<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ERPakademi &#187; üretim</title>
	<atom:link href="http://www.erpakademi.com/tag/uretim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.erpakademi.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 01 Jun 2010 15:27:30 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Pamuk İçin Organik Üretim Standartları Nelerdir?</title>
		<link>http://www.erpakademi.com/2010/06/01/pamuk-icin-organik-uretim-standartlari-nelerdir/</link>
		<comments>http://www.erpakademi.com/2010/06/01/pamuk-icin-organik-uretim-standartlari-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Jun 2010 15:25:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[793]]></category>
		<category><![CDATA[İçin]]></category>
		<category><![CDATA[Nelerdir?]]></category>
		<category><![CDATA[Organik]]></category>
		<category><![CDATA[Pamuk]]></category>
		<category><![CDATA[standartlari]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erpakademi.com/2010/06/01/pamuk-icin-organik-uretim-standartlari-nelerdir/</guid>
		<description><![CDATA[* Organik üretim zincirinde her şeyin kayıt altında olması gerekiyor.
* Süreç, çiftçinin eğitimi ve sertifikalandırılması (CU ve IMO) veya GOTS (yeni çatı kuruluşu) ile başlıyor. Bu, 3-5 yıl kadar sürüyor. Sürenin artışı, daha önce orada yapılan tarımın toprağı kirlettiği ve çevre tarlalarla olan sınır durumu ile ilgili.
* Pamukların ayrı çırçırlanması, üretici numaraları ve bilgileri içeren [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="family:verdana;size:11px;">* Organik üretim zincirinde her şeyin kayıt altında olması gerekiyor.</p>
<p>* Süreç, çiftçinin eğitimi ve sertifikalandırılması (CU ve IMO) veya GOTS (yeni çatı kuruluşu) ile başlıyor. Bu, 3-5 yıl kadar sürüyor. Sürenin artışı, daha önce orada yapılan tarımın toprağı kirlettiği ve çevre tarlalarla olan sınır durumu ile ilgili.</p>
<p>* Pamukların ayrı çırçırlanması, üretici numaraları ve bilgileri içeren barkot ile iplik fabrikalarına gönderilmesi gerekiyor.</p>
<p>* İplik fabrikasına geçişin belgeli olması ve iplik örme veya dokumaya giderken, kendi numarası ile beraber iplik yapımında da gerekli kurallara uyulduğunu gösteren barkotlarla yüklenmesi şart. </p>
<p>* Aksesuarlarda yüzde 2-5 oranında tolerans tanınabiliyor ama düğmelerde doğal sedef şartı aranabiliyor. </p>
<p>* Ürün, ihracat aşamasında tüm bu evrelerde belgelenmişse &#8220;Bu ürün sertifika kurumu tarafından belgelendirilmiştir&#8221; etiketi takılıyor. </p>
<p>Kaynak: Bu yazı, Kolay iletişim tarafından, KobiFinans için, Ekonomist Dergisi&#8217;nden derlenmiştir. <o :p></o></span></p>
<p><span style="family:verdana;size:11px;"><a href="http://www.ekonomist.com.tr">www.ekonomist.com.tr</a><br /></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erpakademi.com/2010/06/01/pamuk-icin-organik-uretim-standartlari-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeline Göre Desteklenecek Ürünler Nelerdir?</title>
		<link>http://www.erpakademi.com/2010/06/01/tarim-havzalari-uretim-ve-destekleme-modeline-gore-desteklenecek-urunler-nelerdir/</link>
		<comments>http://www.erpakademi.com/2010/06/01/tarim-havzalari-uretim-ve-destekleme-modeline-gore-desteklenecek-urunler-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Jun 2010 15:25:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[793]]></category>
		<category><![CDATA[Destekleme]]></category>
		<category><![CDATA[Desteklenecek]]></category>
		<category><![CDATA[Göre]]></category>
		<category><![CDATA[Havzaları]]></category>
		<category><![CDATA[Modeline]]></category>
		<category><![CDATA[Nelerdir?]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[Ürünler]]></category>
		<category><![CDATA[ve]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erpakademi.com/2010/06/01/tarim-havzalari-uretim-ve-destekleme-modeline-gore-desteklenecek-urunler-nelerdir/</guid>
		<description><![CDATA[                    Bakanlar Kurulu, T&#252;rkiye Tarım Havzalarının Belirlenmesine İlişkin Karar ile, 30 adet tarım havzasında, 2010 &#252;retim sezonunda &#252;retilen ve satışı yapılan &#252;r&#252;nlere verilecek fark &#246;demesi tutarlarını belirledi. Buna g&#246;re, havza bazında desteklenecek &#252;r&#252;nler ş&#246;yle sıralanıyor:
G&#252;ney Marmara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>                    Bakanlar Kurulu, T&uuml;rkiye Tarım Havzalarının Belirlenmesine İlişkin Karar ile, 30 adet tarım havzasında, 2010 &uuml;retim sezonunda &uuml;retilen ve satışı yapılan &uuml;r&uuml;nlere verilecek fark &ouml;demesi tutarlarını belirledi. Buna g&ouml;re, havza bazında desteklenecek &uuml;r&uuml;nler ş&ouml;yle sıralanıyor:<strong></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>G&uuml;ney Marmara Havzası: </strong>Arpa, buğday, &ccedil;avdar, &ccedil;eltik, dane mısır, kanola, kuru fasulye, k&uuml;tl&uuml; pamuk, nohut, soya fasulyesi, tritikale, yağlık ay&ccedil;i&ccedil;eği, yulaf, zeytinyağı.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Batı Karadeniz Havzası: </strong>Arpa, buğday, &ccedil;avdar, &ccedil;eltik, dane mısır, kanola, kuru fasulye, tritikale, yağlık ay&ccedil;i&ccedil;eği, yulaf, zeytinyağı.<strong></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Kuzey Batı Anadolu Havzası: </strong>Arpa, aspir, buğday, &ccedil;avdar, &ccedil;eltik, dane mısır, kuru fasulye, nohut, tritikale, yağlık ay&ccedil;i&ccedil;eği, yulaf.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Doğu Karadeniz Havzası: </strong>Buğday, &ccedil;avdar, dane mısır, kanola.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Karasu &#8211; Aras Havzası: </strong>Arpa, buğday, &ccedil;avdar, dane mısır, kuru fasulye, mercimek, nohut, tritikale, yağlık ay&ccedil;i&ccedil;eği, yulaf.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Kuzey Marmara Havzası: </strong>Arpa, aspir, buğday, &ccedil;avdar, &ccedil;eltik, kanola, kuru fasulye, dane mısır, tritikale, yağlık ay&ccedil;i&ccedil;eği, yulaf, zeytinyağı.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>B&uuml;y&uuml;k Ağrı Havzası: </strong>Arpa, buğday, &ccedil;avdar, dane mısır, kanola, yağlık ay&ccedil;i&ccedil;eği.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>S&ouml;ğ&uuml;t Havzası: </strong>Arpa, aspir, buğday, &ccedil;avdar, &ccedil;eltik, dane mısır, kanola, kuru fasulye, mercimek, nohut, soya fasulyesi, tritikale, yağlık ay&ccedil;i&ccedil;eği, yulaf, zeytinyağı.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>&Ccedil;oruh Havzası: </strong>Arpa, aspir, buğday, &ccedil;avdar, &ccedil;eltik, dane mısır, kuru fasulye, mercimek, nohut, tritikale, yulaf.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Yukarı Fırat Havzası: </strong>Arpa, buğday, &ccedil;avdar, dane mısır, kanola, kuru fasulye, nohut, tritikale, yulaf.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Kıyı Ege Havzası: </strong>Arpa, buğday, &ccedil;avdar, &ccedil;eltik, dane mısır, kuru fasulye, k&uuml;tl&uuml; pamuk, mercimek, nohut, soya fasulyesi, tritikale, yağlık ay&ccedil;i&ccedil;eği, yulaf, zeytinyağı<strong> </strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Van G&ouml;l&uuml; Havzası: </strong>Arpa, aspir, buğday, &ccedil;avdar, dane mısır, kuru fasulye, nohut, yağlık ay&ccedil;i&ccedil;eği.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Erciyes Havzası: </strong>Arpa, aspir, buğday, &ccedil;avdar, &ccedil;eltik, dane mısır, kanola, kuru fasulye, mercimek, nohut, tritikale, yağlık ay&ccedil;i&ccedil;eği, yulaf.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Kaz Dağları Havzası: </strong>Arpa, aspir, buğday, &ccedil;avdar, &ccedil;eltik, dane mısır, kanola, kuru fasulye, k&uuml;tl&uuml; pamuk, mercimek, nohut, soya fasulyesi, tritikale, yağlık ay&ccedil;i&ccedil;eği, yulaf, zeytinyağı.<strong> </strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>İ&ccedil; Ege Havzası: </strong>Arpa, aspir, buğday, &ccedil;avdar, dane mısır, kanola, kuru fasulye, k&uuml;tl&uuml; pamuk, mercimek, nohut, soya fasulyesi, tritikale, yağlık ay&ccedil;i&ccedil;eği, yulaf, zeytinyağı.<strong> </strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Gediz Havzası: </strong>Arpa, buğday, &ccedil;avdar, dane mısır, kanola, k&uuml;tl&uuml; pamuk, mercimek, nohut, soya fasulyesi, tritikale, yulaf, zeytinyağı.<strong></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Meri&ccedil; Havzası: </strong>Arpa, aspir, buğday, &ccedil;avdar, &ccedil;eltik, dane mısır, kanola, tritikale, yağlık ay&ccedil;i&ccedil;eği, yulaf.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Yeşilırmak Havzası: </strong>Arpa, aspir, buğday, &ccedil;avdar, &ccedil;eltik, dane mısır, kanola, kuru fasulye, mercimek, nohut, soya fasulyesi, tritikale, yağlık ay&ccedil;i&ccedil;eği, yulaf.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Orta Karadeniz Havzası: </strong>Arpa, buğday, &ccedil;avdar, &ccedil;eltik, dane mısır, kanola, kuru fasulye, soya fasulyesi, tritikale, yağlık ay&ccedil;i&ccedil;eği, yulaf.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Karacadağ Havzası: </strong>Arpa, aspir, buğday, &ccedil;eltik, dane mısır, kanola, kuru fasulye, k&uuml;tl&uuml; pamuk, mercimek, nohut, soya fasulyesi, yağlık ay&ccedil;i&ccedil;eği, zeytinyağı.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Zap Havzası: </strong>Arpa, aspir, buğday, &ccedil;eltik, dane mısır, kuru fasulye, k&uuml;tl&uuml; pamuk, mercimek, nohut.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Gap Havzası: </strong>Arpa, aspir, buğday, &ccedil;eltik, dane mısır, kanola, k&uuml;tl&uuml; pamuk, mercimek, nohut, soya fasulyesi, yağlık ay&ccedil;i&ccedil;eği, zeytinyağı.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Batı Gap Havzası: </strong>Arpa, buğday, dane mısır, kuru fasulye, k&uuml;tl&uuml; pamuk, mercimek, nohut, soya fasulyesi, yağlık ay&ccedil;i&ccedil;eği, zeytinyağı.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Doğu Akdeniz Havzası: </strong>Arpa, buğday, &ccedil;avdar, dane mısır, kanola, k&uuml;tl&uuml; pamuk, mercimek, nohut, soya fasulyesi, yağlık ay&ccedil;i&ccedil;eği, yulaf, zeytinyağı.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Kıyı Akdeniz Havzası: </strong>Arpa, buğday, &ccedil;avdar, &ccedil;eltik, dane mısır, kanola, kuru fasulye, k&uuml;tl&uuml; pamuk, nohut, soya fasulyesi, tritikale, yağlık ay&ccedil;i&ccedil;eği, yulaf, zeytinyağı<strong> </strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Ege Yayla Havzası: </strong>Arpa, aspir, buğday, &ccedil;avdar, &ccedil;eltik, dane mısır, kuru fasulye, k&uuml;tl&uuml; pamuk, nohut, tritikale, yağlık ay&ccedil;i&ccedil;eği, yulaf, zeytinyağı<strong> </strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Orta Kızılırmak Havzası: </strong>Arpa, aspir, buğday, &ccedil;avdar, &ccedil;eltik, dane mısır, kanola, kuru fasulye, mercimek, nohut, tritikale, yağlık ay&ccedil;i&ccedil;eği, yulaf.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Orta Anadolu Havzası: </strong>Arpa, aspir, buğday, &ccedil;avdar, dane mısır, kanola, kuru fasulye, mercimek, nohut, soya fasulyesi, tritikale, yağlık ay&ccedil;i&ccedil;eği, yulaf.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Fırat Havzası: </strong>Arpa, buğday, &ccedil;avdar, dane mısır, kanola, kuru fasulye, k&uuml;tl&uuml; pamuk, mercimek, nohut, tritikale, yağlık ay&ccedil;i&ccedil;eği, zeytinyağı.<strong> </strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>G&ouml;ller Havzası: </strong>Arpa, aspir, buğday, &ccedil;avdar, dane mısır, kuru fasulye, mercimek, nohut, tritikale, yulaf, zeytinyağı.<strong> </strong></p>
<p class="MsoNormal">Kaynak: Bu yazı, <a href="/">www.kobifinans.com.tr</a> i&ccedil;in hazırlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erpakademi.com/2010/06/01/tarim-havzalari-uretim-ve-destekleme-modeline-gore-desteklenecek-urunler-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Perakende Gruplarına Üretim Yapabilmek İçin Ne Yapılmalı?</title>
		<link>http://www.erpakademi.com/2010/06/01/perakende-gruplarina-uretim-yapabilmek-icin-ne-yapilmali/</link>
		<comments>http://www.erpakademi.com/2010/06/01/perakende-gruplarina-uretim-yapabilmek-icin-ne-yapilmali/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Jun 2010 15:24:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[793]]></category>
		<category><![CDATA[Gruplarına]]></category>
		<category><![CDATA[İçin]]></category>
		<category><![CDATA[Ne]]></category>
		<category><![CDATA[Perakende]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[Yapabilmek]]></category>
		<category><![CDATA[Yapılmalı?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erpakademi.com/2010/06/01/perakende-gruplarina-uretim-yapabilmek-icin-ne-yapilmali/</guid>
		<description><![CDATA[                    Bu devlerle çalışabilmek için öncelikli adımı genellikle tedarikçilerin atmaları gerekiyor. Yani tedarikçilerin proaktif olanları tercih ediliyor. Sezona ve talebe göre tedarikçi sayılarının değişiklik gösterebiliyor.
