları ile sıkı sıkıya bağlı bir uygulamadır.
mySAP Workplace her türlü komite için bir işletme portalı olarak yerleştirilebilir ve müşteriler , çalışanlar , tedarikçiler , iş partnerleri ve işletme dışı paydaşlar arasıda işbirliğini destekler.Kişiselleştirilmiş işletme portalları kullanıcıların işlerini yapmak için ihtiyaç duyduğu bilgiye ,servise ve uygulamaya ulaşmasını sağlar ve böylece onları aşırı bilgi yüklemesinden kurtararak daha hızlı ve verimli çalışmalını sağlar.
mySAP Workplace , bir işletme portalı ile çalışanlara yada dışsal komitelere gereksinim duydukları bilgiyi, servisi ve uygulamayı sağlayarak internet üzerinden işbirliği içerisinde çalışmalarını sağlar ve bunu yaparken zamandan ve fiziksel konumdan kaynaklanan kısıtlamaları minimize eder(MySAP.com-White Paper,2001).

3.2.1.2 MARKETPLACE

mySAP Marketplace , bir iş portalı olup firmaların kayıt olduktan sonra birbirleri ile bilgi, mal ve servis alışverişi yapmaları için gerekli altyapıyı sağlayan bir sanal pazaryeridir. mySAP Marketplace herhangi bir yerden, herhangi bir zamanda , herhangi bir kimseyle tek adımlı iş (one-step business) yapılabilmesi için gerekli komple ve güvenli bir altyapı ve uygulamalar sağlar.Tek adımlı iş , e-pazaryeri üzerinden yapılan bir işlem , mesela internet üzerinde alınan bir siparişle ilgili muhasebe , satış dağıtım vb ile ilgili tüm işlemlerin sistem tarafından otomatikman gerçekleştirilmesi yani her şeyin bir mouse harekiyle bitirilmesidir .
mySAP Marketplace MarketSet içerisinde dağıtılır ve bu MarketSet bir SAPMarkets ve Commerce One ortak ürünüdür.mySAP Marketplace işbirliğine dayanan bir portaldır ve firmaların satış ,alış ve diğer ortaklaşa yürüttükleri faaliyetleri yönetmelerini sağlar.mySAP Marketplace MarketSet Framework ‘den yaralanarak pazar oluşturucuları (market makers) için tüm gerekli teknolojiyi sağlar (Marketpace-Fact Sheet, 2001).
mySAP Marketplace’in getirdiği iş yönünden faydalar;
MarketSet sayesinde mySAP Marketplace ilk elektronik pazaryeri(e-pazaryeri) çözümü sunmakta ve bu çözüm ortak tedarik zinciri yönetimini , direkt satınalmayı (direct procurement), entegre edilmiş iş proses analitiklerini tek bir yapı olarak birleştirdi.Aynı zamanda mySAP Marketplace açık mimarisi sayesinde elektronik pazaryerleri arası işlemleri de mümkün kılar(Marketpace-Fact Sheet, 2001).
mySAP Marketplace’in anahtar fonksiyonel alanları aşağıda verilmiştir (Marketpace-Fact Sheet, 2001).

Tedarik Zinciri Ortaklıkları (Supply Chain Collaboration): Firmalar mySAP sunduğu bir takım diğer yeteneklerle sayesinde partnerleri ile birlikte ortak arz ve talep planlamaları yapabilirler.
Ürün Ömrü Ortaklıkları (Life-Cycle Collaboration): Bu çözüm bir ortaklaşa dizayn , proje odaları gibi bir takım araçlar sunarak firmaların sınırları ötesinde ortaklaşa mühendislik süreçlerini destekler.
Analiz: Bir çok elektronik pazaryeri servisleri , pazaryeri kullanıcısı ve operatörler için benchmarklar ve ayrıntılı raporlar yaratmak için güçlü analitik motorlardan faydalanabilirler.
İçerik Yönetimi (Content Management): Bu çözüm katalogların , ürünlerim , kontratları ve diğer bilgi kaynaklarının yönetimi için kapsamlı araçlar sunar.
Elektronik Satınalma (E- Procurement):Yetenekler (Capabilities) hem direkt satınalma (procurement) hem de endirekt satınalmaları destekler.
Elektronik Satım (E-Selling): Bu çözüm arz sahiplerini hosting fonksiyonun birtakım prosesleri (sipariş yönetimi, sipariş durumu , envanter vb) kullanarak mallarını e-pazarda satmalarını sağlar.
Dinamik Fiyatlandırma (Dynamic Pricing): Firmalar RFQ /RFP (request for proposal / request for quotation) gibi dinamik fiyatlandırmalardan faydalanabilirler .

3.2.1.3 SAP İŞ UYGULAMALRI

3.2.1.3.1 UYGULAMA ALANLARI

B2B satma ve alma (Business to Business Buying and Selling): B2B MRO ve satınalma mySAP.com ‘un anahtar faaliyetleridir.Çalışanlar, Marketpalce ve Workplace her ikisini kullanarak internet üzerinden en uygun fiyat , seçenek dağıtım hızını elde etme olanağına sahip olabilecek ve satınalma senaryoları borçları ve alacakları güncelleyebilecek ve fatura kesebilecek.MySAP.com kullanımı satınalmanın yönetilmesi işlerin bir noktadan idare edilmesini sağlayacak.Böylece satıcıların sistemi ile teknik bir bağlantı kurmadan sadece bir web browser ile Marketplace üzerinden bağlantı sağlanmış olacak(mySAP.com-White Paper,2001).

