BASKI GRUPLARI

Aralık 30, 2009 - Yazar: editor2  
Kategori: ARŞİV

BASKI GRUPLARI

Baskı gruplarının siyasal sistem içindeki açık ve gizli işlevlerinin bilinmesi, uyuşum ya da uyuşmazlık açılarından bu grupların incelenmesi,üzerinde mutlaka durulması gereken noktaları oluşturmaktadır.Baskı grupları ve siyasal yöneticiler,yöneticilerin birleşikliği ya da bir çatışma ortamında hareket etmeleri siyaset kuramlarının başka bir ilgi alanını belirler.Baskı grupları içinde merkez çevre ilişkileri,yöneticilerinin uzun süre örgüt içinde iktidarda kalmaları da incelenmesi gereken bir sorundur.Bakı gruplarının ülkelere göre ve ülke içinde tipleri,bu tiplere göre ortaya çıkan faaliyet biçimleri,yöntemlerinin gözden geçirilmesinde yarar vardır.
Baskı Gruplarının Ortaya Çıkışı ve Tanımı:
İlk defa 20. yüzyılın başlarında Amerikalı siyaset bilimci ARTHUR BENTLEY,ortak menfaatler etrafında birleşen grupların politika sürecinde oynadıkları role dikkatleri çekmiştir.Daha sonra BENTLEY’ i izleyen başka yazarlar konunun üzerine önemle eğilmişler ve yaptıkları gözlemlerden bir genellemeye giderek,bütün siyasal olayların çeşitli gruplarca iktidar merkezleri etrafında yürütülen faaliyetler ile açıklanabileceği görüşünü ileri sürmüşlerdir.
‘Grup teorisi’ olarak bilinen bu görüş,politikayı sadece grup faaliyetlerine indirgemesi ve onun diğer yönlerini ve unsurlarını ihmal etmesi bakımından eleştiriye açıktır.Ancak,ortaya konan teorinin dar çerçeveli oluşu ve yetersizliği yönünden öne sürülecek eleştiriler ne olursa olsun,bu alanda yapılan araştırmaların ve getirilen yeni bakış açısının siyasal bilimin gelişmesine büyük katkıda bulunduğunu da inkar edilmez bir gerçektir.
Baskı grupları, siyasal partiler gibi bir siyasal güç olarak kabul edilmekte fakat,siyasal partilerin tersine,iktidarı ele geçirmek amacını gütmeyen bir örgüt olarak tanımlanmaktadır.Diğer bir tanıma göre;baskı grupları ortak menfaatler etrafında birleşen ve bunları gerçekleştirmek için siyasal otoriteler üzerinde etki yapmaya çalışan örgütlenmiş gruplar olarak tanımlanabilir.
BASKI GRUBU TİPLERİ
A) Kadro ve Kitle Baskı Grupları:
‘Kadro’ baskı grupları,genellikle,profesyonel açıdan,sayısı sınırlı meslek mensuplarını temsil ederler.Örneğin doktorlar,Üniversite öğretim üyeleri,mühendisler… İşçi sendikaları milyonlarca üye toplayabilirken,yukarıdaki mesleki baskı gruplarının üyeleri birkaç bin ve hatta bazı durumlarda sadece birkaç yüz kadar olabilecektir.
Üyelerin az olmasına karşılık, kadro baskı grupları üyelerin toplumsal tabakalaşma yönünden toplumun üst kesimlerinden olmaları nedeniyle,etkili bir örgüt oluşturabileceklerdir.Özellikle yüksek tabadaki aydınların toplandığı bu gibi baskı grupları,örgüt yönünden örgüt içi disiplini yumuşak olan gruplardır.Grubun,maddi kaynakları,üyelerin saygınlığı,icra edilen baskı için yeterli olmakta,örgüt yapısı ikinci plana gösterebilmektedir.
Kitle baskı grupları,kadro baskı gruplarına göre tam bir ayrılık göstermektedir.Mesleki yönden,kapsadıkları alan,milyonlarca kişinin çalıştığı kesimlerdir.Kadro baskı gruplarına göre en önemli farklardan biri,üyelerinin,toplumun anonim kişilerinden oluşmasıdır.Kadro baskı grubunun yalnız yöneticileri değil,çoğu kez normal üyeleri bile adlarıyla kamu oyunca tanınırken işçi sendikalarında bu söz konusu değildir.Kadro baskı grupları,zaman içinde de düzensiz bir görünüm gösterebilmektedir.