Öte yandan Türkiye&#8217;de son yıllarda mal alımında değişen bir trend gözleniyor. Tedarikçilere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>                    <span style="family:verdana;size:11px;">Bu devlerle çalışabilmek için öncelikli adımı genellikle tedarikçilerin atmaları gerekiyor. Yani tedarikçilerin proaktif olanları tercih ediliyor. Sezona ve talebe göre tedarikçi sayılarının değişiklik gösterebiliyor.</p>
<p>Öte yandan Türkiye&#8217;de son yıllarda mal alımında değişen bir trend gözleniyor. Tedarikçilere göre dev zincirlerin Türkiye&#8217;den mal alımlarında düşük adetler ve çoğalan modeller dönemi başladı. Çünkü pazarlama açısından daha fazla çeşit ürün ve daha az mal, esnek bir çalışma ortamı yaratıyor. Türkiye&#8217;nin Avrupa&#8217;ya olan yakınlığı ve Türk tedarikçilerin hızlı üretimleriyle çeşit sunabilme özellikleri sayesinde zincir marketlere kolaylıkla mal satabildikleri söyleniyor. <b style="mso-bidi-font-weight: normal"></p>
<p></b>Bu hızlı sirkülasyonda, yeni desenler ve çeşitlerin numuneleri alım ofislerinde inceleniyor. Bu ürünler gerekirse yurt dışındaki merkezlere gönderiliyor. Merkezler, diğer ülkelerdeki satın almacıları davet ediyor. Ve ortak bir kararla herkes siparişini veriyor. <b style="mso-bidi-font-weight: normal">&nbsp;</p>
<p></b>Zincir marketlere mal vermenin ne iyi yollarından biri de uygun fiyat. Ancak fiyat ve kalite ilişkisini iyi bir dengeye oturtmak gerekiyor. Fakat kırmak, kaliteden ödün verilerek yapılıyorsa, o zaman istikrarlı bir ticaretten söz etmek mümkün olmuyor. </p>
<p><span style="family:verdana;size:11px;">Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için derlenmiştir.<br /></span><br /></span><span style="family:verdana;size:11px;"><span style="family:verdana;size:11px;"><a href="http://www.ekonomist.com.tr">www.ekonomist.com.tr</a></span><br /></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erpakademi.com/2010/06/01/perakende-gruplarina-uretim-yapabilmek-icin-ne-yapilmali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kimya Hangi Sektörlere Üretim Yapıyor?</title>
		<link>http://www.erpakademi.com/2010/06/01/kimya-hangi-sektorlere-uretim-yapiyor/</link>
		<comments>http://www.erpakademi.com/2010/06/01/kimya-hangi-sektorlere-uretim-yapiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Jun 2010 15:22:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hangi]]></category>
		<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<category><![CDATA[Sektörlere]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[Yapıyor?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erpakademi.com/2010/06/01/kimya-hangi-sektorlere-uretim-yapiyor/</guid>
		<description><![CDATA[                    
Kimya sanayi, plastikten kozmetiğe, ilaçlardan boyalara kadar birçok alanda sağladığı nihai ürünlerin yanı sıra, pek çok sektöre de ara mal ve hammadde temin eden bir sanayi dalı olarak, ekonomide önemli bir role sahip. Sektör hayat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>                    <span style="family:verdana;size:11px;"></p>
<p style="family:verdana;size:11px;"><span style="family:verdana;size:11px;">Kimya sanayi, plastikten kozmetiğe, ilaçlardan boyalara kadar birçok alanda sağladığı nihai ürünlerin yanı sıra, pek çok sektöre de ara mal ve hammadde temin eden bir sanayi dalı olarak, ekonomide önemli bir role sahip. Sektör hayat standardımızı arttıran, hastalıklara karşı korunmamızı ve tedavi edilmemizi sağlayan, temizlik ve hijyen konularında katkıda bulunan, giyinme ve beslenmede insanlığın ihtiyacını karşılayan bir sanayi dalı. </p>
<p><span style="family:verdana;size:11px;">Kimya sanayisi;</p>
<p></span></span><span style="family:verdana;size:11px;">* Tarım ilaçları, </p>
<p>* Sentetik gübreler, </p>
<p>* Veteriner ilaçları, </p>
<p>* Sentetik elyaflar, </p>
<p>* Sabun, deterjan, temizleyiciler,</p>
<p>* Plastik hammaddeleri, </p>
<p>* Beşeri ilaç sanayi, </p>
<p>* Kozmetik sanayi, </p>
<p>* Boya, </p>
<p>* Yardımcı maddeler,</p>
<p>* Deri, </p>
<p>* Tekstil, </p>
<p>* İnşaat (boru, levha, kapı,pencere vb.) </p>
<p>* Yapıştırıcı, derz, dolgu maddeleri, izolasyon malzemeleri vb., </p>
<p>* Fotoğraf malzemeleri, </p>
<p>* Barut ve patlayıcılar, gibi birçok sanayi alanında nihai ve ara ürün sağlıyor.</p>
<p></span><span style="family:verdana;size:11px;">Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için derlenmiştir.</span></p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erpakademi.com/2010/06/01/kimya-hangi-sektorlere-uretim-yapiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliğinde Üretim Politikaları</title>
		<link>http://www.erpakademi.com/2010/06/01/kucukbas-hayvan-yetistiriciliginde-uretim-politikalari/</link>
		<comments>http://www.erpakademi.com/2010/06/01/kucukbas-hayvan-yetistiriciliginde-uretim-politikalari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Jun 2010 15:21:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[793]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[Küçükbaş]]></category>
		<category><![CDATA[Politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[Yetiştiriciliğinde]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erpakademi.com/2010/06/01/kucukbas-hayvan-yetistiriciliginde-uretim-politikalari/</guid>
		<description><![CDATA[                    Türkiye&#8217;de koyun ve keçi yetiştiriciliğinin geliştirilmesinde, teknik önlemlerle birlikte üretim politikalarına devletin doğrudan ve dolaylı yapacağı müdahaleler önemli rol oynuyor. Üretim politikaları içinde, kısa dönemde, et, süt, yapağı ve tiftik gibi ürünlerin fiyat oluşumunda desteklemelerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>                    <span style="family:verdana;size:11px;">Türkiye&#8217;de koyun ve keçi yetiştiriciliğinin geliştirilmesinde, teknik önlemlerle birlikte üretim politikalarına devletin doğrudan ve dolaylı yapacağı müdahaleler önemli rol oynuyor. Üretim politikaları içinde, kısa dönemde, et, süt, yapağı ve tiftik gibi ürünlerin fiyat oluşumunda desteklemelerin ve düzenlemelerin yapılması zorunlu. Kısa dönemde söz konusu olacak destekleme ve düzenlemeler, AB ülkelerinde olduğu üzere Ortak Piyasa Düzenleri (OPD)&#8217;ne benzer bir şekilde gerçekleştirilebilir. İlgili bölümde, AB ülkelerinde koyun ve keçi eti fiyat oluşumunda; temel fiyat, haftalık ortalama ağırlık fiyat, müdahale fiyatı, özel depolama yardımları, çeşitli prim uygulamaları, üçüncü ülkelerle ticarette gümrük vergileri ile dış satım iadesi uygulamaların olduğu, son dönemde ise ağırlıklı olarak prim uygulamasına geçildiği belirtiliyor.</p>
<p></span><span style="family:verdana;size:11px;">Koyun ve keçi eti fiyat oluşumunda benzeri destek ve düzenlemelerin gerçekleştirilmesiyle, üretimin hızla iyileştirilmesi söz konusu olabilecek. Böylelikle iç tüketim yanında dış satımda da önemli artışların olabileceği beklenebilir. Koyun ve keçi sütünün de fiyat oluşumunda benzer sistem önerilebilir.</p>
<p></span><span style="family:verdana;size:11px;">Diğer yandan, Ulusal Süt Kurulu yapısı içine alınması düşünülen &#8220;Damızlık Koyun-Keçi Yetiştirici Birlikleri&#8221;nin merkez birliklerini kurmaları gerekiyor. </span><span style="family:verdana;size:11px;">Türkiye&#8217;de yapağı, tiftik gibi hayvansal lifler ile koyun ve keçi derilerinde fiyat oluşumunda, yine AB benzeri uygulamaların gerçekleştirilmesi zorunlu.</p>
<p></span><span style="family:verdana;size:11px;">Dünya merinos fiyatlarının çok düşük olması ve tiftik işlemede teknolojik transferin olmaması gibi nedenlerle bugün anılan liflerde bir destekleme genelde bulunmuyor. Bununla birlikte, ileri de çıkması olası dışalım çıkmazları dikkate alınarak bu ürünler açısından da yerli üretimin desteklenmesi şart. Koyun ve keçi yetiştiriciliğinde üretimi artırmak için, fiyat yolu ile desteklemelerin sürdürülmesiyle birlikte, orta ve uzun dönemde yapısal değişimlere gerek var. Bu amaca yönelik olarak; küçük ve dağınık işletmelerin büyümesi ve birleştirilmesi, bu işletmelerin süt ve et tipi küçükbaş hayvan yetiştiriciliği şeklinde uzmanlaşmış işletmeler durumuna dönüştürülmesi, anılan işletmelerin girdilerinin sağlanması ve işlenmesinde kooperatifler şeklinde örgütlenerek üreticilerin aynı zamanda sanayici olması gibi konular sıralanabilir.</p>
<p></span><span style="family:verdana;size:11px;">Diğer yandan üretim politikalarını yönlendirmek üzere yasal düzenlemelere de gerek var. </span><span style="family:verdana;size:11px;">En önemlileri olarak, meraların kullanımı ve yönetimi, YT ve Birlik&#8217; in görev kapsamında yapılması gereken düzenlemeler sayılabilir. Bunların yanında önemli bir konu da; bitkisel üretimde olduğu gibi hayvansal üretimin yönlendirilmesindeki yetki ve sorumluluk karmaşasını sona erdirecek bir yasal düzenlemeye gereksinme duyuluyor olması&#8230;</p>
<p></span><span style="family:verdana;size:11px;">Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için derlenmiştir.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erpakademi.com/2010/06/01/kucukbas-hayvan-yetistiriciliginde-uretim-politikalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dericilik Sektöründe Üretim</title>
		<link>http://www.erpakademi.com/2010/06/01/dericilik-sektorunde-uretim/</link>
		<comments>http://www.erpakademi.com/2010/06/01/dericilik-sektorunde-uretim/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Jun 2010 15:19:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[793]]></category>
		<category><![CDATA[Dericilik]]></category>
		<category><![CDATA[Sektöründe]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erpakademi.com/2010/06/01/dericilik-sektorunde-uretim/</guid>
		<description><![CDATA[                    

Deri, hemen hemen bütün üretim aşamalarında el emeğinin yoğun olarak kullanıldığı bir sektör. Ayrıca standart bir biçime&#160; sahip olmadığı ve her zaman ihtiyaçlara uygun olarak hazır bulunmadığından, hammaddenin talepler doğrultusunda hazırlanması da sektörde önemli bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>                    <span style="family:verdana;size:11px;"></p>
<p style="family:verdana;size:11px;"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="family:verdana;size:11px;"></span></b><span style="family:verdana;size:11px;"><o :p></o></span></p>
<p style="family:verdana;size:11px;"><span style="family:verdana;size:11px;">Deri, hemen hemen bütün üretim aşamalarında el emeğinin yoğun olarak kullanıldığı bir sektör. Ayrıca standart bir biçime&nbsp; sahip olmadığı ve her zaman ihtiyaçlara uygun olarak hazır bulunmadığından, hammaddenin talepler doğrultusunda hazırlanması da sektörde önemli bir üretim aşamasıdır.</p>
<p></span><span style="family:verdana;size:11px;">Üretiminde kullanılan teçhizatın yeniliği, ürünün kalitesini ve genel olarak verimliliğini etkilediğinden, Türk deri sektörü üretim teknolojisinde meydana gelen değişiklikleri yakından takip ediyor. Kullanılan teknoloji rakip ülkelerin birçoğuna göre ileri durumda. Önemli deri konfeksiyon ülkelerinden Çin, Hindistan ve Pakistan bu anlamda Türkiye&#8217;nin oldukça gerisinde yer alıyor. Öte yandan, dünyanın en önemli deri üreticisi İtalya, teknoloji, moda ve katma değer açısından Türk deri sektörünün kendine hedef edindiği ülkelerden&#8230;</p>
<p></span><span style="family:verdana;size:11px;">Türkiye&#8217;de deri hammaddesi, deri konfeksiyon üreticilerinin ihtiyaçlarına ve kalite beklentilerine cevap vermede yetersiz olduğundan; sektör, yüzde 70-75 oranında ithalata bağımlı durumda. Diğer bir önemli üretim girdisi de işçilik. Toplam girdiler içindeki payı&nbsp; yüzde 15-20 dolayında. Diğer ülkelerle karşılaştırıldığında Çin, Hindistan ve Pakistan deri üretiminde düşük ücret düzeyleri ve devletin uyguladığı sübvansiyonlar nedeniyle avantajlı konumda.</p>
<p></span><span style="family:verdana;size:11px;">400.000 tonluk yıllık deri işleme kapasitesi bulunan sektörde, ihracatta tek pazara bağımlılık ve istikrarsız pazar hareketleri nedeniyle kapasite kullanım oranı düşük kalıyor. 1998 krizini takiben Rusya pazarında yaşanan kriz ve bavul ticaretinin durma noktasına gelmiş olması, sektörde üretim kapasitesini yüzde 30&#8217;lara kadar geriletti. 2000 yılından sonra Rusya piyasasının toparlanma sinyalleri vermesi ve üreticilerin Avrupa pazarında ihracat arayışlarını yoğunlaştırmaları sonucunda, sektör toparlanma sürecine girdi. 2002 yılından sonra ise deri ve deri mamulleri sektörü imalat sanayi üretimindeki yüzde 2,3&#8217;lük ve toplam sanayi istihdamındaki yüzde 1,5&#8217;lik payı ile ülke açısından hayati öneme sahip sektörlerden birisi haline geldi.</p>
<p></span><span style="family:verdana;size:11px;">Kaynaklarda, sektörle ilgili, sonraki yıllara yönelik yeni bir bilgi akışına ise rastlanmıyor.</p>
<p></span><span style="family:verdana;size:11px;">Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için derlenmiştir. </span></p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erpakademi.com/2010/06/01/dericilik-sektorunde-uretim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİ</title>
		<link>http://www.erpakademi.com/2009/12/30/degisim-muhendisligi/</link>
		<comments>http://www.erpakademi.com/2009/12/30/degisim-muhendisligi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Dec 2009 16:29:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor7</dc:creator>
				<category><![CDATA[ÜRETİM VE LOJİSTİK]]></category>
		<category><![CDATA[BI]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[İŞ SÜREÇLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[kalite]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erpakademi.com/2009/12/30/degisim-muhendisligi/</guid>
		<description><![CDATA[DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİ
(REENGINEERING THE CORPARATION)
YENİDEN YAPILANMA İLE DM ARASINDAKİ FARK NEDİR?
-YENİDEN YAPILANMA(RESTRUCTRING) DAHA AZ KAYNAKLA DAHA AZ İŞ YAPMAKTIR.
-DM İSE DAHA AZ KAYNAKLA DAHA ÇOK İŞ YAPMAKTIR.
-TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ ŞU ANDA YAPTIĞIMIZ İŞİ DAHA İYİ YAPMAKTIR.
YAZARLARA GÖRE AMERİKAN ŞİRKETLERİ YA DM Yİ UYGULAYACAK YADA KAPILARI KAPATIP İŞ DÜNYASINDAN ÇIKACAKLARDIR.