Müşteri İlişkileri Yönetimi (Customer Relationship Management (CRM)) : CRM‘ın mySAP.com içerisinde önemli bir yeri var . MySAP.com ile SAP , müşteri merkezli iş süreçlerini mümkün kılan entegre senaryoları sağlayarak stratejik ve uzun vadeli partnerlikler kurmayı planlamakta.CRM, firmaların müşterileri ile olan ilişkilerini entegre etmeyi , otomatikleştirmeyi ve bundan faydalanılmasını mümkün kılar.
CRM fonksiyonunun merkezini internet satış ve servisi , alan (area) satış ve servisi ve web tabanlı müşteri servis uygulamaları oluşturuyor Bunun yanın da bu fonksiyonlara yakın bir zamanda telesatış , telepazarlama, pazarlama analizleri ve ürün ve marka yönetimi gibi fonksiyonlarda katılacak (mySAP.com-White Paper,2001).

Ortaklaşa Planlama ve Tahmin (Collaborative Planning and Forecasting) : MySAP.com kullanılarak tedarik zinciri planlanması ve yetenekleri ticari partnerlere kadar genişletilebilir.Mesela otomotiv endüstrisi EDI teknolojisini kullanarak ticari partnerleri ile veri alışverişi yaparak entegrasyonu sağlaması gibi internet sayesinde bir çok endüstri aynı işi daha esnek , daha ortaklaşa ve daha ucuza yapabilmekte.mySAP.com ile tüm partnerler arasıda çok yönlü planlamalar ve tahminler yapılabilir.
mySAP.com Supply Chain Management (SCM) , senaryoları Collaborative Planning and Forecasting ‘e dahil eder.Mesela bir imalatçı internet üzerinden kendi sistemi ile tedarikçinin sistemini entegre edebilecek bu şekilde tedarikçinin tedarikçisine kadar bir entegrasyon sağlanabilecek aynı zamanda bunu yaparken karşı tarafın SAP müşterisi olması da şart değil(mySAP.com-White Paper,2001)..

Bilgi ve Veri Değişim Uygulamaları (Information and Data Exchange Applications): Firmalar arası çoğu işbirliği mal değişiminden çok bilgi alışverişini gerektirir. mySAP.com müşterilerinin on-line bilgi akışını yönetmelerini sağlayan yetenekleri destekler(mySAP.com-White Paper,2001)..

Çalışan Self Servisi (Employee Self Service (ESS)): mySAP.com ESS çalışanların internet veya intranet üzerinden kişisel bilgilerini görebilmelerine , oluşturmalarına izin veren bir takım kullanması kolay araçlardan oluşur.Bu şekilde HR sürecine yardımcı olunur ve çalışanların aktif bir şekilde bu sürece katılmaları sağlanır(mySAP.com-White Paper,2001).

3.2.1.3.2 UYGULAMA BİLEŞENLERİ

Rol Bazlı Çözümler:mySAP.com iş senaryoları , internet servisine ek olarak SAP veya SAP dışı bileşenlerden oluşturulur.mySAP.com uygulama bileşenleri SAP Business Framework üzerine geliştirilen birbirinden bağımsız olarak sürdürülebilen ve güncellenebilen iş yazılım üniteleridir. Bu bağımsız yazılım üniteleri (SAP R/3 veya SAP yeni boyut ürünleri gibi) ayrı olarak pazarlandığı gibi yine pazarlanmaya devam edecek. Şimdilerde SAP ,bu çözümlerden faydalanarak ve bu çözümler internete doğru genişletilerek mySAP.com adı altında toplam bir e-iş çözümü sağlamaktadır (mySAP.com-White Paper,2001).
mySAP.com uygulama bileşenleri(mySAP.com İş Uygulamaları, 2001):
SAP Business-to-Business Procurement and Selling (B2B)
SAP Business-to-Consumer Selling (B2C)
SAP Online store
SAP Advanced Planner & Optimizer (APO)
SAP Customer Relationship Management (CRM)
SAP Business Information Warehouse (BW)
SAP Strategic Enterprise Management (SEM)
SAP Corporate Finance Management (CFM)
SAP Knowledge Management (KM)
SAP R/3 Enterprise Resource Planning
SAP R/3 Financials
SAP R/3 Human Resources
SAP R/3 Logistics
SAP Real Estate Management
SAP Business Connector
SAP Employee Self-Service
SAP Environment Health & Safety
SAP Internet Sales
SAP Complementary Software

Bu bileşenler birbirinden bağımsız standalone olarak konuşlandırılabileceği gibi daha büyük çözümler bir parçası olarak birlikte konuşlandırılabilir.
mySAP.com İş Uygulama bileşenleri müşteri istekleri ve gereksinimleri doğrultusunda bir araya getirilir ve firmalar için elektronik ticaret , tedarik zinciri yönetimi(supply chain management) , müşteri ilişkiler yönetimi(customer relationship management) , lojistik uygulama yönetimi (logistics execution management) , business intelligence ve stratejik kurum yönetimi (strategic enterprise management) uygulama alanlarından oluşan esnek, kapsamlı ve sektöre özel çözümler sağlanır.

3.2.1.4 APPLİCATİON-HOSTİNG

mySAP’nin , müşteriler için hosting(bir veya birden fazla Web Site gibi uygulama dosyalarına sanal ev sahipliği yapılması işi) hizmet vermesidir. Bu şekilde müşterilerin web üzerinden bir takım uygulamaları barındırılır.Bu çerçevede mySAP bir takım ek uygulamalar ve hizmetler daha sağlar.