Örgüt yönünden kitle baskı gruplarının oluşumu,yeni sorunların doğmasına yol açmıştır.Maddi yönden az sayıda yüksek miktarda gelir sağlayamadıklarından,kitle baskı grupları,yüksek sayıda üyenin devamlı ama az bir toplam tutan ödentileriyle yaşayan bir örgüt yapısını gerekli kılmıştır.Bunun sonucunda üyelerin kaydı ödentilerin toplanması sorunu ortaya çıkmış,kitle baskı grupları sırf bu amaçla hizmet edecek olan memurları işe almıştır.Kitle baskı gruplarında örgütün sürekliliği,iş disiplininin katılığı,yöneticilerin giderek büyüyen otoriteleri,kadro baskı gruplarına göre tam bir ayrıcalık göstermektedir.
B) Çıkar Doyumuna Dayanan:
Bu yaklaşım kesimlerin (sektör) kendi aralarında ve diğer özel gruplardan kolayca ayırt edilmesini sağlamaktadır.Örneğin;kesimsel gruplar daha süreklidirler ve hükümet organlarıyla etkileyici ilişki kurmaları daha olasıdır.Oysa özel hedeflere yönelik gruplar siyasal iklim değişikliklerinden daha çok etkilenerek,güçlüklerle karşılaşırlar.Bir başka sınıflandırma elle tutulur ve somut çıkarlar arasında ayrıma gitmiştir.Bu farklılık grup üyelerinin motivasyonları açısından söz konusu olup güdülen politika hedefleri ikinci plana bırakılmıştır.Bir diğer sınıflandırma grupları ana politik ilgi alanlarına göre ayırmaktadır.Grup ideolojilerinde başka bir ayrım,örgüt içindeki çıkar (kar) ve değer değişimini esas almakta ve grubun örgüt olarak varlığını bu zemine oturtmaktadır.Diğer bir ayrım kriteri ekonomik menfaattir.Burada gruplar,üyelerinin ekonomik çıkarlarını,maddi menfaatlerini gözetmek ve geliştirmek amacıyla faaliyet gösterirler.Bu ana kategorinin içinde başlıca üç büyük alt kategori yer alır.Bunlar:
*İşveren birlikleri
*Tarım sektöründe çalışanların dernekleri
*İşçi sendikaları
İşveren organizasyonlarının en ünlüleri Amerika’da ‘İmalatçılar Milli Birliği’,İngiltere’de ‘Britanya Endüstrileri Federasyonu’,Fransa’da ‘Fransız işverenler Milli Konseyi’,Almanya’da ‘ B.D.I’ dır.
Tarım sektöründe çalışanların kurdukları baskı gruplarının en tanınmışları ise Amerika Tarım Büroları Federasyonu,İngiltere’de Çiftçiler Milli Birliği, Fransa’da ‘Tarımsal Üreticiler Milli Federasyonu’ dur.
İşçi Sendikalarına gelince Amerika’da ‘Amerikan İşçi Federasyonu ve Endüstriyel Kurumlar Kongresi’,İngiltere’de ‘İşçi Sendikaları Kongresi’ Fransa’da ‘İş Genel Federasyonu İşçiler Fransız Federasyonu’ dur.
C)Örgütsel Biçimleri Temel Alan Sınıflandırma:
Temel bir ayrım olarak federal ve tekçi örgütleniş biçimleri belirtilmektedir.Tutunum açısından federasyonlar daha zayıf gözükmektedirler.Yapısal farklılıklara dayandırılan sınıflandırmaya göre gruplar,küçük orta ve büyük olarak ayrılabilirler.Başka bir yaklaşım liderlerle izleyiciler,sıradan üyeler arasındaki denetim ilişkilerini sınıflandırmaya esas olarak almaktadır.
D)Üyelik Türlerine Göre Sınıflandırmalar:
Birçok sanayileşmiş çıkar grupları görüntüsünün en az üç örgütsel düzeyde belirlediği ileri sürülmüştür.İşlemsel birimde üyeler bireylerdir ve örgütün birincil etkinliği bu bireylerin gereksinmelerine cevap vermektir.Bir diğer düzey de uluslararası bir sendika veya ticaret birliğinin üyesi yeni bir alt örgüt işlemesi birimi oluşturabilir.Üçüncü bir düzey zirvelerdir.Zirve grupları,üye örgütlerinden farklı siyasal roller oynarlar,uyuşumu sağlama ve temsil gibi merkezi bir yapı gerektiren görevleri yürütürler.