        DM BİR ŞEYİ TAMİR ETMEK DEĞİLDİR.HER ŞEYE [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİ<br />
(REENGINEERING THE CORPARATION)<br />
YENİDEN YAPILANMA İLE DM ARASINDAKİ FARK NEDİR?<br />
-YENİDEN YAPILANMA(RESTRUCTRING) DAHA AZ KAYNAKLA DAHA AZ İŞ YAPMAKTIR.<br />
-DM İSE DAHA AZ KAYNAKLA DAHA ÇOK İŞ YAPMAKTIR.<br />
-TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ ŞU ANDA YAPTIĞIMIZ İŞİ DAHA İYİ YAPMAKTIR.<br />
YAZARLARA GÖRE AMERİKAN ŞİRKETLERİ YA DM Yİ UYGULAYACAK YADA KAPILARI KAPATIP İŞ DÜNYASINDAN ÇIKACAKLARDIR.<br />
        DM BİR ŞEYİ TAMİR ETMEK DEĞİLDİR.HER ŞEYE YENİDEN SIFIRDAN BAŞLAMAK DEMEKTİR.ÖNEMLİ OLAN GÜNÜMÜZ TEKNOLOJİ VE TALEPLERİNE GÖRE İŞİ NASIL ORGANİZE ETMEMİZ GERKTİĞİDİR.GEÇMİŞTE İŞLERİN NASIL YÜRÜTÜLDÜĞÜ DM Yİ İLGİLENDİRMEZ.<br />
DM KAVRAMI NASIL ORTAYA ÇIKTI?<br />
        15 YIL ÖNCE BAZI ŞİRKETLERİN ÇALIŞMA YÖNTEMLERİNDE RADİKAL DEĞİŞİKLİKLER YAPARAK PERFORMANSLARINI ÇOK İYİ ŞEKİLDE GELİŞTİRDİKLERİNİ GÖRDÜK VE İNCELEDİK.BU ŞİRKETLER MÜŞTERİLER İÇİN DEĞER YARATAN ÜRETİM SÜREÇLERİNİ DEĞİŞTİRİYORLARDI.KENDİLERİNE SORDUKLARI SORU “YAPTIĞIMIZ İŞİ NASIL DAHA İYİ YAPABİLİRİZ,DAHA UCUZ YAPABİLİRİZ “ DEĞİL “NEDEN YAPIYORUZ “İDİ.GÜNÜMÜZ ŞİRKETLERİ İNCELENDİĞİNDE İŞLERİN ÇOĞUNUN SADECE KENDİ ORGANİZASYONUN TALEPLERİNİ KARŞILAMAK İÇİN YAPILDIĞI GÖRÜLÜR MÜŞTERİLER İÇİN DEĞİL.<br />
KRİZ GEÇMEYECEK<br />
        ŞİRKETLER ŞU ANDA BULUNDUKLARI YAPIDA BULUNDUKLARI SÜRECE KRİZ GEÇMEYECEKTİR.GÜNÜMÜZ ŞİRKETLERİNDE FARKLI BİRİMLERİN İŞBİRLİĞİNİ VE KOORDİNASYONUNU GERKTİREN İŞLER HEP SORUN KAYNAĞIDIR .İŞLERİN ÇOK ÖNEMLİ OLDUĞU KONULARDA BİLE ORGANIZASYONUN YAPISINDAN DOLAYI BU KONUDA SORUMLU BİR KİMSE GENELLİKLE BULUNMAMAKTADIR.<br />
        AMERİKAN ŞİRKETLERİNİN KÖTÜ OLMASININ NEDENİ GEÇMİŞTE ÇOK İYİ OLMALARIDIR.ŞARTTLAR ESKİYE GÖRE ÇOK İYİYDİ AMA BU GÜNE UYMUYORDU.ŞİRKETİN REKABET YETENEKLERİNİ GELİŞTİRMELERİ DAHA FAZLA ÇALIŞMAKLA DEĞİL DAHA FARKLI ÇALIŞMAKLA OLACAKTIR.<br />
        GÜNÜMÜZ İŞLETMELERİNİN TEMELİNİ ATAN BİRİNCİ ADIM<br />
FELSEFECİ VE EKONOMİST OLAN ADAM SMITH SANAYİ DEVRİMİ İLE İŞÇİ VERİMLİLİĞİNİ ARTTIRIP MALİYETLERİN DÜŞÜRÜLMESİ İÇİN İNANILMAZ FIRSATLAR ÇIKTIĞINI KAVRAMIŞTI.”ULUSLARIN ZENGİNLİĞİ “(1776)ADLI KİTABINDA İŞBÖLÜMÜNÜ ANLATIRKEN BİLİNEN HAT MODELLERİNİ ÇİZMİŞTİ.FAKAT O ZAMAN MÜŞTERİ TALEPLERİ BU GÜNKÜ GİBİ ÇOK DEĞİŞİK DEĞİLDİ.<br />
İKİNCİ ADIM<br />
        20 NCİ YÜZYILIN BAŞINDA OTOMOBİL DÜNYASINDAN HENRY FORD VE ALFRED SLOAN TARAFINDAN ATILDI.BU, İŞLERİN KÜÇÜK VE TEKRARLANABİLİR GÖREVLERE BÖLÜNMESİ KAVRAMI İDİ.<br />
ÜÇÜNCÜ ADIM<br />
        İSE 2. DÜNYA SAVAŞINDAN SONRA ATILDI.BU ADIM İSE PAZAR TALEPLERİNE GÖRE SERMAYENİN PLANLANMASI VE BEKLENTİLERİN SAPTANMASI BUNA GÖRE STRATEJİLER GELİŞTİRMEKTİ.FAKAT 2NCİ DÜNYA SAVAŞI SONRASI PAZAR TALEBİ GÜNÜMÜZDEN ÇOK FARKLIYDI.MÜŞTERİLER KENDİLERİNE SUNULANLARI ÇOK BÜYÜK BİR MUTLULLUKLA ALIYORLARDI.HER HANGİ BİR BUZDOLABININ VEYA ARABANIN OLMASI HİÇ OLMAMASINDAN İYİYDİ.1950 VE 60 LI YILLARDA YÖNETİCİLERİN EN BÜYÜK KAYGISI KAPASİTE İDİ. YANİ ARTAN TALEBE KARŞILIK VEREBİLMEK.ORGANİZASYON YAPISI OLARAK TA PİRAMİT ÇOK ELVERİŞLİYDİ.TALEPLE BİRLİKTE ALTA İŞÇİLER DOLDURULUYOR,SONRA ARA YÖNETİCİLER BULUNUYORDU.GÜNÜMÜZDE İSE HİÇ BİRŞEY SABİT VE TAHMİN EDİLEBİLİR DEĞİL.BU YÜZDEN YUKARIDA SAYILAN TEKNİKLER ARTIK BAŞARISIZ OLMUŞTUR.BU GÜNÜN GÜÇLERİ MÜŞTERİ, REKABET VE DEĞİŞİMDİR.<br />
        ARTIK ÜSTÜN OLAN SATICI DEĞİL MÜŞTERİ. TÜM MÜŞTERİLER DİYE BİR KAVRAM KALMADI.GÜNÜMÜZDE SATICININ KARŞI KARŞIYA KALDIĞI KENDİ ZEVKLERİNİ OLUŞTURMA KAPASİTESİNE SAHİP O YA DA BU MÜŞTERİ VAR.BUNUN SEBEPLERİNDEN BİRİSİ ÇOK DAHA FAZLA BİLGİYE KOLAYCA ULAŞABİLMELERİDİR.ARTIK 2NCİ DÜNYA SAVAŞINA GÖRE PAZARLAR DOYMUŞ DURUMDADIR.<br />
        REKABET ESKİDEN OLDUĞU GİBİ EN İYİ FİYATLA EN İYİ HİZMET SUNMAK DEĞİL ÇÜNKÜ BUNU BÜTÜN ŞİRKETLER YAPIYOR.DEĞİŞİM SABİT DEĞER HALİNE GELDİ.DEĞİŞİM ARTIK NORMAL OLANIN TA KENDİSİ.DEĞİŞİMİN HIZI DA GELİŞEN TEKNOLİJİLERLE ÇOK ARTTI.ÜRÜN KULANIM SÜRELERİ KISALDI.PİYASAYA ÇOK DAHA FAZLA ŞİRKET VE MAL ÇIKTI. ÜRÜNLERİN KULLANIM SÜRELERİ ÇOK KISITLI OLDUĞUNDAN ŞİRKETLERE UZUN VADELİ BAŞARIYI ŞİRKETLER DEĞİL O ÜRÜNLERİ MEYDANAGETİREN SÜREÇLER KAZANDIRABİLİR.İYİ ÜRÜNLER BAŞARILI BİR ŞİRKET YARATMAZ ,BAŞARILI BİR ŞİRKET İYİ ÜRÜN YARATIR.<br />
ŞİRKET VE ÜRETİM YAPISINDAN DOĞAN AKSAKLIKLAR PROBLEMLERİ ORTAYA ÇIKARMAKTADIR.BUNLAR:<br />
o	-ŞİRKETTEN HİÇ KİMSE TÜM SÜRECİ İZLEMEDİĞİ İÇİN SÜREÇTEN HİÇ KİMSE SORUMLU DEĞİLDİR.<br />
o	-AYNI SİPARİŞ ÜZERİNDE BU KADAR ÇOK İNSANBİRBİRİNDEN AYRI OLARAK ÇALIŞTIĞINDA HATA KAÇINILMAZ OLUR.<br />
o	-TÜM ŞİRKETLERDE YÖNETİM SÜREÇLERİ YENİDEN TASARLAMAK YERİNE PARÇALARI DÜZELTMEKLE UĞRAŞMAKTADIR.<br />
SORUN:<br />
o	-ESNEK OLAMAMA<br />
o	-TEPKİSİZLİK<br />
o	-MÜŞTERİYE ODAKLANAMAMA<br />
o	-SONUÇTAN ÇOK FAALİYETLERE ÖNEM VERME<br />
o	-BÜROKRATİK FELÇ<br />
o	-YENİLİK EKSİKLİĞİ<br />
o	-YÜKSEK GENEL GİDERLERDİR<br />
o	 <br />
o	YAPILAN ŞİMDİYE KADAR BU FAKTÖRLERİN FATURASINI MÜŞTERİYE ÇIKARTMAKTI.SORUN 19NCU YY. DA 20NCİ YY. DA BAŞARILI OLACAK ŞEKİLDE TASARLANMIŞ ŞİRKETLERLE 21NCİ YY.A GİRİYOR OLMAMIZDIR.<br />
 <br />
DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİ(DM)NEDİR?<br />
        DM ŞU SORUYLA BAŞLAR”ELİMDEKİ BİLGİ VE TEKNOLOJİ İLE BU ŞİRKETİ YENİDEN YARATIYOR OLSAYDIM NASIL BİR ŞEY YAPARDIM.”DM VAR OLANI TAMİR ETMEK DEĞİLDİR.DM HER ŞEYİ YENİDEN PLANLAMAKTIR.<br />
DM MALİYET, KALİTE ,HİZMET,HIZ GİBİ ÇAĞIMIZIN EN ÖNEMLİ PERFORMANS ÖLÇÜLERİNDE ÇARPICI GELİŞTİRMELER YAPMAK AMACIYLA İŞ SÜREÇLERİNİN TEMELDEN YENİDEN DÜŞÜNÜLMESİ VE RADİKAL BİR BİÇİMDE YENİDEN TASARLANMASIDIR.<br />
o	-TEMELDEN ÇÜNKÜ ŞİRKET ÖNCE NE YAPMASI GEREKTİĞİNİ BELİRLER(ETKİNLİK) DAHA SONRA DA NASIL YAPMASI GERKTİĞİNİ(VERİMLİLİK)<br />
o	-RADİKAL ÇÜNKÜ YAPACAĞIMIZ İŞ LATİNCE RADİX(KÖK) KELİMESİNDEN GELİR.MEVCUT OLANLA OYALANMAK DEĞİL ESKİYİ TAMAMEN FIRLATIP ATMAK DEMEKTİR.<br />
o	-ÇARPICI ÇÜNKÜ AMAÇ AŞAMALI DEĞİŞİMLER YAPMAK DEĞİL AMAÇ%10 LUK KAR OLSAYDI BUNUN İÇİN DM Yİ UYGULAMAYA GEREK YOKTU.<br />
    3TÜR ŞİRKET DM YE BAŞVURUR:<br />
1.BAŞI CİDDİ BOYUTTA BELADA OLAN ŞİRKETLER<br />
2.BAŞI HENÜZ DERDE GİRMEMİŞ AMA YÖNETİCİLERİ YAKLAŞAN BELAYI FARKEDECEK KADAR İLERİ GÖRÜŞLÜ OLANLAR<br />
3.DORUK NOKTASINDA OLANLAR.BUNLAR İÇİN UFUKTA BELİRGİN SORUN YOKTUR FAKAT YÖNETİCİLERİ HIRSLI VE AGRESİFTİR.<br />
BİRİNCİ ŞİRKETLER ÇARESİZDİRLER.DUVARA ÇARPMIŞ VE YIKILMIŞLARDIR.İKİNCİ ŞİRKETLER HIZLA YOL ALMAKTADIR FAKAT ÖNLERİNDE BİR ŞEY BELİRMEKTEDİR.BU BİR DUVAR MIDIR ACABA?ÜÇÜNCÜ ŞİRKETLER İSE GÜNEŞLİ BİR GÜNDE GEZİNTİYE ÇIKMIŞLARDIR VE ŞÖYLE DÜŞÜNÜRLER.”DURUP DİĞERLERİNİN ÇARPACAĞI BİR DUVAR YAPMAK İÇİN NE KADAR UYGUN BİR ZAMAN”<br />
DİĞER BİR ANAHTAR KELİME SÜREÇTİR.SÜREÇ, GİRDİLERİN ALINIP BUNLARDAN MÜŞTERİ İÇİN DEĞER OLUŞTURACAK ÇIKTILARIN OLUŞTURDUĞU FAALİYETLERİN TOPLAMIDIR.YÖNETİCİLER GENELDE KAVRAMLAR ÜZERİNDE YOĞUNLAŞIRLAR SÜREÇLERİN DEĞİL.<br />
TEMEL ,RADİKAL,ÇARPICI VE SÜREÇ BU KELİMELER DM İÇİN ÇOK ÖNEMLİDİR.(BU BÖLÜMDE KİTAPTA IBM CREDIT,FORD MOTOR VE KODAK ŞİRKETLERİNDEN ÇARPICI ÖRNEKLER VERİLMİŞTİR.<br />
DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİ NE DEĞİLDİR?<br />
        1.OTOMASYON DEĞİLDİR.YÖNETİM BİLİŞİM SİSTEMLERİ DM İÇİN BİR KATALİZÖR GÖREVİ GÖRÜR FAKAT VAROLAN SÜREÇLERİ BİLGİ TEKNOLOJİSİ İLE OTOMASYONA GEÇMEK KEÇİ YOLLARINI ASFALTLAMAK GİBİ BİR ŞEYDİR.<br />
        2.YENİDEN YAPILANMA VE KÜÇÜLTME DE DEĞİLDİR<br />
        3. TKYSİSTEMDE ÇALIŞIR.AMAÇ YAPILANI DAHA İYİ YAPMAKTIR.DM İSE MEVCUT SİSTEMİ KALDIRIP YERİNE DAHA İYİSİNİ KOYMAYI AMAÇLAR.<br />
İŞ SÜRECİNİN YENİDEN DÜŞÜNÜLMESİ<br />
        ENDÜSTRİYEL MODEL İŞÇİLERİN KALİFİYE OLMADIKLARI VE BUNUN İÇİNDE VERİLEN GÖREVLERİN ÇOK BASİT OLMALARI GEREKTİĞİNE İNANIR.SMITH E GÖRE İNSANLAR BİR TEK VE KOLAY İŞİ YAPARKEN DAHA VERİMLİ ÇALIŞABİLİRLER.DM BUNLARIN HEPSİNİ KALDIRIR.DM NİN UYGULANDIĞI İŞ SÜREÇLERİNİN ÖZELLİKLERİ ŞUNLARDIR:<br />
        1.PEK ÇOK İŞ BİR TEK İŞ HALİNDE BİRLEŞTİRİLİR.VAKA ELEMANI MÜŞTERİ TEMSİLCİSİ GİBİ KAVRAMLAR GELİŞTİRİLMİŞTİR.BU, PASLAŞMALARI VE BUNA BAĞLI ZAMAN KAYBINI VE HATALARI AZALTMIŞTIR.<br />
        2.KARARLARI ELEMANLAR VERİR.KARAR AŞAMASININ GERÇEK İŞREN AYRILMASI YERİNE KARAR VERME O İŞİN PARÇASI OLUR.SÜREÇ BÖYLECE DİKEY OLARAK TA BİRLEŞTİRİLMİŞ OLUR.<br />
        3.SÜRECİN İÇİNDEKİ ADIMLAR DOĞAL BİR SIRA İÇİNDE GERÇEKLEŞTİRİLİR.ÇİZGİSELLİKTEN ARINDIRILIR.PEK ÇOK İŞİN AYNI ANDA YAPILMASI SAĞLANIR.<br />
        4.SÜREÇLERİN PEK ÇOK ÇEŞİDİ VARDIR.<br />
        5.İŞ EN MANTIKLI YERDE GERÇEKLEŞTİRİLİR.<br />
        6.KONTROL VE DENETİMLER AZALTILIR.(MANTIKLI YETKİLER VERİLEREK)<br />
        7.MUTABAKAT EN AZA İNDİRİLMİŞTİR.SÜREÇTEKİ BAZI NOKTALAR TAMAMEN KALDIRILARAK ZAMAN KAYBI ÖNLENİR.<br />
        8.TEK TEMAS NOKTASINI BİR VAKA YÖNETİCİSİ OLUŞTURUR.<br />
SÜRECİN ADIMLARI ÇOK KARMAŞIK YA DA BİRLEŞTİRİLEMEYECEK ŞEKİLDE DAĞINIK OLDUĞUNDA BU MEKANİZMA İŞE YARAR.<br />
YENİ İŞ DÜNYASI<br />
        BİR ŞİRKET DM Nİ SÜREÇLERE UYGULANDIĞINDA OLUŞAN DEĞİŞİMLER:<br />
        1.İŞ BİRİMLERİ İŞLEVSEL BÖLÜMLERDEN SÜREÇ EKİPLERİNE DOĞRU DEĞİŞİR.<br />
        2.İŞLER BASİT GÖREVLERDEN ÇOK BOYUTLU İŞLERE DEĞİŞİR.<br />
        3.İNSANLARIN ROLLERİ KONTROL EDİLENDEN YETKİLKENDİRİLENE DOĞRU DEĞİŞİR.BİR YADA BİRKAÇ KİŞİDEN OLUŞAN VE SÜREÇ ODAKLI İŞLERİ YERİNE GETİREN EKİPLER KENDİ KENDİLERİNİ YÖNETME DURUMUNDADIR.ORGANİZASYONA KARŞI OLAN SORUMLULUKLARINI İŞİ VAKTİNDE YETİŞTİRME,VERİMLİLİK,KALİTE VB. SINIRLARI İÇİNDE İŞİN NE ZAMAN VE NASIL YAPILACAĞINA KENDİLERİ KARAR VERİRLER.GÖREVLERİNİ BİR AMİRİN YÖNLENDİRMESİNİ BEKLEDİKLERİNDE SÜREÇ EKİBİ OLMAKTAN ÇIKACAKLARDIR.BUNDAN DOLAYI ÇALIŞANLARIN SADECE NİTELİKLERİ DEĞİL KİŞİLİKLERİ DE ÖNEM KAZANIR.<br />
        4.İŞE HAZIRLANMA YETİŞTİRMEDEN EĞİTİME DOĞRU DEĞİŞİR.YETİŞTİRME,BECERİ VE NİTELİKLERİ ARTTIRARAK ELEMANLARA BİR GÖREVİN “NASILLARINI” ÖĞRETİR.EĞİTİM İSE ÖNGÖRÜLERİ İLKE ANLAYIŞLARINI GELİŞTİREREK”NİYELERİNİ” ÖĞRETECEKTİR.<br />
        5.PERFORMANS ÖLÇÜM VE ÜCRET POLİTİKALARINDA ODAK NOKTASI FAALİYETTEN SONUÇLARA DOĞRU DEĞİŞİR.DM DE ÜCRETİ PERFORMANS VE ŞİRKETE KATKI BELİRLER.ELEMANLARA ÜNVAN VEYA KIDEMLERİNE GÖRE ÜCRET ÖDENMEZ.<br />
        6.İLERLEME KRİTERLERİ PERFORMANSTAN YETENEĞE DOĞRU DEĞİŞİR.TEMEL İLKE PERFORMANSA GÖRE ÜCRET VERMEK VE YETENEĞE GÖRE TERFİ ETTİRMEKTİR.BİR KİŞİNİN İYİ BİR KİMYAGER OLMASI ONUN KİMYAGERLERE İYİ BİR YÖNETİCİ OLACAĞINI GÖSTERMEZ.BÖYLE YAPILIRSA ŞİRKET İYİ BİR KİMYAGER KAYBETMİŞ,KÖTÜ BİR YÖNETİCİ KAZANMIŞ OLUR.<br />
        7.DEĞERLER KORUYUCUDAN ÜRETKENE DOĞRU DEĞİĞŞİR.DM ELEMANLARI PATRONLARI İÇİN DEĞİL MÜŞTERİLERİ İÇİN ÇALIŞIRLAR.<br />