3.2.2 mySAP E-İŞ PLATFORMU
SAP , tam bir elektronik iş çözümü sunabilmek için mySAP Marketplace , mySAP Workplace ‘e ek olarak SAP İş Uygulamalarını bir araya getirerek elektronik iş alanındaki gereksinimleri karşılayabilecek bir e-iş çözümler seti oluşturdu.Bu seti oluşturan çözümler;
mySAP Workplace
mySAP Marketplace
mySAP Supply Chain Management
mySAP Customer Relationship Management
mySAP E-Procurement
mySAP Product Lifecycle Management
mySAP Business Intelligence
mySAP Financials
mySAP Human Resources
mySAP Mobile Business
Altyapı ve servisler
mySAP Services
mySAP Technology
mySAP Hosted Solutions

4. mySAP TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ (mySAP SCM)

SAP , 1998 yılının ikinci çeyreğinde kendi tedarik zinciri yazılımı modülü olan ve R/3 sistemine entegre edilebilen SCOPE(Supply Chain Optimization , Planning and Execution) Girişimi’ni piyasaya sürdü.Bu modül dört bileşenden meydan gelmekte idi ve bunlar; tedarik zincirini planlayan ve optimize eden APO(Advanced Planning and Optimization), verileri işleyen ve sağlayan BDW (Business Data Warehouse ), satış ve pazarlama modülü olarak SFA (Sales Force Automation), elektronik ticareti bileşeni olarak B2B (Business-To-Business Integration ) ‘dir.Arkasından geçtiğimiz günlerde SAP, SCOPE’ye göre yetenekleri daha ileri özellikle yeni karar destek sistemleri içeren ,daha fazla işbirliğini gözeten ve internetin olanaklarından daha fazla faydalanan, tam manasıyla tedarik zincirini internete taşıyan mySAP SCM ‘yi tedarik zinciri çözümünü olarak piyasaya sürdü.
mySAP SCM çözümü , mySAP’nin e-iş platformunun bir parçası olup akıllı e-iş süreçlerini mümkün kılmak için genişletilmiş tedarik zincirini entegre eder.mySAP’nin proses tabanlı mimarisi fonksiyonel siloları (silos) daha basit parçalara ayrıştırarak planlama ve çizelgelemeden uygulama ve ulaşım yönetimine tüm tedarik zincirindeki proses akışlarını ve tutarlı bilgiyi yönetir(mySAP SCM Fact Sheet, 2001).
mySAP SCM ile firmaların tedarik zincirleri , direkt satınalmaları tedarik zinciri operasyonlarına entegre etmek için elektronik pazaryerleri ile birleştirilir ve böylece tüm internet tabanlı ticaret ve işbirliğinin omurgası şekillendirilir. Bu çözüm , firmaların ve tedarik zinciri partnerlerinin sınırlarının ötesinde planlamaları optimize etmelerini ve uygulamaları için faaliyetlerini senkronize eder.Aynı zamanda bu çözüm elektronik pazaryerleriyle kurduğu kuvvetli entegrasyon kadar iyi bir entegrasyonu müşteri ilişkileri yönetimi (CRM), veri ambarı (data warehousing), ürün ömür yönetimi (PLM) ve kurumsal kaynak planlama (ERP) ile kurar(mySAP SCM Fact Sheet, 2001).
mySAP SCM , firmalara ve onların tedarikçilerine tedarikçiden müşteriye tüm tahsisleri, stok seviyelerini , tahminleri, üretim planlarını ve performans göstergelerini görebilmeyi mümkün kılar.Aynı zamanda bu çözüm, tüm tedarik zinciri için değişen pazar koşullarına ve müşteri gereksinimlerine hızlı bir şekilde cevap vermeyi sağlar(mySAP SCM Fact Sheet, 2001).
mySAP SCM aşağıdaki bileşenleri içerir.
SAP Advanced Planner and Optimizer (SAP APO)
Enterprise Buyer(Eski versiyonuyla SAP Business-to-Business Procurement – SAP BBP)
SAP Business Information Warehouse (SAP BW)
SAP Logistics Execution System (SAP LES)
SAP Materials Management (SAP MM)
SAP Production Planning (SAP PP)
SAP Sales and Distribution (SAP SD)
APO ve LES mySAP SCM çözümünün iki temel bileşenleridir.Özellikle bu modüller tedarik zincirini yönetiminin temel faaliyetlerini gerçekleştirirler.
4.1 SAP Advanced Planner and Optimizer (SAP APO)

