Merkez bankası – Hazine İlişkisi ve Hazine İşlemleri

Aralık 30, 2009 - Yazar: editor2  
Kategori: ARŞİV

Merkez bankası – Hazine İlişkisi ve Hazine İşlemleri

Hazine; bütçenin gelirlerini toplayan, paralarını saklayıp işleten, gerektiğinde borç para bulan, bütçe giderlerinin gereken yerde ve zamanında ödenmesini sağlayan devlet kurumudur.
Hazine, devletin kasasıdır. Devletin bütün gelirleri hazinede toplanır, bütün giderler yine hazineden yapılır. Bunun için bütçe uygulamasında hazinenin rolü büyüktür.

Hazine-Bütçe İlişkisi

Hazine, kısa vadeli borçlanma yoluyla devlete para bularak, bekletilemeyecek olan bütçe giderlerinin ödenmesini sağlar. Bütçe yılının ilk gününden itibaren değişmez nitelikteki giderler yapılmaya başlanır. Harcama temposu, gelirlerin toplanmasına kıyasla daha düzgündür.
Hazine hesapları, mali yıl içinde devlet giderleri yapıldığı sürece, devlet gelirlerinin devamlı ve düzenli gelmemesi nedeniyle, “geçici” olarak açık verir. Gelirler geldikçe özellikle vergiler toplandıkça ve diğer gelir kaynaklarından hasılat elde edildikçe, bu açıklar kapatılır. Eğer bütçe açıklarının altında bir gelir elde edilirse, bütçe kanunu ile kabul edilen ve önceden yapılmış olan giderler kapatılamayacağından, hazinenin geçici açıkları, kesin açık şekline dönüşmüş olacaktır. Görüldüğü gibi Hazine, devletin genel gelir ve giderleri arasında bağıntı ve uyum sağlayan bir organdır.
Hazine, bütçenin geçici ve devamlı açıklarını, kendi olanak ve araçları ile kapatır. Ödeme güçlüğü ile karşılaştığı zaman, bütçe gelir fazlaları veya özel ödenekle hazine açıklarını kapatılır.
Hazine, kamu maliyesinin parasal yönüdür. Hazine, devlet paralarının maddeten değil, hesaben toplandığı bir kasadır.

Hazineyi hazine yapan iki temel unsur bulunmaktadır.
Bütün devlet gelirlerinin merkezde bir fonda toplanması
Bu fonun merkezden bir elden sevk ve idare edilmesi

Hazine İşlemleri

Hazinenin, bütçe ile ilgili olsun ya da olmasın, gelir tahsili ve gider ödemelerine “hazine işlemleri” denir. (Devletin bütün gelir ve giderleri arasında bir uyum sağlanmasına ilişkin işlemlere “hazine işlemleri” denir.)Türkiye’de hazine işlemleri, Bakanlığa bağlı Hazine müsteşarlığı tarafından yapılır. Hukuki bakımdan hazine tekdir ve devlete aittir. Ülkenin her tarafında bulunan mal sandıkları hazinenin şubeleridir. Bütçe gelirleri, bu şubeler kanalıyla hazineye aktarılır. İl ve belediyelerin kasaları vardır ama hazineleri yoktur. Bunlara ait bir kısım gelirler, Hazinece tahsil ve muhafaza edilir.

Hazinenin fonksiyonlarını geleneksel ve modern fonksiyonlar olarak ikiye ayırabiliriz.
I-Hazinenin geleneksel fonksiyonları (Hazine işlemleri)
1-Yer bakımından hazine işlemleri (nakit hareketleri)
2-Zaman bakımından hazine işlemleri (hazine kaynakları)
II-Hazinenin modern fonksiyonları
1-Para istikrarını sağlama ve koruma fonksiyonu
2-Ekonomiyi düzenleme fonksiyonu
3-Gelir yaratma fonksiyonu

I-Hazinenin Geleneksel Fonksiyonları (Hazine İşlemleri)