        8.YÖNETİCİLER AMİRDEN ANTRANÖRE DOĞRU DEĞİŞİR.GELENEKSEL DÜŞÜNCE İŞİ KÜÇÜMSER.ŞÖYLE Kİ;İLERLEMEK SADECE YÖNETİCİ OLMAKLA OLABİLECEKTİR.BÖYLECE “ÇALIŞMAK YÖNETMEKTEN DAHA AZ ÖNEMLİDİR.”<br />
        9.ORGANİZASYON YAPILARI HİYERARŞİDEN SADELİĞE DOĞRU DEĞİŞİR.<br />
10.ÜST DÜZEY YÖNETİCİLER, SKOR TUTUCUDAN LİDERE DOĞRU DEĞİŞİR.<br />
TÜMEVARIM YÖNTEMİYLE DÜŞÜNMEYİ ÖĞRENMEK<br />
        BİLGİ TEKNOLOJİSİNİN DM YE UYGULANMASININ TEMELİNDE TÜMEVARIM YÖNTEMİ VARDIR.ÖNCE İYİ BİR ÇÖZÜM BULMAK SONRA DA BU ÇÖZÜMÜN ÇÖZEBİLECEĞİ VE ŞİRKETİN VARLIĞINDAN BELKİ DE HENÜZ HABERDAR OLMADIĞI SORUNLARI ARAŞTIRMAK.ŞİRKETLER ŞU ANDA YAPTIĞIMIZ İŞİ İLERLETMEK İÇİN YENİ TEKNOLOJİK GELİŞMELERİ NASIL KULLANABİLİRİZ DİYE SORUYORLAR FAKAT SORULMASI GEREKEN SORU TEKNOLOJİYİ ŞU ANDA YAPAMADIĞIMIZ ŞEYLERİ YAPMAK İÇİN NASIL KULLANABİLİRİZ OLMALI.<br />
        KİŞİSEL BİLGİSAYARIN BABASI OLARAK BİLİNEN ALAN KAY ŞÖYLE DEMİŞTİR.”ÖNEMLİ BİR TEKNOLOJİ ÖNCE SORUN YARATIR SONRA DA BU SORUNU ÇÖZER.”ÇOĞU ŞİRKET TEKNOLOJİDE GİZLİ İŞ OLANAKLARININ FARKINDA BİLE DEĞİLDİR.TEKNOLOJİ İLE İLGİLİ YENİ KURALLARIN BAZILARI ŞUNLARDIR:<br />
1.ESKİ KURAL:BİLGİ AYNI ANDA BİR TEK YERDE BULUNABİLİR.<br />
YIKICI TEKNOLOJİ:ORTAK VERİTABANLARI<br />
YENİ KURAL:BİLGİ AYNI ANDA GEREKTİĞİ KADAR ÇOK YERDE BULUNABİLİR.<br />
2.ESKİ KURAL:KARMAŞIK İŞLERİ YALNIZCA UZMANLAR YAPABİLİR.<br />
YIKICI TEKNOLOJİ:UZMAN SİSTEMLER<br />
YENİ KURAL:BİR UZMANIN İŞİNİ GENEL BİR UZMAN YAPABİLİR.<br />
3. ESKİ KURAL:İŞLETMELER MERKEZİYETÇİLİK VE MERKEZİYETÇİLİKTEN UZAKLAŞMA ARASINDA SEÇİM YAPMAK ZORUNDADIR.<br />
YIKICI TEKNOLOJİ:TELEKOMİNİKASYON AĞLARI<br />
YENİ KURAL: İŞLETMELER MERKEZİYETÇİLİK VE MERKEZİYETÇİLİKTEN UZAKLAŞMANIN AVANTAJLARINI BİR ARADA YAŞAYABİLİR.<br />
4. .ESKİ KURAL:TÜM KARARLARI YÖNETİCİLER VERİR.<br />
YIKICI TEKNOLOJİ:KARA R DESTEKLEME ARAÇLARI (VERİ TABANLARI,MODELLEME PROGRAMLARI)<br />
YENİ KURAL:KARAR VERME TÜM ELEMANLARIN İŞLERİNİN BİR PARÇASIDIR.<br />
5. ESKİ KURAL:ARADIĞINIZ ŞEYLERİN NEREDE OLDUĞUNU KENDİNİZ BULMAK ZORUNDASINIZ..<br />
YIKICI TEKNOLOJİ:OTOMATİK BELİRLEME VE ARAŞTIRMA TEKNOLOJİSİ<br />
YENİ KURAL:ARADIKLARINIZIN NEREDE OLDUĞUNU SİZE KENDİLERİ SÖYLER.<br />
6. .ESKİ KURAL:PLANLAR PERİYODİK OLARAK DEĞİŞİR.<br />
YIKICI TEKNOLOJİ:YÜKSEK PERFORMANSLI PLANLAMA<br />
YENİ KURAL:PLANLAR ANINDA DEĞİŞİR.<br />
DM Nİ KİM GERÇEKLEŞTİRECEK<br />
1.LİDER:DM Nİ ONAYLAYAN VE MOTİVE EDEN ÜST YÖNETİCİ<br />
2.SÜREÇ SAHİBİ:BELİRLİ BİR SÜRECİN VE SÜRECE UYGULANAN DM ÇALIŞMASININ SORUMLULUĞUNU TAŞIYAN YÖNETİCİ<br />
3.DM EKİBİ:BELLİ BİR SÜRE İLE DM UYGULAMASI İLE GÖREVLENDİRİLMİŞ BU SÜRECE TEŞHİS KOYAN VE YENİDEN TASARLANMASI İLE UYGULAMASINI YÖNETEN BİREYLER GRUBU<br />
4.İDARE KOMİTESİ:ÜST DÜZEY YÖNETİCİLERDEN OLUŞAN VE ŞİRKETİN DM STRATEJİSİNİ GELİŞTİREN VE İZLEYEN İLKE ÜRETME MEKANİZMASI<br />
5.DM ÇARI:ŞİRKET İÇİNDE DM TEKNİKLERİ İLE ARAÇLARINI GELİŞTİRMEKTEN VE ŞİRKETİN AYRI DM PROJELERİNİN BİRBİRLERİNİ GÜÇLENDİRİLMELERİNİ SAĞLAMAKTAN SORUMLU BİREY<br />
        LİDERİN GÖREVİ Vİ,ZYON YARATMAK VE BİREYLERİ MOTİVE ETMEKTİR.LİDERİN VAZGEÇİLMEZ ÖZELLİKLERİ HIRS,HAREKETLİLİK VE ENTELLEKTÜEL MERAKTIR.STATÜKOCU BİRİ BUNU ASLA BAŞARAMAZ.BAŞARISIZLIKLA SONUÇLANAN DM ÇALIŞMALARINDAN ÇOĞU LİDERDEKİ ÇÖZÜLMEDEN KAYNAKLANMAKTADIR.<br />
        SÜREÇ SAHİBİ PRESTİJLİ ,GÜVENİLİR VE ŞİRKET İÇİNDE ETKİLİ ORTA KADEME YÖNETİCİ OLMALIDIR.GÖREVİ DM Yİ UYGULAMAK DEĞİL UYGULANMASINI SAĞLAMAKTIR.EKİBİ MOTİVE EDER,İLHAM VERİR VE YÖNLENDİRİR.<br />
        DM EKİBİ İŞİ YENİDEN YARATAN İNSANLARDIR.EKİP 5-10 KİŞİ ARASINDADIR.EKİPTE İÇERİDEN VE DIŞARIDAN KİŞİLER BULUNUR.İÇERİDEKİLER İŞİ BİLİRLER ,SÜRECİ TANIRLAR,ŞİRKETİN YÜKSELEN YILDIZLARIDIR.DIŞARIDAKİLER İSE DM SÜRECİNDE GÖREVLİ DEĞİLLERDİR..DAHA NESNEL OLABİLİRLER VE EKİBE FARKLI BAKIŞ AÇILARI GETİREBİLİRLER.DM ÇALIŞMASI SIRASINDA ORTAYA HİÇ ÇELİŞKİ ÇIKMAMASI YETERİNCE ÜRETİCİ OLUNMADIĞINI GÖSTERİR.DM İCAT KEŞİF,YARATICILIK VE SENTEZ İÇERİR.<br />
        İDARE KOMİTESİ OLUŞTURULMASI İSTEĞE BAĞLIDIR VE ORGANİZASYONUN GENEL DM STRATEJİSİNİ PLANLAR.<br />
        DM ÇARI HER BİR SÜREÇ SAHİBİ İLE DM EKİBİNİ DESTEKLEYİP ÇALIŞABİLMELERİNİ SAĞLAR VE SÜRMEKTE OLAN TÜM D M FAALİYETLERİNİ KOORDİNE EDER.<br />
DM NİN UYGULANACAĞI SÜREÇLERİN BELİRLENMESİ<br />
        ACABA HANGİ SÜRECE DM Nİ UYGULAYALIM?AŞAĞIDAKİ MADDELER BU ÖNCELİĞİ BELİRLEYEBİLİR.<br />
1.GÖREVİN YERİNE GETİRİLEMEMESİ(EN SORUNLU SÜREÇLER NELERDİR?)<br />
2.ÖNEMLİLİK (MÜŞTERİLERİ EN ÇOK ETKİLEYEN SÜREÇLER NELERDİR?)<br />
3.UYGULANABİLİRLİK (YENİDE TASARIMA EN UYGUN SÜREÇLER NELERDİR?)<br />
SÜRECİN SEÇİLMESİNDEN SONRA İLK ADIM YENİDEN TASARLAMAK DEĞİL MEVCUT SÜRECİ ANLAMAKTIR.SÜREÇ NE YAPAR,NE KADAR İYİ(KÖTÜ) İŞLEMEKTEDİRVE PERFORMANSI ETKİLEYEN EN ÖNEMLİ KONULAR NELERDİR.İŞTE BUNDAN SONRA SÜRECİN YENİDEN TASARLANMASINA GEÇİLEBİLİR.<br />
SÜRECİN YENİDEN TASARLANMASI<br />
        BİR SÜRECİN GERÇEKLEŞTİRİLMESİNDE MÜMKÜN OLDUĞUNCA AZ KİŞİ YER ALMALIDIR.VARSAYIMLAR BELİRLENİP BUNLAR YOK EDİLMELİDİR.ORGANİZASYONDAKİ ÇOĞU ŞİŞKİNLİKLER VARSAYIMLARDAN İLERİ GELMEKTEDİR.BİLGİ TEKNOLOJİSİNİN YIKICI GÜCÜNDEN FAYDALANILMALIDIR.TEKNOLOJİNİN YARATICI BİR ŞEKİLDE KULLANILMASI İÇİN FIRSAT ARANMALIDIR.<br />
DM Yİ UYGULAMAYA BAŞLAMAK<br />
        İNSANLARIN İŞ HAYATLARINDA RADİKAL DEĞİŞİKLİKLER OLACAĞI FİKRİNİ KABUL ETMELERİNİ SAĞLAMAK, TEK ÇARPIŞMADA KAZANILABİLECEK BİR SAVAŞ DEĞİLDİR.BURADA EN ÖNEMLİ ŞEY ÇALIŞANLARA DM NİN ÖNEMİNİ İYİ BİR ŞEKİLDE KAVRATMAKTIR.BUNLAR “EYLEM SAVUNUSU” VE “VİZYONBİLDİRİSİ” OLARAK ADLANDIRILAN BELGELERLE YAPILIR.<br />
EYLEM SAVUNUSU ŞİRKETİN DM Nİ NEDEN UYGULAMAK ZORUNDA OLDUĞUNU SÖYLER VE ŞU FAKTÖRLERİ İÇERİR.<br />
1.İŞ KAPSAMI<br />
2.İŞ SORUNU<br />
3.PAZARDAKİ TALEPLER<br />
4.TEŞHİS<br />
5.EYLEMSİZ KALMANIN MALİYETİ<br />
VİZYON ŞİRKETİN İŞİNİ BİTİRDİĞİNDE ELDE ETMEK İSTEDİGİNE İNANDIĞI ŞEYDİR. MORALLER BOZULMAYA<br />
BAŞLADIĞINDA ASKERLERİ ŞEVKE GETİRMEK İÇİN SALLANACAK BİR BAYRAKTIR. GÜÇLÜ BİR VİZYON:<br />
A.OPERASYONLAR ÜZERİNE YOĞUNLAŞIR.<br />
B.ÖLÇÜLEBİLİR AMAÇ VE BİRİMLERİ İÇERİR.<br />
C.ENDÜSTRİDEKİ REKABET TEMELİNİ DEĞİŞTİRİR.<br />
    KİTABIN BU BÖLÜMÜNDE A.B.D. NİN TEBRİK KARTI ENDÜSTRİSİNE HÜKMEDEN HALLMARK(İYİ BİR DURUMDAYDI VE GELECEKTEKİ PROBLEMLERİ DEFETMEK İÇİN DM Nİ UYGULAMIŞTI.),PEPSİ CO. NUN YAN KURULUŞU OLAN FAST FOOD LOKANTALAR ZİNCİRİ OLAN TACO BELL(BATMAK ÜZEREYDİ);TELEVİZYON ,TELEFON VE POSTADAN YARARLANARAK HAYAT,SAĞLIK,MÜLK VE KAZA SİGORTALARI PAZARLAYAN DRG-DIRECT RESPONSE GROUP-(SİLİNMEKTE OLAN BİR KİTLE PAZARINDA KİTLE PAZARLAYICISI İDİ) VE BİR İLETİŞİM ŞİRKETİ OLAN BELL ATLANTIC İN DM UYGULAMALARI ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR.<br />
DM DE BAŞARILI OLMAK<br />
        BİLİMSEL OLMAYAN TAHMİNLERE GÖRE DM ÇALIŞMASINA GİRİŞEN ORGANİZASYONLARIN % 50-% 70 GİBİ BÜYÜK BİR KISMI İSTEDİKLERİ ÇARPICI SONUÇLARA ULAŞAMIYORLARDI.ORTAK BAŞARISIZLIKLARIN NEDENLERİ ŞUNLARDI:<br />
1.BİR SÜRECİ DEĞİŞTİRMEK YERİNE TAMİR ETMEYE ÇALIŞMAK.BİR İNEĞE ÜZERİNDE” BEN BİR ATIM “YAZAN TABELA TAKMAK ONU AT YAPMAZ.<br />
2.İŞ SÜREÇLERİ ÜZERİNDE YOĞUNLAŞMAMAK<br />
3.SÜRECİN YENİDEN TASARLANMASI DIŞINDA ,HER ŞEYİ GÖZ ARDI ETMEK.<br />
4.İNSANLARIN DEĞER VE İNANÇLARININ İHMAL EDİLMESİ.YÖNETİM ELEMANLARININ MASALARINDAN GEÇENLER KADAR KAFALARINDAN GEÇENLERE DE ÖNEM VERMELİDİR.<br />
5.KÜÇÜK SONUÇLARLA YETİNMEYE HAZIR OLMAK.<br />
6.ÇOK ERKEN VAZ GEÇMEK.<br />
7.SORUNUN VE DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİ ÇALIŞMASININ KAPSAMININ TANIMLANMASINA ÖNCELİK VERMEK.<br />
DM ULAŞILMAK İSTENEN HEDEFLERİN BELİRLENMESİYLEBAŞLAR,BU HEDEFLERE ULAŞILMA YÖNTEMLERİNİN BELİRLENMESİYLE DEĞİL.<br />
8.MEVCUT ŞİRKET KÜLTÜRLERİNİN VE YÖNETİM DAVRANIŞLARININ DM BAŞLAMASINI ENGELLEMELERİNE İZİN VERMEK.<br />
9.DM Nİ EN ALTTAN EN ÜSTE DOĞRU UYGULAMAYA ÇALIŞMAK.<br />
10.ÇALIŞMAYI YÖNETMEK ÜZERE DM Nİ ANLAMAYAN BİREYLERİ GÖREVLENDİRMEK<br />
11.DM NE AYRILAN KAYNAKLAR KONUSUNDA CİMRİLİK ETMEK.<br />
12.DM Nİ ŞİRKETİN GÜMDEMİNİN ORTALARINA GÖMMEK.<br />
13.ENERJİNİN PEK ÇOK BÜYÜK DM PROJESİ ARASINDA DAĞILMASI<br />
14.GENEL MÜDÜRÜN EMEKLİLİĞİNE 2 YIL KALA DM UYGULAMAYA KALKMAK<br />
15.DM Nİ D İĞER İŞ İLERLEME PROGRAMLARINDAN AYIRT ETMEYİ BAŞARAMAMAK<br />
16.TASARI ÜZERİNDE AŞIRI YOĞUNLAŞMAK.<br />
17.DM Nİ KİMSEYE MUTSUZ ETMEDEN GERÇEKLEŞTİRMEYE ÇALIŞMAK<br />
OMLET YAPMAK İÇİN YUMURTALARI KIRMAK GEREKTİR.<br />
18.DM NİN GEREKTİRDİĞİ DEĞİŞİMLERE GÖSTERİLEN DİRENÇ KARŞISINDA GERİYE ÇEKİLMEK.<br />
19.DM ÇALIŞMASINI SÜRÜNCEMEDE BIRAKMAK.<br />
        YUKARIDAKİ TÜM TUZAKLARIN ARASINDA ÜST DÜZEY YÖNETİMİNİN ROLÜ ÇOK ÖNEMLİDİR.BAŞARISIZLIĞIN SEBEBİ NE OLURSA OLSUN GERÇEK NEDEN ÜST YÖNETİMİN YETERSİZ ANLAYIŞINA YA DA LİDERLİĞE DAYANDIRILABİLİR.DM HER ZAMAN ÜST DÜZEY YÖNETİMİN ODASINDA DOĞAR VE GENELLİKLE YİNE BU ODADA ÖLÜR.<br />
        DM KAVRAMI HENÜZ ÇOK YENİ OLAN VE UYGULAMA ALANINDA ÇOK FAZLA ÖRNEĞİ BULUNMASA DA MANTIKLI SAVLARI BULUNAN BİR FİKİR.KİTAPTA DA BELİRTİLDİĞİ ÜZERE BUNU DİĞER İŞ GELİŞTİRME TEKNİKLERİ İLE KARIŞTIRMAMAK GEREKİR.GEREKLİ OLAN ŞEYLER:<br />
1.İYİ BİR MOTİVASYON<br />
2.ETKİLİ LİDER<br />
3.BEYİN TAKIMI<br />
4.YETERLİ ZAMAN<br />
5.BİLGİ TEKNOLOJİSİ DİR.<br />
        SİLAHLI KUVVETLERİN BAZI BÖLÜMLERİNDE DM NİN UYGULAMA SEBEPLERİNE DE BAKILDIĞINDA GÖRÜLEBİLECEK NEDENLERDEN DOLAYI DM NİN İYİ ANLAMIŞ BİR EKİPLE UYGULANABİLECEĞİ VE BAŞARIYA ULAŞILABİLECEĞİ İNANCINDAYIM.20NCİ YY. DEĞİL 21NCİ YY. ORDUSU OLMAK YÖNÜNDE ATILABİLECEK PEK ÇOK ADIMDA DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİ FİKRİNİN BİR REHBER OLABİLECEĞİ DÜŞÜNCESİNDEYİM.<br />
 <br />
 <br />
 <br />
 </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erpakademi.com/2009/12/30/degisim-muhendisligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2001 YILINDA TÜRKİYE&#8217;DEKİ OTOMOTİV SANAYİİ</title>
		<link>http://www.erpakademi.com/2009/12/30/2001-yilinda-turkiyedeki-otomotiv-sanayii/</link>
		<comments>http://www.erpakademi.com/2009/12/30/2001-yilinda-turkiyedeki-otomotiv-sanayii/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Dec 2009 16:20:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor2</dc:creator>
				<category><![CDATA[ÜRETİM VE LOJİSTİK]]></category>
		<category><![CDATA[BI]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erpakademi.com/2009/12/30/2001-yilinda-turkiyedeki-otomotiv-sanayii/</guid>
		<description><![CDATA[2001 YILINDA TÜRKİYE&#8217;DEKİ OTOMOTİV SANAYİİ
Giriş