SAP APO, tedarik zinciri yönetiminin planlama bileşenidir ve küresel tedarik zinciri yönetimi destekler.APO ‘yu oluşturan altı uygulama , genişletilmiş tedarik zinciri için arzı , talebi ve üretim fonksiyonlarını planlamak için kısıt bazlı planlama ve optimizasyon fonksiyonlarını kullanır ve üretim çizelgeleme ve global available to promise fonksiyonlarını destekler.SAP Business Framework mimarisi bütün APO uygulamaları ve daha önemlisi diğer SAP R/3 ve SAP dışı uygulamalar ile entegrasyonu sağlar.
APO , tedarik zinciri optimizasyonu ve veri analiz araçları ile SAP’nin ERP transaction sistemini bütünler.ERP ve APO ürünleri arasında bağlantı SAP Business Framework üzerinden gerçekleştirilir ve bu şekilde ERP ve APO bileşenleri arasında veri senkronizasyon ve entegrasyon sağlanır.İşbirliği, firmaların sınırlarının ötesine planlama ve uygulama alanlarına genişletilir bu şekilde bilgi alışverişi teşvik edilip tedarik zincirinin verimliliği artırılır.Bu işbirliği yetenekleri , tedarik zincirindeki tüm talep , tedarik ve ulaştırma katılımcılarını içerebilir.mySAP.com ile veri alışverişi kolaylaştırılır ve firmaların kurumsal veri omurgaları ile diğer SAP teknolojileri ve uygulamaları arasında bağlantı kurularak tedarik zinciri katılımcıları arasında küresel boyutta bir işbirliği ortamı sağlanır.
APO , tedarik zinciri yönetimini iki önemli bileşeninden biridir.Diğer bileşen Logistics Execution Systems (LES) dir ve bu bileşen depo ve taşımacılık yönetimini elinde tutar.APO ve LES tedarik zincirindeki tüm bilgiyi ve kararları optimize edilmiş bilgi altyapısına entegre eder.APO , gerçek zamanlı planlama ve karar destek için ileri tedarik zinciri planlama araçlarından oluşan tam bir uygulama seti sunar bu seti oluşturan uygulamalar;
Supply Chain Cockpit
Collaborative Planning
Supply Network Planning & Deployment
Production Planning and Detailed Scheduling
Demand Planning
Global Available-to-Promise
Business Framework , APO’nun her bir uygulaması için onun standart Business Application Programming Interfaces (BAPIs) sayesinde işletilmesini ve standalone bir ürün veya Business Framework’un entegre edilmiş bir parçası olarak çalıştırılmasını sağlar.Aynı zamanda Framework, R/3 uygulama sisteminin transaction verileri ile entegrasyonu destekler ve ileri planlama ve optimizasyon rutinlerini yapması için ileri optimizasyon algoritmalarının kütüphanesini ve memory-resident veri işlemcisini (liveCache) çalıştırır.Bunla beraber APO ,önemli bilgilere ulaşmak ve veri analizi yapmak için Business Information Warehouse ile entegredir. SAP’nin Internet-Business Framework , SAP’nin arayüzlerini (BAPIs) XML yapısına organize ederek(map) ve tersini yaparak Business Framework ‘ü bütünler ve bu şekilde internet üzerinden iletişimi kolaylaştırır.
Mimarisi bakımından APO , SAP’nin liveCache’i etrafında yapılandırılır.liveCache, veri yoğunluklu fonksiyonları yürütmek için yüksek hızlı memory-based teknolojisine sahiptir ve bu şekilde organizasyon içerisindeki bütün R/3 sistemleri ve organizasyon dışı tedarikçilerin ve dağıtım firmaların sahip olduğu SAP veya SAP dışı sistemler arasında entegrasyonu gerçekleştirir. LiveCache, Business Framework içerisinde çalışır, tahmin ile tedarik zinciri planlama ve optimizasyonu gibi belirli fonksiyonlarda önemli derecelerde performans artışı sağlar. LiveCache , gerçek zamanlı yanıt vermek için aşırı hesaplama gerektirdiği anlarda bile yüksek hızlı bir platform sağlar.Mesela liveCache ,satış elemanı müşteri ile telefon görüşmesi yaparken kapsamlı available to promise hesaplamalarının gerçekleştirilmesini mümkün kılar.
MySAP.com altında APO, mySAP ‘nin Workplace, Marketplace gibi bileşenlerinin sunduğu hizmetlerden faydalanır( Arcuri Gerald,2000).
APO’nun iki temel eksikliği vardı .Bunlar şebeke dizaynı ve ulaşım yönetimi olup yakın zamanda piyasaya sürülen Ulaşım Yönetimi(Transportation Planning), Araç Çizelgeleme (Vehicle Scheduling) ve Şebeke Tasarımı(Network Design) bileşenleri APO paketine eklenerek bu eksiklikler giderilmiştir.
Ulaşım yönetimi , yükleme planına veya kişisel emirlere göre optimal kargo yüklemelerini, yük konsolidasyonu ve nakliye firması seçim işlemlerini gerçekleştirir.
Araç Çizelgeleme , rotaların tespiti ve araçların çizelgelenmesi işlemlerini kısıtları gözeterek gerçekleştirir.
Şebeke Tasarımı bileşeni , tedarik zincirinin alt yapısını oluşturan stratejik bir bileşendir.Bu bileşen, şebeke ağına dağıtım merkezi,depo gibi daha nice stratejik birimin eklenmesini ve bunların konsolidasyonunu sağlar.

4.1.1 SAP APO Supply Chain Cockpit

Supply Chain Cockpit bileşeni, tedarik zincirindeki tüm bağlantı noktalarının modellenmesini , kontrol edilmesini ve yönlendirilmesi işlemlerini sağlayan grafiksel bir enstrümandır.Tüm tedarik zinciri buyunca tüm olan biteni görebilmeyi sağlar.Kısaca bir kumanda merkezidir.
Supply Chain Engineer kullanılarak en kompleks tedarik zincirinin dahi ayrıntılı bir grafiksel tanımlaması yapılabilir.Bir kere tedarik zincirinin haritası çıkarıldıktan sonra tedarik zincirinin herhangi bir kısmı istenilen seviyeye kadar zoomlanabilir. Bir takım olay tetikleyicileri ve alarm şartları ile Alert Monitor tedarik zincirindeki herhangi bir problemi otomatikman saptayabilir.Bunların yanında malzeme kapasite , taşımacılık ve kısıtlarının izlenebilmesini sağlar(Demand Planning-Fact Sheet,1998).