1-Yer bakımından hazine işlemleri: Bir ülkede her bölgede, her yörede aynı miktarda gelir elde edilememektedir. Bazı yerlerde gelirler giderlerden fazlayken bazı yerlerde de giderler gelirlerden fazladır. Ancak kamu hizmeti yapanlara yaptıkları hizmetin, kamu giderlerinin karşılığının ödeyebilmek lazımdır. Ancak bölgede yapılan giderler elde edilen gelirlerden fazlaysa bir problemle karşılaşılmaktadır. Devlet giderlerinin yapılmaması gibi bir durum söz konusu olamayacağından, kamu fonlarında denkleştirmeye gidilmesi, yeterli gelir elde edilemeyen giderlerin gelirlerden fazla olduğu bölgelere, gelirlerin giderlerden fazla olduğu bölgelerden para nakledilmesi gerekmektedir. İşte bu denkleştirme, (ahenkleştirme-uyumlaştırma) işlemine ( bu para nakline) “yer bakımından hazine işlemleri” denilmektedir.
Hazine, paralarının nakli görevini 1930 yılında TC Merkez Bankasının kurulmasıyla, Merkez Bankasına vermiştir. Kuruluş kanununda TC Merkez Bankasının hükümetin haznedarı olduğu belirtilmiştir. TCMB’ nin şubelerinin olmadığı yerlerde Ziraat Bankası bu görevi üstlenir.

2-Zaman bakımından hazine işlemleri: Devlet gelirlerinin mali yıl sonunda bütün giderleri karşılayacağı kabul edilse bile, yıl içinde bazı aylarda gelirler giderlere göre yetersiz olabilir. Devlet gelirlerinin tahsilatı ile devlet giderlerinin ödenmesi arasında zaman itibariyle tam bir ahenk, paralellik yoktur. Fakat devlet borçlarının ödenmesi durdurulamayacağı için zaman zaman hazinenin kendi kaynakları yoluyla para bulması gerekir. İşte buna “hazinenin gelir ve giderlerini zaman itibariyle denkleştirmesi (zaman bakımından hazine işlemleri)” denir.
Hazine kendi kaynakları yoluyla para bulmak zorunda kalabilir. Bu kaynaklar şunlardır:
1-Adi emanetler, bütçe emanetleri, hazine özel hesapları
2-Merkez Bankası avansları
a-Kısa vadeli avanslar
b-Altın karşılığı avanslar
3-Hazine bonoları
4-Altın ve döviz stokunun yeniden değerlendirilmesi
5-Aracı kuruluşlar vasıtasıyla borçlanması

(Merkez Bankası cari yıl genel bütçe ödeneklerinin %3’ünü geçmemek üzere hazineye kısa vadeli avans hesabı açabilir.)
(Kanunlardaki özel hükümler dolayısıyla gerçek ve tüzel kişilerin, depozito olarak hazineye yatırmak zorunda oldukları paralar adi emanetlerdir.)

Hazine Açığı – Hazine Fazlası
Hazine açık ya da fazlasını meydana getiren hesaplar bütçe hesapları ile bütçe dışı hesapların birarada gösterilmesinden doğan hazine özel hesapları gibi hesaplar aslında bütçe dışı hesaplardır. Bütçe dışı hesapların gerçekleşmiş gelirleri ile giderleri arasındaki fark (-) olduğu vakit bu hesaplar açık , (+)olduğu vakit bu hesaplar fazla gösteriyor demektir. Hazine açığı ya da fazlası denen şey gerçekleşmiş bütçe gelirleri ile giderleri arasında (-,+) farkın bütçe dışı hesaplar gelirleri ve giderleri arasındaki farkla birarada karşılaştırılması demektir. Hazine açığı ekonomide genişlik doğurucudur. Hazine fazlası ise ekonomide daralma meydana getirir.