1998 yılının 2 inci yarısında başlayan ve 1999 yılını da kapsayan olumsuz siyasal ve ekonomik koşulların ortadan kalkması, otomotiv sektöründe 2000 yılını olağan dışı bir yıl haline getirdi. Bu yıl toplam pazar 659 bin adede ulaşarak 1993 yılındaki satış rekorunu da kırdı. Ancak pazardaki bu gelişme ile birlikte 1993 yılında % [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2001 YILINDA TÜRKİYE&#8217;DEKİ OTOMOTİV SANAYİİ<br />
Giriş<br />
1998 yılının 2 inci yarısında başlayan ve 1999 yılını da kapsayan olumsuz siyasal ve ekonomik koşulların ortadan kalkması, otomotiv sektöründe 2000 yılını olağan dışı bir yıl haline getirdi. Bu yıl toplam pazar 659 bin adede ulaşarak 1993 yılındaki satış rekorunu da kırdı. Ancak pazardaki bu gelişme ile birlikte 1993 yılında % 25 dolayında olan ithalat pazar payının iki katına çıkarak % 52 ye ulaştığı da dikkat çekici.<br />
2000 yılında otomobil pazarı 1999 yılına göre % 62 artmasına karşılık, yerli satışlar ancak % 32 artarken ithal satışlar ise % 97 artış gösterdi ve ithalatın pazar payı ise % 55 e kadar çıktı. Bu pazar payı 1997 ve 1998 yıllarında % 35 iken, 1999 yılında artarak % 45 olmuştu. Bu oran, 2000 yılı Ekim ve Kasım aylarında % 64 kadar yüksek olarak gerçekleşti.<br />
1989/1993 yıllarındaki istikrarlı yükselen talep, 1994 yılındaki krizle % 50 dolayında azaldı ve 1996 yılından sonra yeniden artışa geçti. Aslında Türkiye&#8217;de potansiyel bir talebin varlığı biliniyor. Ancak istikrarsız ortamlarda bu potansiyel talep, gerçek bir talebe dönüşemiyor ve bu ortamda en önce taşıt araçlarına olan taleb erteleniyor. 1998 yılının ikinci yarısında da bu görüldü. Erken seçim tartışmaları içinde G.Doğu Asya krizinin dünyayı hızla saran etkileri karşısında yetersiz ve kararsız kalan siyasi irade, bu krizin Türkiye&#8217;de ek boyutlar kazanmasına da neden oldu. Hızla artan kamu iç borçlanma ihtiyacı ile aşırı yükselen reel faiz alternatif finansal yatırım olanakları sağlarken, kriz sonucu daralan ekonomi ve bütün bunlara eklenen deprem felaketi talebi geriletti.<br />
1999 yılının son çeyreğinde oluşan uygun siyasal ortam yanında dış ilişkilerde yaşanan olumlu gelişmeler, ekonomide olumlu etkilerini gösterdi ve makro ekonomik dengeler istikrar ortamı içinde kurulmaya başlandı. 2000 yılında artmış gibi görünen talep aslında, 1998 ve 1999 yıllarında ertelenen alımların bu yıl canlanması ile gelişti. Özellikle 2000 yılındaki araç alımına son derece elverişli koşulların her an ortadan kalkabileceği endişesi, gelecekteki talebi de önemli oranda öne çekmiş gözüküyor.<br />
2000 yılında aşırı talep ile birlikte ithalatın pazar payının da büyük hızla arttığı, diğer bir deyişle talep artışının ithalata yönelişle büyük oranda desteklendiğini belirtmek gerekiyor. Bunda hiç şüphe yok uygulanan ekonomik modelin beklenmeyen sonuçlarının büyük etkisi bulunuyor. Uygulanan model bir yanda döviz kurlarını üç yıl boyunca çok sıkı bir denetim altında tutmayı hedeflerken, öte yanda enflasyon öngörülen hedefleri aşdı ve bazı para birimleri Türk Lirası karşısında göreceli olarak ucuzladı. Bunun sonucu özellikle EURO bölgesinden yapılan ithalat büyük bir desteğe kavuşmuş bulunuyor. 2000 yılında EURO ve bağlı DM ve FFr gibi Avrupa para birimlerinin değeri % 14.1 artarken, TÜFE % 39.1 artış gösterdi. Buna göre EURO ve bağlı para birimleri % 18 dolayında değer kaybetmiş yada, bu paralar ile yapılan ithalat bu oranda ucuzlamış bulunuyor.<br />
2000 yılının Kasım ayındaki ekonomik kriz ve onu izleyen Şubat 2001 krizi, 2001 yılında toplam pazarın % 70 gibi büyük bir oranda gerileyerek 196 bin dolayına inmesine neden oldu. Burada 1993 yılından sonraki çöküşe göre daha büyük bir çöküş yaşandı. Büyük bir talep ile genişleyen 2000 yılındaki pazar karşısında oluşan bu aşırı çöküş pazarda 100 bin dolayında yerli ve ithal stok aracın ciddi sorunlar yaratmasına neden oldu.<br />
2000 yılında toplam 431 bin adet üretim yapıldı, bu 1999 yılına göre % 44 artışı gösteriyor. Otomobil üretimi ise % 34 artışla 297 bin adet oldu. Bu dönemde toplam üretimin % 22 sini oluşturan 104 bin adet araç ihraç edildi. Otomobil ihracatı ise 90 bin adet ile üretimin % 30 una ulaştı. Buna karşılık ithalat % 93 gibi çok yüksek bir oranda artarak, 336 bin adet oldu. </p>
<p>İ 	ARALIK AYI ÜRETİMİ	12 AYLIK ÜRETİM	% DEĞİŞİM<br />
 	2000	2001	2000	2001	ARALIK	12 AY<br />
OTOMOBİL	 14.132	8.694	297.476	175.343	-38 	-11 <br />
TİCARİ ARAÇLAR	  8.787	7.359	133.471	95.342	-16	-29 <br />
    B.Kamyon	896	174	16.938	4.110	-31	-76 <br />
    K.Kamyon	654	107	11.410	2.573	-84	-77 <br />
    Kamyonet	5.364	6.367	68.807	76.672	19	11 <br />
    Otobüs	 306	194	4.213	2.501	-37	-41 <br />
    Minibüs	998	255	20.597	6.486	-74	-69 <br />
    Midibüs	569	262	11.506	3.000	-54	-74 <br />
Taşıt Araçları Toplam	 22.919	16.053	430.947	270.685	-30	-37 <br />
2001 yılında ise üretim % 37 azalarak 271 adet oldu. Otomobil ve kamyonet tip araçlarda toplam 192 adet ihracat üretimin daha da aşağıya düşmesini engelledi. Kamyon gibi araçlarda ise üretim % 77 gibi yüksek bir oranda daraldı.<br />
2001 YILINDA TÜRKİYE&#8217;DEKİ OTOMOTİV SANAYİİ<br />
Prof. Dr. Ercan TEZER<br />
Otomotiv Sanayii Derneği Genel Sekreteri<br />
Giriş<br />
1998 yılının 2 inci yarısında başlayan ve 1999 yılını da kapsayan olumsuz siyasal ve ekonomik koşulların ortadan kalkması, otomotiv sektöründe 2000 yılını olağan dışı bir yıl haline getirdi. Bu yıl toplam pazar 659 bin adede ulaşarak 1993 yılındaki satış rekorunu da kırdı. Ancak pazardaki bu gelişme ile birlikte 1993 yılında % 25 dolayında olan ithalat pazar payının iki katına çıkarak % 52 ye ulaştığı da dikkat çekici.<br />
2000 yılında otomobil pazarı 1999 yılına göre % 62 artmasına karşılık, yerli satışlar ancak % 32 artarken ithal satışlar ise % 97 artış gösterdi ve ithalatın pazar payı ise % 55 e kadar çıktı. Bu pazar payı 1997 ve 1998 yıllarında % 35 iken, 1999 yılında artarak % 45 olmuştu. Bu oran, 2000 yılı Ekim ve Kasım aylarında % 64 kadar yüksek olarak gerçekleşti.<br />
1989/1993 yıllarındaki istikrarlı yükselen talep, 1994 yılındaki krizle % 50 dolayında azaldı ve 1996 yılından sonra yeniden artışa geçti. Aslında Türkiye&#8217;de potansiyel bir talebin varlığı biliniyor. Ancak istikrarsız ortamlarda bu potansiyel talep, gerçek bir talebe dönüşemiyor ve bu ortamda en önce taşıt araçlarına olan taleb erteleniyor. 1998 yılının ikinci yarısında da bu görüldü. Erken seçim tartışmaları içinde G.Doğu Asya krizinin dünyayı hızla saran etkileri karşısında yetersiz ve kararsız kalan siyasi irade, bu krizin Türkiye&#8217;de ek boyutlar kazanmasına da neden oldu. Hızla artan kamu iç borçlanma ihtiyacı ile aşırı yükselen reel faiz alternatif finansal yatırım olanakları sağlarken, kriz sonucu daralan ekonomi ve bütün bunlara eklenen deprem felaketi talebi geriletti.<br />
1999 yılının son çeyreğinde oluşan uygun siyasal ortam yanında dış ilişkilerde yaşanan olumlu gelişmeler, ekonomide olumlu etkilerini gösterdi ve makro ekonomik dengeler istikrar ortamı içinde kurulmaya başlandı. 2000 yılında artmış gibi görünen talep aslında, 1998 ve 1999 yıllarında ertelenen alımların bu yıl canlanması ile gelişti. Özellikle 2000 yılındaki araç alımına son derece elverişli koşulların her an ortadan kalkabileceği endişesi, gelecekteki talebi de önemli oranda öne çekmiş gözüküyor.<br />
2000 yılında aşırı talep ile birlikte ithalatın pazar payının da büyük hızla arttığı, diğer bir deyişle talep artışının ithalata yönelişle büyük oranda desteklendiğini belirtmek gerekiyor. Bunda hiç şüphe yok uygulanan ekonomik modelin beklenmeyen sonuçlarının büyük etkisi bulunuyor. Uygulanan model bir yanda döviz kurlarını üç yıl boyunca çok sıkı bir denetim altında tutmayı hedeflerken, öte yanda enflasyon öngörülen hedefleri aşdı ve bazı para birimleri Türk Lirası karşısında göreceli olarak ucuzladı. Bunun sonucu özellikle EURO bölgesinden yapılan ithalat büyük bir desteğe kavuşmuş bulunuyor. 2000 yılında EURO ve bağlı DM ve FFr gibi Avrupa para birimlerinin değeri % 14.1 artarken, TÜFE % 39.1 artış gösterdi. Buna göre EURO ve bağlı para birimleri % 18 dolayında değer kaybetmiş yada, bu paralar ile yapılan ithalat bu oranda ucuzlamış bulunuyor.<br />
2000 yılının Kasım ayındaki ekonomik kriz ve onu izleyen Şubat 2001 krizi, 2001 yılında toplam pazarın % 70 gibi büyük bir oranda gerileyerek 196 bin dolayına inmesine neden oldu. Burada 1993 yılından sonraki çöküşe göre daha büyük bir çöküş yaşandı. Büyük bir talep ile genişleyen 2000 yılındaki pazar karşısında oluşan bu aşırı çöküş pazarda 100 bin dolayında yerli ve ithal stok aracın ciddi sorunlar yaratmasına neden oldu.<br />
2000 yılında toplam 431 bin adet üretim yapıldı, bu 1999 yılına göre % 44 artışı gösteriyor. Otomobil üretimi ise % 34 artışla 297 bin adet oldu. Bu dönemde toplam üretimin % 22 sini oluşturan 104 bin adet araç ihraç edildi. Otomobil ihracatı ise 90 bin adet ile üretimin % 30 una ulaştı. Buna karşılık ithalat % 93 gibi çok yüksek bir oranda artarak, 336 bin adet oldu. </p>
<p>İ 	ARALIK AYI ÜRETİMİ	12 AYLIK ÜRETİM	% DEĞİŞİM<br />
 	2000	2001	2000	2001	ARALIK	12 AY<br />
OTOMOBİL	 14.132	8.694	297.476	175.343	-38 	-11 <br />
TİCARİ ARAÇLAR	  8.787	7.359	133.471	95.342	-16	-29 <br />
    B.Kamyon	896	174	16.938	4.110	-31	-76 <br />
    K.Kamyon	654	107	11.410	2.573	-84	-77 <br />
    Kamyonet	5.364	6.367	68.807	76.672	19	11 <br />
    Otobüs	 306	194	4.213	2.501	-37	-41 <br />
    Minibüs	998	255	20.597	6.486	-74	-69 <br />
    Midibüs	569	262	11.506	3.000	-54	-74 <br />
Taşıt Araçları Toplam	 22.919	16.053	430.947	270.685	-30	-37 <br />
2001 yılında ise üretim % 37 azalarak 271 adet oldu. Otomobil ve kamyonet tip araçlarda toplam 192 adet ihracat üretimin daha da aşağıya düşmesini engelledi. Kamyon gibi araçlarda ise üretim % 77 gibi yüksek bir oranda daraldı.<br />
Türkiye, Uluslararası Para Fonu ile 1999 yılında imzaladığı &#8220;Yakın İzleme Anlaşması&#8221; ile, bütçe, para politikası ve ekonomide yapısal reformlar konularında 2000-2002 yılları arasında temel makro ekonomik politikalarının izlenmesi konusunda görüş birliğine varmıştı. Buna göre uygulanacak Stabilizasyon Programının Temel Hedefleri aşağıdaki gibi belirlenmişti:<br />
 Tüketici enflasyonunu 2000 yılı sonunda yüzde 25&#8242;e , 2001 yılı sonunda yüzde 12&#8242;ye ve 2002 yılında yüzde 7&#8242;ye indirmek,<br />
 Reel faiz oranlarını makul düzeylere düşürmek,<br />
 Ekonominin büyüme potansiyelini arttırmak,<br />
 Ekonomideki kaynakların daha etkin ve adil dağılımını sağlamak.<br />