4.1.2 SAP APO Demand Planning

Günümüzün hızla değişen iş ortamında kurumların başarı anahtarlarından biri hiç şüphesiz talebin tutarlı bir şekilde tahmin edilebilme yeteneğidir.Küresel rekabetteki artış ve artan müşteri beklentileri ile talep daha fazla değişkenlik kazanmakta ve talepteki değişimler kurumları her yönden etkilemekte sonuçta tedarik zinciri çözümünün birincil amaçlarından biri talebi ilgili değişkenleri yönetmektir.
SAP APO Demand Planning uygulaması,kesin tahmin ve planlar oluşturmak için istatiksel tahmin tekniklerinden ve talep planlama niteliklerinden oluşan bir araçlar setidir.
SAP APO Demand Planning , BIW(Business Information Warehouse) ile sıkı bir şekilde bağlantılıdır ve böylece OLTP(Online Transaction Processing) kullanarak ayrıntılı bir seviyede verilere ulaşmayı geçmişi, planlamaları ve business intelligence dair verileri analiz edebilme imkanı sağlar.Supply Chain Cockpit’te olduğu gibi ters giden herhangi bir şey Alert Monitor tarafından bildirilir.Mesela aşırı tahmin veya sipariş durumunda oluşabilecek aşırı stoklamaları bildirir (Demand Planning-Fact Sheet,1998).

4.1.3 SAP APO Supply Network Planning & Deployment

SAP APO Supply Network Planning & Deployment bileşeni kullanılarak tüm kısıtlara göre tedarik zinciri modellenir ve bu model ile tedarik zinciri boyunca malzeme akışı planlanır , aktivitelerin senkronizasyonu sağlanır.Bu da arz ile talebi dengeleyen ve satınalma , üretim, stoklar ve ulaşım için uygulanabilir planların oluşturulmasına imkan sağlar(APO-White Paper,1998).
APO , ayrıca stokların ne zaman ve nasıl dağıtılacağının saptanmasına dair bir takım fonksiyonellikler içerir.SNP(Supply Network Planning) ‘nin tamamlayıcı bir parçası olan Deployment dağıtım şebekesinin optimizasyonunu ve dengelenmesine yardım eder böylece stokların ne zaman ve nasıl dağıtılacağı saptanır(APO-White Paper,1998).
SNP&P’nin fonksiyonellikleri (APO-White Paper,1998):
Senkronizasyon
APO , tam bir tedarik zinciri senkronizasyonu sağlayabilmek için gerçek zamanlı karar destek sistemlerini çeşitli algoritmalarla (lineer programlama ,klasik kapasite ve malzeme planlama vb) birleştirerek tedarik zinciri modelinden faydalanır.
Planlama ve Optimizasyon
Ulaşım , depolama kapasitesi , ana üretim kapasitesi gibi çeşitli kısıtlara göre ve amaçlar doğrultusunda toplam ve detaylı seviyelerin her ikisinde de planlar modellenebilir.Sistem planlama aktivitelerini simülasyon modunda çalıştırabilir. Kullanıcı, Classical Lot Sizing, Echelon Warehouse Concept ve dinamik kaynak stratejileri bazında planlama modellerini optimize edebilir.
Ne ise /Ne olur Analizi
Kullanıcılar, tedarikçi, fabrika, dağıtım merkezi, yeni ürünler ekleyerek, kapasiteyi değiştirerek stratejik şebeke planlamalarını simüle edebilirler.
Arz ve Talep Uyumu
Kullanıcılar, kural bazlı konuşlandırma(deployment) stratejilerine göre alternatif lokasyonları seçerek ve ürün yedeklerini kullanarak arz ile talebi dengeleyebilirler.Bu süreç esnasında sistem müşteri/fabrika önceliği, raf ömrü,ürün karakteristikleri, yedekler gibi kriterleri göz önünde bulundurur.
Vendor Managed Inventory
Bir VMI müşterisi, tedarik zinciri şebekesi içerisinde bir lokasyon olarak oluşturulur ve Supply Chain Engineer tarafından tanımlanan ulaşım ilişkilerine göre tedarik zincirinin geri kalanına entegre edilir. Bu durumda VMI müşterisi tam olarak bir dağıtım merkezi veya üretim birimi gibi davranır .Bunun sonucu olarak VMI lokasyonuna ürünler tahsis edilebilir.
VMI gayesi tedarik zinciri planlamasına anahtar müşterileri de dahil etmektir.VMI ile çalışmak için müşterinin stokları ve yenileme(replenishment) stratejilerine göre satışlarının ve/veya tahminlerinin göz önünde bulundurulması gerekir(SAP APO 2.0A Online Documentation, 2001).

4.1.4 SAP APO Production Planning and Detailed Scheduling

PP/DS bileşeni , değişen pazar koşullarına hızlı bir şekilde cevap vermeye yardım etmek için bir entegre araçlar setidir.Bu araçlar kullanılarak kaynakları optimize eden üretim planlamaları ve çizelgelemeler oluşturulur.
PP/DS bileşeni eş zamanlı olarak kapasiteyi ve ürün mevcudunu göz önüne alırken çeşitli lokasyonlarda üretim planlamayı mümkün kılar.PP/DS kritik ürünlerin panlanması için tasarlanmıştır örneğin uzun yenileme ön zamanı (replenishment lead times) veya kısıtlı kaynaklarla üretilen ürünler gibi.PP/DS kısa vadeli planlamalar yapar(APO White Paper,1998).
Bu bileşen kullanılarak(Demand Planning Fact Sheet,1998);
Çeşitli seviyelerde ileriye ve geriye doğru çizelgeleme yapmak.