BASKI GRUPLARI ve İDEOLOJİLER

Baskı grupları,normal olarak politikanın dışında kalıp,iktidarı kendi yararına etkilemek isteyen örgütlerdir.Dayandıkları sosyal grubun kendine özgü çıkarlarının savunucusu durumundadırlar.Örneğin çiftçileri savunmayı arzulayan bir örgüt,faaliyetlerinde tarım sorunlarıyla ilgili konuları işlemekte,tarım kesiminde çalışan grupların dileklerini kamu oyuna getirmekte,onu aydınlatmakta,iktidardan çiftçiye kolaylıklar sağlanması yolunda isteklerde bulunmaktadır.Bu açıdan bakıldığında yeni bir baskı grubu sınıflamasına gitmek bazı siyaset bilimciler için olanaklı görünmüştür.Bu sınıflamada,temel amacı siyaset olmayan,siyasete istisnai olarak katılan baskı gruplarıyla,tamamen ideolojik anlamda çalışan,temsil ettiği grubun çıkarları ötesinde toplumun tüm sorunlarına yeni bir çözüm getirmek isteyen gruplaşmalar bir ayırıma tabi tutulmaktadır.
Gerçekte bu ayrım,son derece güç gözükmektedir.Çıkarların savunması nerede biter,siyaset nerede başlar bu konuda kesin bir ayırım yapmak günümüzün karmaşık toplumlarında gittikçe güçleşmektedir.Örnek olarak öğretmen derneklerini alırsak,bu kuruluşların gerçek faaliyetleri göz önüne alındığında mesleki çıkarlar mücadelesiyle belli bir siyasal görüş mücadelesini beraber yürüttüklerini görebiliriz.Çeşitli ülkelerde,öğretmen ve öğretim üyeleri,dernekleri,hem savundukları grubun mesleki çıkarlarını savunmakta,hem de öğretim sisteminin eleştirmesini yaparak bu sistemin nasıl bir reforma tabi tutulması gerektiğini kendi açılarından ortaya koymaktadır.

İDEOLOJİK GRUPLAR
İdeolojik gruplar ekseriya türdeş olmayan gruplardır. Ve daha çok manevi menfaatler için çalışırlar.Hükümet ve idare üzerindeki etki dereceleri çok farklıdır.Bazıları A.B.D.’deki İçki Salonları Aleyhtarları Ligi gibi Kongreyi ürkütecek, yıldıracak derecede etkili olmuştur.Bazıları ise sadece ismen vardır. Faaliyet ve etkileri çok azdır. Fransa’da ideolojik baskı gruplarına örnek olarak ‘Atom Silahlanmasına Karşı Fransız Federasyonu’nu gösterebiliriz.bazı ideolojik gruplar gizli,ya da ‘kapalı’ çalışmayı tercih ederler.Mason dernekleri birçok ülkelerde –çeşitli nedenlerle- ‘kapalı’ çalışmaktadırlar.İngiltere’deki ideolojik baskı gruplarının en ünlüleri,Pazar günleri spor gösterileri,müzik toplantıları vb. dahil hiçbir işin yapılmayıp sadece ibadetle meşgul olunmasını isteyenlerin kurdukları ‘Dini Güne Saygı İsteyenler Derneği’ ve buna karşı olanların kurdukları dernekler ile ‘Hayvanlara Kötü Muamele Edilmesini Önleme Derneği’dir.
Amerika’da ırk ayrımına taraftar olmayanların kurduğu ‘Renkli Halkın İlerlemesi İçin Milli Dernek’ çalışmalarına hemen herkesin bildiği önemli bir ideolojik baskı grubudur.