Kasım 2000 tarihine kadar Programın kur çapası ve konsolide bütçe açığı ile ilgili hedefleri başarıyla tutturulmuş ve faiz hadleri de kur artışına intibak ederek düşmüştür. Faizlerin gerilemesi taşıt araçları, dayanıklı tüketim malları ve özel yatırım malları talebini arttırmış, kurların reel olarak değer kazanması ise ithalat talebini artırarak cari işlemler açığını hızla büyütmüştür. Bu açık 2000 yılı sonunda 9,7 milyar ABD Doları düzeyine yükselmiştir. Bunun sonucu Kasım 2000 ve onu izleyen Şubat 2001 tarihlerinde ekonomi uzun sürecek ve derinliği daha önceki krizlerden çok farklı olan bir kriz içine girmiştir. Nedenleri aşağıdaki gibi özetlenebilir:<br />
 Banka sisteminin sorunlu yapısı,<br />
 Dış varlıkların ve para tabanı artış hızının, ekonomideki hızlı büyümeye paralel artış sağlayamaması,<br />
 Cari işlemler açığı nedeniyle, dış borçlanma faizlerinin yükselmesi ve iç borçların dış borçla ikame edilme olasılığının azalması,<br />
 Programın uygulanacağına ilişkin güvenin sarsılması,<br />
 Yabancıların ellerindeki Türkiye Eurobond&#8217;larını satmaları sonucu, bankaların döviz ihtiyaçlarını artması ve ellerindeki kamu kağıtlarını satarak döviz talep etmeleri,<br />
 Yüklü kamu kağıdı portföyü taşıyan bankalarda likidite sıkıntısının ortaya çıkması<br />
Sonuç olarak otomotiv sanayinde Aralık 2000 tarihinden bu yana motorlu taşıt araçlarına olan talep ortalama % 70 ve bazı ürünlerde % 80 e ulaşan oranlarda gerilemiştir. Otomotiv sanayii tarafından üretilen araçlar, otomobil ile yolcu ve yük taşıyan ticari araçlar olarak incelendiğinde ekonomik krizin talep üzerindeki etkileri görülebilir. Ekonomik kriz bireylerde gelirin reel anlamda azalmasına ve daralan ekonomi nedeni ile gelecek ile ilgili beklentilerde güven kaybına yol açmaktadır. Bu nedenle bireyler, tüketim ve yatırım harcamalarını kısarak ertelemekte ve geleceğin garantisi için döviz ve altın gibi diğer araçlara yönelmektedir. Bu bağlamda önce otomobil talebi büyük bir hızla gerilemekte ve bunu yatırım aracı olan ticari araçla izlemektedir.<br />
İhracat Hamlesi<br />
Yukarda özetlenen koşullarda otomotiv sanayiinde gerek araç üreticiler ve gerek aksam ve parça üreticilerinde önemli bir tahribat yaşandı. Sanayiinin rekabet gücünü olumsuz etkileyen koşullara rağmen sanayi ihracata yönelik projelerini ve yatırımlarını aksatmaksızın devam ettirdi. Aslında Gümrük Birliği öncesinde 1990 lı yılların başında yapılan stratejik planlama çalışmaları ve sanayiinin ihracata yönelik yeniden yapılanma süreci, ihracatta son yıllarda önemli kazanımlar sağladı. Şüphesiz iç pazarda yaşanan ard arda krizler nedeni ile ortaya çıkan aşırı talep değişiklikleri, bu kazanımların daha büyük boyutlu olmasını da engelledi.<br />
2000 yılında ihracatın çoğunlukla EURO bölgesine yapılması nedeni ile ihracatta da önemli değer kaybı ortaya çıkmasına rağmen, otomotiv sanayii ihracatı % 6 artışla 2,4 milyar ABD Doları&#8217;na ulaştı. Sınai enflasyon endeksi 2000 yılında % 29,5 artarken, EURO ve bağlı para birimlerindeki değişim sadece % 14.1 oldu ve diğer deyişle ihracat fiyatlarına gerçek maliyet artışları yansıtılamadı. Bu durum sanayideki dış ticaret dengelerini büyük oranda olumsuz etkiledi. EURO&#8217;nun ABD Doları karşısında aşırı değer kaybı nedeni ile, aslında taşıt aracı ihracatı sayısında % 13 artış olmasına karşılık, ABD Dolar değerindeki artış düşük görülüyor.<br />
Uludağ İhracatçı Birlikleri&#8217;nin verilerine göre, sektör ihracatı 2001 yılında 2000 yılına göre % 43 gibi büyük bir artış göstererek toplam 3.4 milyar ABD Doları oldu. Taşıt aracı ihracatı % 65, aksam ve parça ihracatı ise % 26 arttı.<br />
Otomotiv ana ve yan sanayi ihracatı (ABD Doları)</p>
<p>OSD&#8217;nde temsil edilen firmalardan alınan bilgilere göre, 1999 yılında toplam 92,051 taşıt aracı ihraç edilmiştir. Bu dönemde gerçekleşen ihracat 1998 yılına göre % 143 oranında artmıştır. 2000 yılında toplam 104,226 taşıt aracı ihraç edilmiş ve ihracat 1999 yılına göre % 13 oranında artmıştır.<br />
2001 yılında ise % 94 artış ile ihracat 200 bin araç sınırını aşmış ve toplam 201,843 adet taşıt aracı ihraç edilmiştir. 2000 yılında 81,874 adet otomobil olmak üzere, toplam 90,688 hafif araç ihraç edilmiştir. Bu dönemde gerçekleşen hafif araç ihracatı, 1999 yılına göre % 17 artmıştır.</p>
<p>2001 yılında ise 142,288 adedi otomobil olmak üzere, toplam hafif araç ihracatı 192,630 adet olmuştur. 2000 yılına göre 2001 yılında hafif araçların ihracatı % 112 oranında artmıştı Bu dönemde, Tofaş 54,152 adet otomobil ve 44,886 adet hafif ticari araç olmak üzere toplam 98,175 adet hafif araç ve O.Renault ise 87,725 adet otomobil ihraç etmiştir. OSD&#8217;nde temsil edilen firmaların 2001 yılı motorlu araç ve aksam-parça ihracatı % 62 artışla toplam 1.825 milyar ABD Doları oldu. 30 Milyon ABD Doları üstünde ihracat yapan firmalar aşağıdaki gibi sıralanıyor: </p>
<p>2001 yılında toplam üretim içinde ihracatın payı % 73, otomobilde ise % 81 gibi yüksek bir değere ulaştı. Bu dönemde iç pazar için üretilen otomobil 33,055 adet oldu. Bu üretim, 2001 yılı üretim kapasitesinin % 5 ini kapsıyor. Sınırlı sayıdaki ihracatla bile kapasitenin ancak % 25 ini kullanılabildi. Günlük otomobil üretim kapasitesi 2,300 adet otomobil olan sanayide: &#8220;iç pazara otomobil üretimi için yalnız 14 gün ve toplam otomobil üretimi için ise yalnız 76 gün çalışmak yeterli oldu&#8221;. Bu veriler yaşanan krizin boyutunu gösteriyor. </p>
<p>Bu olumsuz koşullara rağmen sanayide ihracat projeleri hızla devam ediyor. Özelikle otomotibl ve hafif ticari araçlardaki gelişmeler dikkat çekici. Bu alanda Tofaş ve O.Renault tarafından başlatılan ihracat atılımına 2002 yılında Ford-Otosan, Toyota ve son olarak Hyundai-Assan katılacak. Bu suretle 2002 yılında toplam 300 bin araç ve 4.5 milyar ABD Doları ihracat hedefleniyor. Sanayi bu suretle sektörler arasındaki sıralamada 2inci sırayı alacak. 2005 yılındaki hedef ise &#8220;500 araç ve 7 milyar ABD Doları&#8221; olarak belirleniyor. Mercedes Benz Türk ve MAN firmalarının otorbüs ihracatı yanında Uzel, BMC, Karsan ve Otoyol tarafından yapılan ihracatında bu yıl gelişmesi bekleniyor.<br />
Sonuç ve Değerlendirme<br />
Pazardaki aşırı ithalat ve yoğun rekabet ile ihracattaki değer kayıplarına ek olarak yaşanmakta olan ağır kriz ortamının yarattığı kan kaybına rağmen, Türkiye&#8217;deki otomotiv sanayii küreselleşme sürecindeki gelişmesine büyük bir gayretle devam ediyor. Ancak yaşanan krizin işgücü ve özellikle yan sanayimiz üzerindeki çok olumsuz etkilerinin ortadan kalkması hem zaman alacak hemde aşırı maliyete neden olacak. Çok iyi yetişmiş, üstün yetenekli insan gücü ile üretimde ulaşılan kalite süreci ve yüksek verimlilikle sağlanan maliyet üstünlüğü, Türkiye&#8217;yi küresel pazarlar için yeni bir üretim merkezi haline getirmiş bulunuyor. 1990&#8242;lı yıllarda sürdürülen teknoloji yenileme yatırımları yanında, ortalama kişi başına yılda 50 saate varan sistematik eğitim ile yönetim ve teknik yetenekleri çağdaş ölçülerde geliştirilen insan gücü ile sanayi bu düzeye ulaştı.<br />
Bu kapsamda otomotiv sanayiinin Gümrük Birliği sürecininin yarattığı koşulları diğer sektörlere göre kendisinden beklenenin çok daha iyi analiz ederek değerlendirdiğini de gözden uzak tutmamak gerekiyor. Özelikle uluslararası teknik mevzuata uyum çalışmalarındaki başarı bir çok sektöre örnek olacak nitelik taşıyor. İhracatta ortaya konan başarı bunun en iyi kanıtını oluşturuyor. Ancak iç pazarda gerekli istikrar oluşturulmadan yalnız ihracatla bu sanayiinin varlığını sürdürmesinin mümkün olamayacağı artık çok iyi anlaşılmalı.<br />
Otomotiv sanayii ulaştığı düzeyle, sadece bir üretim değil aynı zamanda sahip bulunduğu insan gücü ile bir Ar-Ge merkezi olma yolunda önemli adımlar atıyor. Ar-Ge uygulamasının varlığı yıllardan bu yana çok tartışılan bir konu iken bugün, birçok otomotiv sanayii kuruluşunda yoğun Ar-Ge desteği ile uluslararası pazarlar için araç ve komponentleri projeleniyor, uygulanıyor ve geliştirilen teknolojilerle ürün ve üretimde yeni başarılar sağlanıyor. Otomotiv sanayii, Üniversite-Sanayi işbirliğinde yeni ve verimli gelişmelere de önderlik ediyor. Yakın gelecekte özgün ürün ve teknoloji üretimine yönelik yeni hedefler tartışılıyor ve rekabet gücünün artık bu alanlarda da yoğunlaştırılması öngörülüyor.<br />
Türkiye&#8217;deki otomotiv sanayiinde pazardaki aşırı ithalatın yarattığı olumsuz koşullar yanında, yüksek ve dengesiz satış vergileri ile baskı altındaki talep, aşırı kapasite ve firma sayısından doğan yapısal sorunlar devam ediyor. Sanayiinin Hükümetlerimize sunduğu ayrıntılı raporlarda yer alan çözüm yollarının uygulamaya geçmesinin, otomotiv sanayiinin gelişme sürecini çok daha hızlandıracağı kesin. Olumsuz koşullara rağmen elde edilen gelişme hızı ve rekabet gücü ile küresel pazarlardaki başarıları bunun en önemli kanıtını oluşturuyor. Ancak sorunların çözümünde uzun yıllara varan gecikmeler ve aymazlıklar, gelişme sürecini de yavaşlatıyor ve maliyetini yükseltiyor.<br />
Teknolojinin ve sermayenin ülkeler ötesi şirketlerle yönetildiği bir dünyada, artık ulusal düzeyde üzerinde durulması ve özenle korunması gereken, üretimdeki &#8220;Katma Değer&#8221; in ülkede daha fazla oluşmasının sağlanması. Kısaca &#8220;Yerli Üretim&#8221; olarak tanımlanan &#8220;Katma Değer&#8221; in yurt içinde gelişmesi, daha çok üretim ve daha çok istihdam ile toplumsal refahın da temel kaynağını oluşturuyor. Bu nedenle otomotiv sanayii yaratacağı &#8220;Katma Değer&#8221; ile, her ülkede olduğu gibi Türkiye&#8217;de de stratejik bir önem taşıyor.<br />
Türkiye&#8217;deki otomotiv sanayiinin sahip olduğu stratejik önem ve yüksek üretim potansiyelinin bu açıdan dikkatle ele alınması ve özenle geliştirilerek sürdürülmesi gerekiyor. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erpakademi.com/2009/12/30/2001-yilinda-turkiyedeki-otomotiv-sanayii/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İKTİSADİ   KALKINMA VE FİNANSMANI</title>
		<link>http://www.erpakademi.com/2009/12/30/iktisadi-kalkinma-ve-finansmani/</link>
		<comments>http://www.erpakademi.com/2009/12/30/iktisadi-kalkinma-ve-finansmani/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Dec 2009 16:16:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor2</dc:creator>
				<category><![CDATA[ÜRETİM VE LOJİSTİK]]></category>
		<category><![CDATA[BI]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[FİNANS]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erpakademi.com/2009/12/30/iktisadi-kalkinma-ve-finansmani/</guid>
		<description><![CDATA[İKTİSADİ   KALKINMA VE FİNANSMANI
               İlk önce iktisadi büyüme,ilerleme ve kalkınma kavramlarını açıklayalım.İktisadi kalkınma eşittir iktisadi büyüme değildir.