Eş zamanlı kapasite ve malzeme planlaması yapmak.

Ürün ağaçlarının çeşitli seviyelerinde çizelgelemeleri senkronize etmek ve çizelgeleme değişikliği yapmak.

“Ne ise/Ne olur” senaryolarını kullanarak gerçek durumları ve çeşitli kısıtları simüle etmek.

Gant kartı kullanılarak etkileşimli çizelgeleme ve plan optimazasyonu gerçekleştirmek.

Satış ve dağıtım geriye sipariş (backorder) çizelgelemelerini imalat prosesine entegre etmek.

4.1.5 SAP APO Global Available-to-Promise (ATP)

Artan bir şekilde şirketler ,özelikle küresel boyutta iş yapanlar, işlerini etkin bir şekilde yönetmek için mevcut bilgilerini küreselleştirmeye zorlanıyor.Bunun anlamı bilgi, şirketlerin sınırları ötesinde ulaşılabilir olsun ki optimum bir karar destek sistemi sağlansın .Global ATP heterojen sistemlerde kullanılabilir ve gerek duyulan bilgilere mümkün olan en kısa zamanda erişim sağlar.Global ATP’nin amacı zaten gerçekleştirilen proseslere göre belirlenen kuralları temel alan kontroller gerçekleştirmektir.
Global ATP ,arz ve talebi birbirine uydurmak için küresel , çok yönlü kural bazlı stratejilerden faydalanır.ATP , gerçek zamanlı ve simülasyon modunda kapasite kontrolleri ve çok yönlü işlevler gerçekleştirir ve mevcut durumu gözler önüne serer.Global ATP , tedarik zinciri boyunca mevcut olan ürünlere anında erişim sağlar. Bunun sonucunda müşterilere verilen taahhütlerin yerine getirildiğinden emin olunur (APO White Paper,1998).
Global ATP kontroller sonucunda bir takım işlemleri mümkün kılar.Bular;
Ürün yedekleme: Eğer bir ürün veya parça bitmiş ise sistem kural bazlı seçim kriterlerini kullanarak otomatikman bir yedek seçer.
Alternatif lokasyon seçimi: Ürün yedeklemede olduğu gibi Global ATP alternatif lokasyonlardan malzeme tedarik edebilir.
Tahsis: Sistem ürünleri , parçaları spesifik müşterilere , pazarlara , siparişlere vb. tahsis edebilir(APO White Paper,1998).