II-Hazinenin Modern Fonksiyonları

1-Paranın istikrarını sağlama ve koruma fonksiyonu: Günümüz ekonomilerinde ulaşılmak istenen amaçlardan önemli bir tanesi göreli fiyat istikrarının sağlanmasıdır. Fiyat istikrarı genelde parasal nedenlerden dolayı bozulur. Bir takım dengeler kurulur ve devamı sağlanırsa uzunca bir süre satınalma gücü muhafaza edilir. Yani fiyat istikrarı sağlanır. Bu dengeler şunlardır:
a-Kredi arzı – Kredi talebi dengesi: Ekonomide fiyat istikrarının sağlanması ancak rasyonel esaslara göre yürütülen bir kredi politikasıyla mümkündür. Kredi hacminin ihtiyacın üzerinde olması, enflasyonist: gereksiz yere kısılması da ekonomide durgunluk, daralma etkisi gösterir. Toplam kredi kontrolü iki şekilde yapılabilir.
Kantitatif kredi kontrolü
Kalititatif kredi kontrolü
i-Kantitatif kredi kontrolü:
Toplam kredi hacminin miktar yönünden kontrol edilmesi kantitatif kredi kontrolüdür. Amacı, bankaların ödünç verebilecekleri fonları ve likiditeleri kontrol etmektir. Yöntemleri şunlardır:
İskonto politikası: Faiz haddi, toplam yatırım hacmi üzerinde etkili olabilir. Faiz oranının belirlenmesi bu politikanın esasıdır. Uygulanacak olan ucuz ya da sıkı para politikası kredi talebini dengeler.
Reeskont politikası: Ticari bankalarca iskonto edilmiş senetlerin merkez bankasınca bir daha iskonto edilmesi sırasında uygulanacak oranlar veya hangi senetlerin iskonto edileceği toplam kredi talebini belirler.
Açık piyasa işlemleri: Devletin merkez bankası aracılığıyla likidite durumuna göre menkul kıymet, tahvil ve hisse senedi alımı veya satımı yapmasıdır.
Kanuni karşılıklar: Ticari bankaların topladıkları mevduatın bir kısmı kanuni karşılık adıyla merkez bankasında tutulur. Bu oranların yüksekliği bankaları likidite darboğazına sokar, düşüklüğü ise kredileri ucuzlatır.
Kredi tavanları: Kredi hacmini sektörler ve çeşitleri itibariyle belirli tavanlar bağlamaktadır.
ii-Kantitatif kredi kontrolü:Toplam kredi hacmini kredinin dağıldığı sektörler ve ekonomik faaliyetler yönünden kontrolüdür. Milli ekonomi yönünden gelişmesi arzulanan ve gelişme potansiyeli olan sektörlere kolaylıkla kredi açılır. Aksi tesir yapacak sektörlere de tam tersi uygulanır.
b-Döviz talebi-döviz talebi dengesi: Paranın dış satınalma gücündeki istikrarı kontrol, iç piyasadaki fiyat istikrarının da kontrolünü sağlar.
c-Sermaye arzı- sermaye arzı dengesi:

2-Hazinenin ekonomiyi düzeltme fonksiyonu: Devletin uyguladığı istikrar ve maliye politikalarının, iktisadi istikrar, kalkınma,belirli bir servet, gelir ve refah dağılımı dengesini gerçekleştirme gibi amaçları vardır. Bu amaçlar gerçekleştirilirse ve hazine bu fonksiyonu yerine getirirse milli ekonomi istikrara ve düzene kavuşur.
Devlet bu düzenlemeyi şu vasıtalarla yapar:
a-Devletin mali kurumlar vasıtasıyla ekonomiyi düzenlemesi: Devlet, gelişmesini istediği sektörlere kredi verecek kurumları kurarak bu sektörleri destekler.
b-Kâr etmek amacı dışında uzun vadede, istihdam ve öncülük amacıyla kurulan iktisadi devlet teşekkülleri ekonomik dengeye olumlu yönde etki yapar.
c-Devletin karma teşebbüsler aracılığıyla ekonomiyi düzenlemesi
d-Devletin teşvik tedbirleriyle ekonomiyi düzenlemesi

3-Hazinenin gelir yaratma fonksiyonu: Hazine, bono ihraç ederek veya Merkez bankasında emisyon mekanizmasını harekete geçirerek gelir elde edilir. Bunlar hazinenin özel kaynaklarıdır.

Hazine Müsteşarlığının görevleri

1-Hazine, para kredi nakit hareketleriyle devletin iç ve dış borç işlemlerini yapmak
2-Hazine işlemlerine ait kanun tasarılarını ve diğer mevzuatı hazırlamak ve hazırlanmasına katılmak
3-KİK ve İDT’lerin genel yatırım ve finansman programlarını, DPT’nin görüşünü de alarak, kalkınma planı ve yıllık programlar çerçevesinde hazırlamak ve uygulanmasını izlemek
4-Bankalar ve sermaye piyasasına ilişkin politikaları hazırlamak, uygulanmasını izlemek ve denetlemek
5-Yatırım ve teşvik politikalarının tespiti ile ilgili çalışmalar yapmak,mevzuatı hazırlamak ve kararlaştırılan politikaları uygulamak
6-Kamu ve özel sektör yatırım teşviklerinin kalkınma plan ve yıllık programlarda öngörülen hedefler çerçevesinde yürütülmesini sağlamak
7-Yerli ve yabancı özel sektörün sermaye ve yatırım faaliyetlerinin plan, hedef ve gayelerine uygun bir şekilde yürütülmesini teşvik ve tanzim edecek tedbirleri tespit ve teklif etmek, uygulamak, uygulamayı takip etmek
8-Kalkınma planları ve yıllık programlar çerçevesinde serbest bölgeleri kurmak, işlemek, işlettirmek ve bununla ilgili mevzuatı düzenlemek

Yorum yapın