               İKTİSADİ BÜYÜME:Mevcut olan bir üretim yapısının sadece nicel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İKTİSADİ   KALKINMA VE FİNANSMANI</p>
<p>               İlk önce iktisadi büyüme,ilerleme ve kalkınma kavramlarını açıklayalım.İktisadi kalkınma eşittir iktisadi büyüme değildir.</p>
<p>               İKTİSADİ BÜYÜME:Mevcut olan bir üretim yapısının sadece nicel gelişmesine ilişkin bir süreci işaret etmektedir.(Bir insanın vücutça enine boyuna büyümesi gibi)İktisadi büyümenin temel ölçütü ve göstergesi G.S.M.H.olduğuna göre ,iktisadi büyüme G.S.M.H. nın büyümesi olmaktadır.</p>
<p>              İKTİSADİ İLERLEME:İktisadi ilerlemeler,sayısal ve hesaplarda görünmeyen kalemleri oluşturmaktadırlar.İlerleme yönündeki değişikliklerin,insancı asgari maliyetlerle yayılan bir ilişkiler ağında en hızlı bir biçimde kökleşip yerleşmesi anlamına gelir.   </p>
<p>              İKTİSADİ KALKINMA:İktisadi büyümede,mevcut olan bir üretim yapısının sadece nicel olarak gelişmesine değinmiştik,iktisadi kalkınma ise sadece nicel olarak değil de ,nitel olarak da büyüyüp gelişmesinin süreçlerini oluşturmaktadır.Böylece iktisadi nitelikte olan yapılar yanında,sosyal,siyasal nitelikteki yapılarda da gelişme yönünde bir değişme hatta yeni yapıların oluşturulmasını içeren süreçleri işaret etmektedir.<br />
             Bu nedenle iktisadi kalkınmaya ulaşamayan iktisadi büyüme durumlarına dengesiz büyüme ahenksiz büyüme gibi sıfatlarda verilmektedir.<br />
             İktisadi kalkınma süreçleri,sadece iktisadi değil,sosyal ve insancı tüm boyutları,sosyo-kültürel tüm olguları bütünleştirerek müreffet toplum yaratan bir süreçtir.<br />
             İktisadi kalkınmanın gerçekleşmesini fert bazında 3 ana ölçüte bakarak tespit etmek mümkündür:<br />
Kişinin sürekli artan geliri doğrultusunda,maddi sıkıntının giderilmesi,<br />
Kişinin bağımsızlık ve özgürlüğünün büyümesi,<br />
İnsancı boyutlarını geliştirebilecek olanaklar sonucunda,kendine umut veren ve geleceğe dönük,plan program v.b gibi</p>
<p>           AZGELİŞMİŞ EKONOMİLERİN TANIMI:Genellikle,Latin ve Merkezi Amerika,Afrika,Orta Doğu,Güney Doğu Asya,Japonya hariç Uzak Doğu memleketleri az gelişmiş ekonomiler arasında yer almaktadır.Azgelişmiş ekonomilerin hepsi yeterli bir kalkınma hızına kavuşmamışlardır ve kalkınmaktan daha çok gerileme problemi ile karşı karşıya dırlar</p>
<p>           A)AZ GELİŞMİŞ EKONOMİLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ:<br />
Ekonomilerinde nüfusun çok büyük bir kısmı,tarım sektöründe yaşar.<br />
Tarım sektöründe bir nüfus fazlası bulunmaktadır.<br />
Tarım sektöründe gizli işsizlik yaygındır.<br />
Adam başına düşen sermaye miktarı azdır,milli gelir azdır.Halkın büyük bir kısmı en az geçim düzeyinde ve altında yaşar.<br />
Halkın harcamalarının büyük bir kısmı gıda ve zaruri ihtiyaç maddeleri ile ilgili harcamalardır.</p>
<p>B)AZ GELİŞMİŞ EKONOMİLERİN TARIMSAL ÖZELLİKLERİ:<br />
Tarımda kullanılan tarım teknolojisi ilkeldir.Az gelişmiş ekonomilerde modern tarım,ihracata yönelmiş tarım ürünleri alanında yapılır.<br />
Büyük oranda toprağın fakirleşmesi olayıyla karşılaşılır.<br />
Tarım sektöründe çiftçiler elde ettikleri gelir ve sahip oldukları servete göre büyük borç altındadırlar.<br />
Yerli pazarlar için kullanılan üretim metotları eski ve yetersiz olup,piyasaya sürülen ürün miktarı son derece azdır.<br />
Tarımsal işletmeler,üretim güçlerini kaybetmiş bakımsız  işletmelerdir.Bunun sebebi,işletmelerin küçük ve çalışan insanların fazla olmasıdır.</p>
<p>C)AZ GELİŞMİŞ EKONOMİLERİN DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ:<br />
Doğum oranları yüksektir.Ölüm oranları yüksek olup ortalama yaş seviyesi düşüktür.<br />
Beslenme şartları kötüdür.<br />
Hijyen ve sağlık hizmetleri gelişmemiştir.<br />
Halkın çok büyük bir kısmı köylerde oturur.</p>
<p>D)KÜLTÜREL VE POLİTİK ÖZELLİKLERİ:<br />
Eğitim ilkeldir,okuma yazma oranı düşüktür.<br />
Çocuk yaşlardaki işçilerin sayıları fazladır.<br />
Orta sınıf zayıftır.<br />
Halkın büyük bir kısmının davranışı geleneğe dayanmaktadır.</p>
<p>E)TEKNOLOJİK VE DİĞER ÖZELLİKLERİ:<br />
Hektar başına veya dönüm başına randıman düşüktür.<br />
Teknisyen yetiştirmek için eğitim imkanları yoktur.<br />
Haberleşme ve ulaştırma tesisleri ilkel ve yetersiz olup,bu durum köylerde daha belirgindir.<br />
Üretim teknolojisi ilkeldir.</p>
<p>İKTİSADİ KALKINMA:</p>
<p>     Adam başına düşen milli gelir arttıkça ve dengeli bir biçimde kişiler arasında dağıldıkça fertlerin yaşama seviyelerinde bir iyileşme göze çarpar,hayat standardı yükselir,fertlerin tasarrufta bulunabilme imkanları çoğalır,milli gelirin gittikçe artan bir kısmını yatırımlara ayırmak mümkün hale gelir,milli gelirin daha büyük bir kısmının yatırımlara ayrılabilmesi sermaye birikiminin artması demektir.<br />
     Girişimciler yatırımlarını üretim hacmini arttırmak için yapacaklardır,üretim artışlarının  milli ve milletler arası piyasalarda sürümü sağlanmadıkça bunlar üretimlerini arttırmayacaklardır.Onun için ,milli üretimin artışı ekonomide mübadelenin genişlemesi,ekonominin şehir ve Pazar ekonomisine girmesi demektir.Ekonomide mübadelenin genişlemesi ekonominin milli bir bütünlüğe kavuşmasını sağlayacak ve milli ekonomi içinde birbiriyle rekabet halinde bulunan firmalar ürettikleri her malın birim itibariyle maliyetini düşürmeye çalışacaklardır.<br />
      Rekabet iç ve dış piyasalarda artacak,işte bu durum firmaları yoğun üretim kanunundan yararlanmaya zorlayacak,bunun sonunda da üretim birimlerinin organizasyonu değişecek,boyutları büyüyecek,iktisadi hayatta büyük işletme ve teşebbüsler yalnız insan gücüyle üretimde bulunmayacakları için milli ekonomi içindeki enerji tüketiminde de,iktisadi kalkınma ile birlikte bir artış husule gelecek,köylerdeki çiftçiler sanayileşmeye uygun olarak şehirlere akın edecek ve iktisadi kalkınmayı simgeleyen özellikler ortaya çıkacaktır.</p>
<p>İKTİSADİ KALKINMANIN EKONOMİK VE SOSYAL ENGELLERİ</p>
<p>     İktisadi kalkınmayı engelleyen ekonomik ve sosyal engeller vardır.Bu engeller yüzünden az gelişmiş ekonomiler içinde bulundukları hareketsizlik ve durgunluktan kurtulamamaktadırlar.Bu ekonomilerin kalkınabilmesi için ilk kalkınma hızına kavuşturulmaları gerekir.<br />
A)EKONOMİK ENGELLER:Az gelişmiş ekonomilerde sermaye yeter derecede birikmemiştir.İş gücü kalifiye değildir,doğal kaynaklar modern usullerle işletilmemektedir,tasarruf yetersizdir.Kredi kurumları iyi organize edilememiştir,banka sistemi kötü kurulmuştur,mali piyasalar etkin çalışmamaktadır,ulaştırma ve haberleşme hizmetleri gelişmemiştir.Bu sebeplerle az gelişmiş ekonomiler iktisaden kalkınmak için muhtaç oldukları büyük yatırımları yapamazlar.<br />
B)SOSYAL ENGELLER:Az gelişmiş ekonomilerde sosyal alanda karşılaşılan engellerin en önemlileri fakir tabakanın çok kalabalık,zengin sınıfın az,zengin tabaka ile fakir tabaka arasında irtibatın kesik,orta sınıfın zayıf,kamu idaresinin kötü,ehliyetsiz ve ekonomik idare anlayışından yoksun oluşudur.</p>
<p>İKTİSADİ KALKINMANIN BAŞLATILMASI                                                                           </p>
<p>                  Az gelişmiş ekonomilerde devletin ilk yapacağı işler arasında iktisadi kalkınmaya mani olan ekonomik ve sosyal faktörleri<br />
 ortadan kaldırmak gelmektedir.Bu konuda ortaya atılmış iki görüş vardır.<br />
1)DEVRİMCİLER:Bu görüş genellikle komünistler tarafından benimsenmekte ve reformculuk bir hayaldir,eski düzen hiçbir zaman reformlarla değiştirilemez demektedirler.komünistlere göre reformla ancak eski düzenin ikinci derecedeki unsurları değiştirilebilir ve eski düzenin temeline dokunulamaz.<br />
2)REFORMCULAR:Mevcut düzen yapılacak reformlarla değiştirilebilir köklü reformlar sayesinde mevcut düzendeki ekonomik ve sosyal kalkınma engellerinin ortadan kaldırılabileceği kabul edilmektedir.Sovyet Rusya ve Doğu Avrupa memleketlerindeki son gelişmelerde bu görüşü doğrulamaktadır.<br />
         Ekonomik alanda yapılacak reformların başında vergi reformu gelmektedir.Bu reform kalkınmayı sağlıklı ve güvenilir kaynaklarla finanse etmek bakımından zorunlu olduğu kadar,sosyal alanda yapılması gereken reformları dolaylı bir şekilde gerçekleştirmek bakımından da önemlidir.<br />
        İkinci reform maliye ve kredi kurumlarının iktisadi kalkınmaya yardımcı hale getirilmesi mali piyasaların kurulup,geliştirilmesi ile ilgidir.<br />
        Ekonomiyi iktisadi kalkındırma engellerinden kurtarmak,daha hızlı bir iktisadi kalkındırmaya kavuşturmak üzere ekonomide sermaye birikimini,üretilmiş üretim araçları stokunu artırmak gerekmektedir.<br />
        Devletin ulaştırma,haberleşme,doğal kaynakları işletme,sosyal sabit sermaye yatırımları yapma,kilit endüstriler kurma,özel sektöre öncülük yapacak ekonomik teşebbüsler oluşturma,ağır sanayie önem verme gibi çeşitli alanlarda sarf edeceği önemli gayretler,ekonomik yapının süratle değişmesine,üretim gücünün artmasına dolayısı ile iktisadi kalkınmanın hızlanmasına yardım eder.<br />
        Sosyal alanda yapılacak reformların başında toprak ve tarım reformu gelmektedir.Böylece topraksız çiftçi toprağa kavuşturularak tarımsal üretimin organizasyonu ve teknolojisi değiştirilerek modernleştirilir.<br />
        Sosyal alandaki ikinci reform,orta sınıfın kuvvetlendirilmesidir.İktisadi kalkınma süratli ve sürekli bir ekonomik ve sosyal değişme demek olduğu için ,iktisadi kalkınmanın ekonomik ve sosyal çalkantılara yol açmaması kendi kendine yeten orta sınıfın kuvvetlendirilmesine ihtiyaç gösterir.<br />
        Üçüncü reform,iktisadi kalkınma için ehliyetli,etkin bir kamu yönetiminin kurulmasıdır.az gelişmiş ekonomiler kamu idarelerini,siyasi,sosyal ve ekonomik bir içeriğe kavuşturmak zorundadırlar.<br />
        İktisadi kalkınmada en önemlisi iktisadi kalkınmayı harekete geçirebilmek için başlangıçta büyük hacimde yatırımlar yapacaklar ve bu yatırımlar sayesinde ekonomilerini ilk kalkınma hızına kavuşturacaklardır.<br />
        Ayrıca,sadece tarımsal yapılı bir ekonomi iktisaden kalkınamaz diyen Prof.Galraith iktisadi kalkınmanın sanayileşmek olduğunu belirtmiştir.Bir ekonomi sanayileşirken önceliği ağır endüstriye vermelidir.Çünkü,ağır endüstri enerji tüketir doğal kaynakları işletir,hammadde üretiminin artmasına neden olmaktadır.Bundan dolayı ağır endüstrinin iktisadi kalkınmanın motoru olduğundan bahsedilmektedir.</p>
<p>İKTİSADİ KALKINMANIN SÜRÜKLEYİCİ KUVVETLERİ</p>
<p>         3 çeşit sürükleyici kuvvete ihtiyaç vardır.<br />
         A)İKTİSADİ KALKINMA FİKİRLERİ:Az gelişmiş ekonomiler modern tekniğe hakim olmak üzere eğitim ve öğretime önem vermelidirler.Bu ekonomilerin kalkınabilmeleri için,değer yargılarının ve sosyal değerlerin iş adamları lehine değiştirilmesi gerekir.Ancak o zaman az gelişmiş ekonomiler doğal kaynaklarını işletirler.Bir memleketin iktisaden kalkınabilmesi için o memleketin üniversite profesörlerinin idarecilerinin,hukukçularının,din adamlarının,politikacılarının ve iş adamlarının kendi çıkarlarına ters düşse bile kalkınmayı arzulamaları gerekir.İktisadi kalkınma ortamının hazırlanması demek memlekette güven ve asayişin sağlanması,insanların yazılı ve sözlü bir sözleşme yapmadan sözlerine inanarak,sorumluluk duyguları taşımaları gerekir.<br />
        B)TEKNOLOJİ:İktisadi kalkınmada esas olan modern bir teknolojiye sahip olmak değil,modern teknolojiyi kullanabilmektir.<br />
        C)NÜFUS:İktisadi kalkınma harekete geçtikten sonra,bu kalkınmanın devamında nüfus sürükleyici bir kuvvet haline gelmektedir.Çünkü,nüfus bir yönüyle ekonomik Pazar,diğer yönüyle iş gücüdür.2.dünya savaşından sonra hızlı kalkınan Japonya,İtalya,Batı Almanya gibi memleketlerde nüfus,ücretler genel seviyesinin düşük kalarak,müteşebbislerin kazançlarının artması ve müteşebbislerin kazançlarını yatırımlarına aktarabilmeleri bakımından önemli rol oynamış,işgücüne artan talep,ücret farklarını azaltmış,işçilerin kültür ve teknik bilgilerinin gerektiğinde hizmet içi eğitim sonunda gelişmesi,üretimin yükselmesine sebep olarak,reel gelirin artmasına neden olmuştur.</p>
<p>İKTİSADİ KALKINMADAN DOĞAN GÜÇLÜKLER</p>
<p>         İktisadi kalkınma başlayınca bir takım engellerle karşılaşır.Fiziki kuvvetler,ekonomik kuvvetler,kurumsal,sosyal ve zihni kuvvetler şeklinde ortaya çıkar.İktisadi kalkınmanın devamlılık göstermesi ve geriye çevrilmesi mümkün olmayan bir harekete dönüştürülebilmesi için toplumun bütün kuvvetlerinin bu meydan okumaya elverişli bir biçimde cevap vermesi gerekir.Çeşitli toplumsal kuvvetlerin iktisadi kalkınmaya verdikleri cevap olumlu olmazsa,iktisadi kalkınma kösteklenir.<br />
         İktisadi kalkınma bazen nüfus,doğal kaynaklar,belirli hizmet kollarındaki yetersizlikten ötürü frenlenir.Örneğin;faal nüfus azlığı tam çalışmaya mani olur,ulaştırma şebekesindeki yetersizlikler doğal kaynakların tam randımanla işletilmesine engel teşkil eder.</p>
<p>İKTİSADİ KALKINMA NASIL YÜRÜTÜLMELİ ?</p>