4.1.6 SAP APO Collaborative Planning

Geleneksel ERP sistemleri , kurumların dört duvarları arasında ki iş proseslerini entegre ederek ve akışını sağlayarak verimliliği artırmaktalar.SAP R/3 gibi sistemler sayesinde kurumlar maliyetleri düşürebilme ve müşteri hizmetlerini artırabilme imkanına sahip oldular fakat hiçbir kurum tedarik zincirinin tam manasıyla optimizasyonu sağlayamadı.Bu yüzden kurumlar, tedarik zincirindeki bir sonraki büyük adımın partnerlerle olan kurumlar arası iş süreçlerinin ortaklığına ve entegrasyonuna bağlı olduğunun farkına vardılar.
Kurumları , planlama proseslerini geliştirmek için işbirliği ve bilgi alışverişi yapmalarını sağlayan yeni olmayan bir takım yollar var.Normalde bu bilgi alışverişi telefon , faks , posta veya e-mail yoluyla yapılmakta ancak proseslerin düzensiz doğası olası işbirliği aktivitelerini sınırlamaktadır.Bazı durumlarda veri transferi için EDI teknolojisi kullanılmakta fakat EDI teknolojisinin rijit yapısı ve yüksek maliyeti hem partner sayısını hem de ortak aktivitelerin türünü azaltmaktadır.
İnternet ve XML gibi internetle ilgili teknolojiler iş partnerleri arasında kesintisiz bilgi alış verişi sağlayarak kurumlar arası iş süreçleri açısından bir devrim gerçekleştirmektedir.Yüksek hacimli veriler düşük bir maliyette transfer edilebilmekte hatta küçük iş partnerleri dahi ekonomik bir şekilde bilgi alışverişi yapabilmektedir.
İnternet teknolojileri kurumların partnerleri ile güvenli ,esnek (scalable) ve dinamik ortak ticaret şebekelerini düşük maliyette kurabilmelerine imkan sağlar.Bu şebekeler kurumlara seçilen bir partner ile ürün tasarımından diğer uygulamalara kadar bir dizi ortak aktiviteleri gerçekleştirebilmelerine imkan sağlar.
SAP APO Collaborative Planning, kurumların iş partnerleri ile tahminden yükleme planlamaya kadar tüm lojistik faaliyetlerin ortaklaşa planlanabilmesini mümkün kılan bir blok inşa eder.
Tedarik zinciri yönetiminin amacı , daima müşteri hizmetini artırırken eş zamanlı olarak maliyetleri düşürmek olmuştur.Tedarik zinciri maliyeti , zincir boyunca oluşan stoklardan ve talep edilmesi beklenen ürünlere yapılan sermaye yatırımından kaynaklanır.Şirket içindeki fonksiyonel silolar ve tedarik zinciri partnerleri arasındaki zayıf hand-off’lar gibi faktörler verimsiz tedarik zincirine sebep olan temel sebeplerdir.Tedarik zinciri maliyetlerini düşürme işi müşteriye özel ürünlerde ve outsourcing de artma ve pazarların küreselleşmesinden dolayı daha zor olacağı beklenmektedir
SAP R/3 gibi ERP sistemleri kurum içindeki şirketlerin birlikte çalışabilmesi için iç prosesleri akışını(streamline) sağlar.SAP APO gibi tedarik zinciri yönetimi çözümleri iç planlama proseslerinde büyük gelişme sağladı . Kurumsal bazda işbirliği , gerçek zamanlı planlama ve optimizasyon , ROA(return on asset) artışı stoklarda ve çevrim zamanlarının(cycle time) sıkışmasında azalma sağladı.
SAP APO Collaborative Planning, ilgili tüm iş partnerlerini içermek ve şebeke boyunca ortak iş proseslerini mümkün kılmak için şebekede yer alan tedarikçi , imalatçı ve perakendeci gibi birimleri tüm zincir boyunca maliyetleri düşürürken dağıtılan müşteri değerlerini geliştirmeye odaklanıp tek birim gibi hareket etmesini sağlar.Bunun sonucunda daha düşük stok seviyeleri , daha yüksek stok dünüşleri , nakit akışında artış sermaye yatırımlarında azalma gibi direkt mali yararların yanında daha fazla müşteri memnuniyeti sağlayan sıkı müşteri ilişkileri gibi en direkt yararlarda sağlar.
APO ile sağlanan kurum içi işbirliği eş zamanlı(concurrent) ve gerçek zamanlı planlama ve bilgi paylaşımı ve katma değer yaratan hizmetler , prosesleri hızlandıran anahtar faktörler oldu bunun sonucunda bir çok fayda elde edildi.
Nihai verimlilik ancak işbirliğinin elde edilmesinden geçiyor.Tedarik zinciri partnerleri işbirliği sonucunda elde edecekleri karşılıklı faydaların farkındalar ve bu yönde büyük caba sarf ediyorlar. SAP APO Collaborative Planning’in amacıda kurumların internet teknolojisinden faydalanarak iş partnerleri arasında ortak tedarik zinciri aktivitelerini gerçekleştirmelerine yardım etmektir.Bunun için iş partnerleri ile ilgili girdiler dikkate alınarak şebeke buyunca planlama senkronizasyonu sağlanır.SAP APO sayesinde tedarik şebekesine dayalı verilerden optimum planlar üretilir (Collaborative Planning-White Paper,1999).
SAP APO Collaborative Planning
İş partnerleri için gerekli planlama verilerinin alışverişinin mümkün kılmak
Verilerin değişimi ve okunması için browser kullanımını sağlamak
Kullanıcıların yetkilendirilmiş veri ve aktivitelere ulaşımını sınırlamak
Konsensüs planlama prosesini desteklemek
SAP APO ile birlikte veya stanalone olarak kullanılmak için tasarlanmıştır
SAP APO Collaborative Planning , iş partnerleri şebekesi boyunca ortak planlamayı mümkün kılmak için internet teknolojisinden faydalanır.Başlıca özellikler;
Browser üzerinden veri güncelleme ve takip etme
Çok yönlü partner ulaşımı
Çok yönlü sistemlerle bağlantı kurma (SAP R/3 veya SAP dışı)
XML teknolojisini kullanarak internet üzerinden partner sistemlere bağlanma
İyi bir internet güvenlik teknolojisi

4.2 SAP Logistics Execution System (SAP LES)

SAP LES , depo yönetimi ve ulaştırma yönetimi için güçlü imkanlar sunan tedarik zinciri yönetim çözümüm önemli bir parçasıdır.Aşağıdaki konularda destek sağlar.
Depo Yönetimi: Depo Yönetimi , depolama, giriş(inbound), çıkış(outbound) süreçleri için olanaklar sağlar .Mesela tedarikçilere alınan siparişleri terminleme ve teslimatların alınmasını içererek etkili şekilde yönetimi izlenmesini sağlar. Mesela mal getiren kamyonlar için kapı ve saat aralıkları tayin ederek giriş ve çıkışları akıcı yapar. Bu sistem stanalone bir çözüm olarak kurulabileceği gibi LES’in bir parçası olarak kurulabilir.
Ulaştırma Yönetimi:LES ulaştırmayı tedarik zincirine entegre eder.Ulaştırma Yönetimi tüm ulaştırma hareketlerini depo süreçleri ile senkronize ederken etkin bir şekilde uygulanmasını sağlar.Bunun yanında ulaştırma sürecinde olan biten her şeyden haberdar olunmasını mümkün kılar Bunun için Global Pozisyon Belirleme(GPS), GSM ve internet teknolojilerinin sunduğu olanaklardan faydalanılır.
Dış Ticaret:Dış Ticaret fonksiyonelliği ihracat, kota, ve anti damping düzenlemeleri ile ilgili konularda yardım sağlar.Gidilecek yollar üzerinde gümrük vergilerinin hesaplanması , sınır kapılarında ilgili makamlara uygun dokümanların yaratılması işlemlerini destekler.