BASKI YÖNTEMLERİ
1-İkna Yolu: Baskı grubu yetkili otoriteyi taleplerine haklı olduğu hususunda ikna etmeye çalışır.Problemin objektif bir görünüş içinde ele alınmış ve bu konuda uzmanlar tarafından ilgili makamlara dosyalar,raporlar sunulması araştırmalar yapılması baskı grubunun ciddi ve güvenilir bir teşekkül olduğu izlenimi yaratma amacını taşımaktadır.
2-Tehdit: Yetkili makamlar baskı grubunun taleplerine yeter derecede kulak asmadıkları takdirde tehdit yoluna başvurur.Milletvekilini ya da senatörü yeniden seçtirmemek için kampanya açmak,telefon,telgraf,mektup göndermek suretiyle kınamak,kapı kapı dolaşarak aleyhte imza toplamak,Meclise gelip aleyhte gösteri yapmak vb. ‘İnatçı memurlara’ baskı grupları bazı ülkelerde parti kanalıyla tesir etmeye çalışırlar.Görevden çıkartmak,başka göreve tayin ettirmek,memurun yerini değiştirmek,sürdürmek gibi değişik metotlar kullanılır.
3-Para:Baskı grupları parayı iki şekilde sarf ederler:
*Siyasi partilere ve adaylara para yardımı yapılması:Birçok ülkelerde işçi sendikaları sosyalist partilere para yardımında bulunmaktadırlar.Müteşebbisler,fabrikatör ve iş adamlarının da bağlı bulundukları ya da sempati duydukları partiye para verdikleri görülmektedir.Amerika’da bazı iş ve endüstri firmaları aday olan kişilere seçim kampanyası masraflarını karşılamak için özel ödenekler ayırırlar.

GİRİŞ
Bildiğimiz gibi insanlar yaşamlarını sürdürebilmek için pek çok mal ve hizmete ihtiyaç duyarlar. Fakat bu mal ve hizmet miktarı insan ihtiyaçlarına göre azdır. Bu nedenle bir kısım ihtiyaçlar tatmin edilmeden kalmaktadır. Bu durum o toplumun insanlarını olumsuz etkiler. Kısacası, bir toplumda üretilen mal ve hizmetlerin miktarı ne kadar fazlaysa, o toplumdaki insanların ihtiyaçları o derece fazla giderilecek ve böylece elde edilen toplam haz ve tatmin duygusu o derece yüksek olacaktır.
Ekonomik refah, toplum ekonomisinde kıt mal ve hizmetlerden elde edilen haz ve tatmin duygularının toplamıdır. Yani, bir insanın ihtiyaçlarını giderecek mal ve hizmetler ne kadar çoksa, o insan ihtiyaçlarının tatmin edilmesinden o derece fazla haz ve zevk duyacak ve böylece ekonomik refah düzeyi yüksek olacaktır. Aynı şey bir ülke ekonomisi içinde geçerlidir. Gerçektende bir ülkede üretilen mal ve hizmetler ne kadar çoksa, o ülke insanlarının ekonomik refah düzeyi de o derece yüksek olacaktır.
Buraya kadar yaptığımız açıklamalar, bir ülke ekonomisinin refah düzeyi ile ülkede üretilen mal hizmetler miktarı arasında çok sıkı ve aynı yönlü bir ilişki olduğunu ortaya koyar. Bu nedenle gerek ekonominin hali hazır durumunu ve gerekse ekonomide meydana gelen büyümeyi veya aksine duraklamayı ortaya koyabilmek için, ekonomide üretilen mal ve hizmetleri rakama döküp saptamak gerekir. İşte bu amaçla yapılan hesaplamaların tümüne “Milli Gelir Hesaplamaları” denir. Bu hesaplamaların sonuçları bize, o ekonominin hali hazır üretim hacmini, refah düzeyini ve bunlara ek olarak üretim ve refah düzeyinde bir dönem öncesine göre ne gibi değişiklikler olduğunu gösterir. Bu nedenle de milli gelir hesaplamaları sonunda elde edilen veriler, gerçekten o ülkenin o dönemdeki durumunu ve gidişini ortaya koyan önemli ekonomik göstergelerdir.
Milli gelir hesaplamaları sonucunda elde edilen bilgiler, gayri safa milli hasıla, safi milli hasıla, milli gelir, kişi başına düşen gelir, şahsi gelir, kullanılabilir gelir gibi kavramlar altında sınıflandırılır. Bununla beraber “milli gelir” kavramı bunlar arasında bir ayrıma gitmeden tümüne ifade eder. Milli gelir tanımının yapacak olursak, milli gelir bir ekonomide belli bir dönemde üretilen nihai mal ve hizmetler toplamıdır.
Nasıl ki bir kişinin yada ailenin geliri, onların refah düzeyinin ölçüsü oluyorsa ,aynı şekilde milli gelir de toplumun refah derecesini gösteren bir ölçüsü olmaktadır. Bu nedenle günümüzde her ülke milli gelir hesaplamalarına büyük önem verir.
Tabakalaşmaya bakarken öncelikle:
Milli gelir
Kişi başını düşen milli gelir
Kişi başına düşen milli gelirin nüfusa dağılımı, göz önünde bulundurulur.

MİLLİ GELİR VE MİLLİ SERVET

Yorum yapın