SAP ulaştırma yönetimi konusunda SAP Ulaştırma Yönetimi Çözümü (TMS Transportation Management and Solution) adı altında bir çözüm paketi piyasaya sürdü.Bu çözümde yeni ulaştırma planlama ve uygulama fonksiyonlarını bir araya getirildi ve zaten tedarik zinciri yönetimi içerisinde var olan fonksiyonlar geliştirildi.Bu çözüm iki mySAP bileşeninden oluşturulur.Bunlar SAP APO ve SAP LES bileşenleridir.APO , stratejik taktiksel ve operativ planlama işlevlerini yapar.Mesela APO Global ATP ve PP/DS uygulamaları ile Ulaştırma Yönetimi Çözümü ile bağlantılıdır böylelikle üretim sürecinde ortaya çıkan bir sorun Alert Monitör ile ulaştırma planlamacısına bildirilir ve ilgi kararlar alınır .Bu noktadan sonra planlama süreci biter uygulama süreci başlar ve uygulama işlemleri LES tarafından gerçekleştirilir.Burada SAP, APS(Advanced Planning and Scheduling) verilerini uygulama sistemine entegre eder(TMS-White Paper,1999).
TMS , imalat , parkende , lojistik firmalarının internet üzerinden işbirliği yaparak ulaştırma kararlarını ve aktivitelerini senkronize etmelerini sağlar.
TMS için APO :
Ulaştırma planlaması ve ulaştırma ücretleri(freight) konsalidasyonu sağlar
Araç çizelgeleme ve rotalama faaliyetlerini gerçekleştirir.
Ulaştırma modu ve nakliyeci firmanın seçimini sağlar.
Tedarik şebekesinin anlaşmaya varılmış sözleşmeleri, hacimleri , kotaları ve nitelikleri depolar.
Multi-pick ve multi-drop fonksiyonelliği sağlar.
Round trip ve sürekli hareket (continuous move) fonksiyonellikleri sağlar.

5. SONUÇ

Günümüz iş dünyası için en büyük rekabet avantajı etkin bir tedarik zinciri yönetimidir.Artık rekabet kurumların tedarik zincirleri arasında olacaktır.Bu çerçevede kurumların en kısa zamanda iyi bir bilgi teknoloji alt yapısı oluşturması ve elektronik ticaretin sunduğu olanaklardan faydalanması gerekmektedir.Aksi takdirde GartnerGroup ‘a göre 2004 yılında elektronik ticaret 7.29 trilyon dolarlık bir hacme ulaşacak sonuçta bu büyük gelişmeye ayak uyduramayan firmalarda yok olup gidecektir.

KAYNAKLAR

APO-WHITE PAPER,1998.
Mevcut: http://emedia.sap.com/usa/html/8100/index.htm

ARCURI, G., 2000, “SAP Advanced Planner & Optimizer”, CNET Enterprise.
Mevcut: http://aolcom.cnet.com/enterprise/0-9551-707-2896745.html?tag=st.it.9551-701-

CEVDET, M. Ö., 1998, “ERP Sistemleri Ve Tedarik Zinciri Yönetimi”, Yüksek Lisans Tezi, İ.T.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, İstanbul.

ÇARDAK, B., 2000, “Kurumsal Kaynakların Planlaması(ERP) Ve Çağdaş Üretim-Yönetim Sistemleri İle İlişkileri”, Yüksek Lisans Tezi, İ.T.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, İstanbul.

COLLABORATİVE PLANNİNG-WHİTE PAPER,1999.
Mevcut: http://www.sap.com/solutions/scm/pdf/50035303.pdf

DEMAND PLANNİNG-FACT SHEET, 1998.
Mevcut: http://www.sap.com/solutions/scm/apo/apo_dp.htm

FREEMAN, E., Ekim 1997, “Supply Chain Modelling Makes The Difference”, Datamation.
Mevcut: http://staging-datamation.earthweb.com/entap/10supply.html

JACOBS, F. R. & WHYBARK, D. C., 2000, “Why ERP? A Primer On SAP Implimentation”, McGraw-Hill.,USA.

LESSMÖLLMANN, C., Haziran 2000, “Transportation Functionality Update”, Asug.
Mevcut: http://www.asug.com/architext/SearchResults.cfm?SearchCriteria=apo&StartRow=6&&SearchLocation=CONFERENCE

MARKETPLACE-FACT SHEET, Mart 2001.
Mevcut: http://www.sap.com/press/fs_mp.htm

mySAP.com-WHITE PAPER, 2001.
Mevcut: http://www.geocities.com/sapecommerce/Documentation.htm

mySAP.com İŞ UYGULAMALARI, 2001.
Mevcut: http://aolcom.cnet.com/go/to?tag=ex.it.9551-717-3275382.txt.x_1594413&destUrl=http%3A%2F%

mySAP SCM-FACT SHEET, Mart 2001.
Mevcut: http://www.sap.com/press/fs_scm.htm

PTAK, C. A. & SCHRAGENHEIM E., 2000, “ERP Tools, Techniques AND Applications For Integrating The Supply Chain”, APICS-The Educational Society For Resource Management.

SAP APO 2.0A ONLINE DOCUMENTATION, 2001.
Mevcut: http://sap.umsystem.edu/saphelp/apo20a/index.html

SAP R/3 LOGISTICS-FACTSHEET, 1997.
Mevcut: http://www.sap.com/solutions/logistics/pdf/50005830.pdf

SHAMS, K., Ekim 2000, “Know ThySAP.com”, Intelligent ERP.
Mevcut: http://www.intelligenterp.com/feature/2000/10/shams.shtml

SÜMEN, H., Temmuz 1998, “MRP II/ ERP Yazılımlarının Sınırları ve Ötesi”,Otomasyon Dergisi, Sayı:73.

TMS-White Paper,1999.
Mevcut: http://www.sap.com/solutions/scm/apo/apo_tpvs.htm

Leave a Reply

borsa yorumlar  magazin  spor  sosyete  futbol  haberler