<p>          Bir ekonominin kalkınmasında direksiyonda bulunan iktisat ve maliye politikasının yöneticileri iktisadi kalkınma faaliyetlerini bir plana bağlamalıdırlar.Plan,araçları saptanan amaçlara göre örgütler,ekonomik faaliyetlere rasyonellik getirir,ekonomik faaliyetler arasında koordinasyon sağlar ilerde ekonominin göstereceği gelişme hakkında bilgi verir.Bir iktisadi kalkınma planı her şeyden önce temel konular üzerine eğilmeli,ekonomik tıkanıklıkları nasıl gidereceğini,sosyal ve ekonomik yapının ne şekilde değiştirileceğini,orta sınıfın iktisadi kalkınmadaki fonksiyonlarını ne biçimde yerine getireceğini belirtmeye çalışmalıdır.</p>
<p>                       İKTİSADİ KALKINMA KARŞIŞINDA AZ GELİŞMİŞ EKONOMİLERİN DURUMLARI</p>
<p>          Dörtlü bir sınıflandırmaya tabi tutulmaktadır:<br />
KALKINMA HIZLARI KORUNACAK AZ GELİŞMİŞ EKONOMİLER:Bu ekonomilerde kişi başına düşen milli gelir azdır,bilinen fakat işletilmeyen doğal kaynaklar mevcuttur,tarımsal ve sınai üretimde belirli bir artış vardır.(Arjantin Peru Meksika)Bu ülkelerde yeter derecede iç tasarruf vardır,vergi yoluyla devlet yeter derecede kamu tasarrufu meydana getirebilmekte,yabancı sermaye iktisadi kalkınmanın finansmanında küçümsenmeyecek rol oynamaktadır.İktisadi bakımdan bu memleketlerde iktisadi kalkınma planının görevleri tıkanıklıkları ortadan kaldırmak,açık ve gizli işsiz sayısını azaltmak,iktisadi refahı daha geniş tabakalara yaymak,iktisadi kalkınma hızını muhafaza etmektir.<br />
KALKINMA HIZLARI HIZLANDIRILACAK AZ GELİŞMİŞ EKONOMİLER:(Burma Pakistan)Bu ekonomilerde adam başına düşen milli gelir düşük olup,doğal kaynaklar zannedildiği kadar çok değildir.Buna rağmen bu ekonomilerde kişi başına düşen milli gelir devamlı ve ağır olarak artmaktadır.Bu yüzden ekonomilerde kalkınma hızının korunması değil,artırılması gerekmektedir.<br />
KALKINMA HIZINA KAVUŞTURULMASI GEREKEN EKONOMİLER:Bu ekonomiler doğal kaynaklar yönünden zengin olup,uzun süre devamlı bir durgunluk içinde kalmışlardır.(Endonezya)Kişi başına düşen milli gelir,Hindistan Pakistan ve Çindekinden daha fazladır.Bu ekonomiler kalkınma hızlarını muhafaza etmek değil,süratlendirmek meselesiyle karşı karşıya bulunmaktadırlar.<br />
ÜRETİM TEKNOLOJİSİNİN MODERNLEŞMESİ GEREKEN EKONOMİLER:Bu ekonomiler durgundurlar,adam başına düşen milli gelir,uzun süre 100 dolar altında kalmıştır.Doğal kaynakları bakımından fakirdirler.(Yemen)Bu ekonomilerin kalkınması ancak bugünkü üretim teknolojisinin modernleşmesi ile mümkündür.</p>
<p>İKTİSADİ KALKINMA HIZINI SINIRLAYAN KONULAR</p>
<p>İktisadi kalkınma hızını sınırlayan 4 temel etken vardır:<br />
Plancıların ilk ödevi ekonomik kaynakları ve ekonomiyi ileriye götürecek,işletmelerde uygulanacak yeni teknikleri tespit etmektir.Uygulamada az gelişmiş bir ekonominin kalkınma hızı tarım sektörünün durumuna bağlıdır.Afrika ve Asya ülkelerinde tarım sektörü G.S.M.H. nın %50 sini teşkil etmektedir.Hızlı kalkınma hayalleri imalat sektörü üzerinde toplanır.Halbuki bu sektörün boyutları o derece küçüktür ki olağanüstü bir hızla gelişse bile ekonominin genel büyüme hızı içinde etkisi küçük kalır.<br />
Az gelişmiş ekonomilerde yüksek bir kalkınma hızını engelleyen 2.etken nitelikli işgücü açığıdır.Sanayi sektörünün nitelikli ustalara,kalfalara çıraklara ihtiyacı vardır.Bu sorunların uzun dönemde çözülmesi orta ve yüksek öğretime önem vermek suretiyle olur.İnşaat sektöründe genellikle nitelikli işgücü kıtlığıyla karşılaşılır.Halbuki işçilerin çoğu cahildir.<br />
Ülkelerin çoğu sanayileşmelerine hafif endüstriye yatırım yaparak başlamaktadır.Bunun sebebi ağır endüstri yatırımlarının ileri bilgiye ihtiyaç göstermesi,kurulacak işletmelerin ekonomik olabilmek için belirli ölçeklerin altına inememeleridir.<br />
Kalkınma hızını sınırlayan 4.etken finansman sorunudur.İktisadi kalkınma kamu hizmetlerinin geliştirilmesi ve sermaye teşekkülüne büyük fonlar ayrılmasını gerektirir.Araştırma ve geliştirme hizmetleri,yolların bakım ve onarımı,tarıma teknik yardım,milli eğitim ve sağlık hizmetleri ve sosyal güvenliğe tahsis edilecek fonlar göz önünde tutulmasa bile G.S.M.H. nın % 10 undan daha aşağı düzeyde fon ayrılmamasını icap ettirir.</p>
<p>FİNANSMAN İHTİYACININ TESPİTİ</p>
<p>        İktisadi kalkınma planında yatırım ihtiyacının tespitinde kullanılan 2 unsur vardır.Bunlardan birincisi gayri safi kalkınma hızını sermaye hasıla katsayısıyla çarpma usulüdür.<br />
        Bu usule göre,eğer bir ekonomide gayri safi kalkınma hızı %7,sermaye hasıla katsayısı 3 ise,bu ekonominin G.S.M.H. nın % 21 oranında bir yatırım yapması gerekir.Türkiye’nin 1.beş yıllık kalkınma planının finansman ihtiyacı bu usulle hesaplanmış ve sermaye hasıla katsayısı 2.6 olarak kabul edilmiştir.Bu durumda G.S.M.H. sının ortalama % 18 i oranında yatırım yapması gerekirdi.<br />
        Kalkınma planında ki yatırımların bu oran dağılımı kalkınma planından, kalkınma planına memleketten memlekete değişebilir.<br />
        Mal üretim sektörü marjinal sermaye hasıla katsayısı,üretimde kullanılan teknolojiye ve sektörün durumuna bağlıdır.üretimin ağır endüstriye veya hafif endüstriye bağlı olması marjinal sermaye hasıla katsayısını etkiler.Tarım sektöründe kalkınmanın sulamaya veya toprak ıslahına dayanması ile gübre kullanımına veya sebze dikimine ve meyve ağaçları dikimine daha karlı tarım faaliyetlerine dayanması hallerinde marjinal sermaye hasıla katsayısı birbirinden farklıdır.Marjinal sermaye hasıla katsayısı diğer yandan ekonomide yapılmakta olan yatırımların hızına bağlıdır.<br />
        Marjinal sermaye hasıla katsayısı nüfus artışlarından doğan istihdam sorununun ne şekilde çözüldüğü ile de ilgilidir.Eğer bir memlekette yeterli miktarda ekilip biçilebilen toprak varsa sermaye hasıla katsayısı artmaksızın üretim artabilir.Çünkü,kırsal bölgelerde üretimde kullanılan üretim araçları ile bu bölgelerde ki konutlar basittir,sermaye yoğun değildir.<br />
        İkinci usulde yatırım,dolayısıyla finansman ihtiyacı işe yerleştirilecek işgücü sayısı ile hesaplanır.Bu usulün esası;iktisadi kalkınma planı her sene bütün sektörlerde,tarım,sanayi,3.sektör gibi,istihdam hacminde meydana gelecek artışları gösterir.Zamanımızda herhangi bir sektörde bir kişiye iş temin edebilmek için yapılması gereken yatırım miktarı bilindiğinden,her sektörde meydana getirilecek iş sahası bilinince sektörün yatırım ihtiyacı,basit bir çarpım işlemi olmaktadır.Aynı işlem bütün sektörler için tekrarlanır ve bütün sektörlerin yatırım ihtiyacı toplanırsa elde edilecek sonuç yapılması gereken yatırım miktarı olacaktır.<br />
Türkiye’de 1.beş yıllık plan hazırlanırken,yatırım ihtiyacı sermaye hasıla katsayısı usulüyle hesaplanmıştır.Sermaye hasıla katsayısı metodunu yatırım ihtiyacı tespitinde kullanırken belirli noktalara dikkat etmek gerekir.Bunlar:<br />
Sermaye hasıla katsayısı hesaplanırken geçmiş dönemlerde yapılmış bir çok yatırımların projeleri yeniden incelenecek,bu yatırımların milli gelirde meydana getirdiği artışlar sermaye hasıla katsayısının hesaplanmasında hareket noktası olarak alınacaktır.<br />
Ekonominin içinde bulunduğu konjonktüre bakılmalıdır.İktisadi refah ve tam çalışma devrelerinde sermaye hasıla katsayıları yüksek,noksan istihdam ve durgunluk dönemlerinde sermaye hasıla katsayıları düşüktür.Ekonomide istihdam ve kapasite durumları göze alınmadan hesaplanmış sermaye hasıla katsayıları bizi planın finansmanı bakımından hatalı sonuçlara ulaştırabilir.<br />
Genellikle uzun süren savaş dönemlerinde,nüfus piramidinde küçük ve yaşlılar büyük yer tutarlar.Faal nüfus yaşları arasında bulunan insanların nitelikleride finansman ihtiyacının hesaplanmasında son derce önemlidir.<br />
Hava şartları,ticaret hadleri,tarımın geliştirilebilmesi gibi diğer şartlarda sermaye hasıla katsayısının hesaplanmasında son derece önemlidir.Tarımın en fazla modernleştirildiği ekonomilerde bile üretim üzerindeki hav şartlarının rolünü inkar etmemek gerekir.</p>
<p>FİNANSMAN İHTİYACININ KARŞILANMASINDA HAKİM OLMASI GEREKEN PRENSİPLER<br />
       Kalkınmanın finansmanını belirli prensiplere bağlamak gerekir.Genellikle az gelişmiş ekonomilerin kalkınma planları şu prensipleri kabul eder:<br />
ENFLASYONSUZ FİNANSMAN:Az gelişmiş ekonomilerde enflasyonist eğilim mevcuttur.Az gelişmiş ekonomiler yatırımlarını emisyonla finanse etmemelidir.Bu nedenle kamu sektöründe genel denge kurulmalı,kamu kesiminde finansman ve borçlanma gereği ile karşılaşılmamalıdır.<br />
FİZİKİ DENGE:Yapılacak yatırımlar ekonomide toplam arz toplam talep dengesini kuracak,ekonomide fazla ve noksan kapasite yaratmayacak,yani tıkanıklıklara meydan vermeyecek biçimde yapılmalıdır.Türkiye’de bu konular olması gerektiği gibi değildir.Çok yatırım projesi uygulamaya alınmakta,yatırımlar zamanında bitirilememektedir.<br />
PARASAL DENGE:Ekonomide kamu sektörü ile ilgili harcamaların mali bakımdan sağlam kamu gelirleriyle finanse edilmesi gerekir.<br />
      İşte bu prensiplere uyulursa ekonomi istikrar içinde kalkınma sürecine girebilir.</p>
<p>TARIM SEKTÖRÜNÜN İKTİSADİ KALKINMADAKİ FONKSİYONLARI VE İKTİSADİ KALKINMANIN FİNANSMANINDAKİ YERİ</p>
<p>    Tarım sektöründe kaydedilen gelişme batı Avrupa ekonomilerinde yapılan toprak reformuyla başlamış ve ilkin ekstantif tarım,sonra modern tarım ve makineleşmiş tarım şeklinde kendini göstermiştir.<br />
     Az gelişmiş ekonomilerde tarım sektörünün önemi milli gelirin toplamında tarım sektörünün büyüklüğünden ve faal nüfusun büyük çoğunluğunun tarım sektöründe çalışmasından ve yaşamasından ileri gelir.Az gelişmiş ekonomiler iktisadi kalkınmalarını dengeli bir şekilde yürütebilmek için sanayileşmelerine paralel olarak tarım sektörünü de geliştirmek zorundadırlar.<br />
     Dengeli kalkınmada tarım sektörünün üzerine düşen fonksiyonlar:<br />
Tarım sektörünün şehirlerde yaşayan insanların gıda maddeleri ihtiyacıyla,endüstrinin hammadde ihtiyacını karşılama fonksiyonu<br />
Tarım sektörünün milli geliri arttırma ve ihracatı geliştirme fonksiyonu<br />
Tarım sektörünün kurulacak sanayi sektörünün piyasasını oluşturması fonksiyonu<br />
Tarım sektörünün kalkınmanın finansmanını sağlama fonksiyonu</p>
<p>TÜRKİYE’NİN DURUMU:Türkiye’de tarım sektörü G.S.M.H.içinde yaklaşık olarak %15 oranında bir paya sahiptir.Türkiye ihracatının %10 undan daha azını tarım ürünleri oluşturmakta,faal nüfusun%45 ine yakın bir kısmın tarım sektöründe çalışmaktadır.<br />
      Türkiye yakın zamana kadar kendi kendine yeten bir ülkeydi,şimdi kendi kendine yetmemektedir.üstelik Türkiye’nin coğrafik konumu ihracat pazarlarına uygun bir yerdedir.Bu nedenle,Türkiye’nin dünya ticaretinde talebi artan,fiyatları kararlılık gösteren ve uzun dönemde ticaret hadleri yükselen tarım ürünlerinin üretiminin arttırılmasına ağırlık ve önem verilmesi bir zorunluluktur.<br />
      Az gelişmiş memleketlerde biri tasarruf açığı diğeri döviz açığı olmak üzere iki önemli açık vardır.Gelişen ekonomilerde tasarruf açığını kapamak tarım sektörünün geleneksel bir fonksiyonu olmuştur.</p>
<p>DIŞ TİCARETİN İKTİSADİ KAKINMANIN FİNANSMANINDAKİ ROLÜ</p>
<p>	Dış ticaretin iktisadi kalkınmanın finansmanında büyük bir önemi vardır.Çünkü az gelişmiş ekonomilerde ticaret ve ödemeler bilançoları devamlı olarak açık gösterir.İhracat sektörünün diğer sektörlere dayanmaksızın göreli bir gelişme serbestisi vardır.<br />
       Gelişmiş ve az gelişmiş ekonomilerin ithalat ve ihracat yapısı birbirinden farklıdır.Az gelişmiş ekonomilerde ithalat, dayanıklı üretim malları ile yatırım mallarından ve gıda maddelerinden oluşur.Buna mukabil az gelişmiş ekonomilerin ihracatı hammadde ve gıda maddelerinden meydana gelir.Az gelişmiş ekonomilerde ihracatın %90 undan fazlasını sınai hammadde ile gıda maddeleri teşkil eder.<br />
       Az gelişmiş ekonomiler ithalatta bulunabilmek için ihraç etmek,kalkınmış ekonomiler ise ihracat yapabilmek için ithal etmek zorundadır.<br />
       Milletler arası alınması istenen tedbirler başlıca aşağıda belirtilen noktalar etrafında toplanmaktadır:<br />
Kalkınmış ekonomilerde devamlı olarak tam çalışmanın sağlanması ve böylece az gelişmiş ekonomilerin ihracatlarını gelişmesi<br />
Az gelişmiş ekonomilerin ithalatı kolaylaştırmak üzere,kalkınmış ekonomilerin kendi ihracatçılarına ihracat kredileri vermeleri<br />
Kalkınmış ekonomileri alacakları tedbirlerle sanayilerini yeniden düzenleyerek az gelişmiş ekonomilerce yapılacak sınai mamuller ve yarı mamuller ihracatını kolaylaştırmaları<br />
Buğday,şeker,kalay gibi ihracat maddeleri üzerinde yapılan milletler arası emtia anlaşmalarını daha yaygın hale getirilmesi<br />
Az gelişmiş ekonomilerin ihraç ettikleri malların fazla mahsul yıllarında asgari bir fiyat üzerinden satın alınması ve stoklan ması ve finansmanının milletler arası mali bir kaynakça sağlanması<br />
     Ticaret hadlerinin azgelişmiş memleketler aleyhine dönmesinden ötürü bu ekonomiler (1953-1963)yılları arasında kalkınmış ekonomilerden sağladıkları dış yatırımlardan daha fazla döviz kaybına uğramışlardır.Ticaret hadleri (1970-1973)yılları arasında az gelişmiş memleketler lehine dönmüştür.</p>
<p>TÜRKİYE’NİN DURUMU:Türkiye için temel sorun ihracatın ithalatı karşılama oranının düşüklüğü ve ihracatla ithalat arasındaki farkı görünmeyen kalemlerin kapamada yetersiz kalmasıdır.Bu nedenle,Türkiye ihracatta atılım yapmak zorundadır,bu amaçla ekonomide kaynak kullanımını ihracata yönelik olarak değiştirmelidir.<br />
      Türkiye tarımsal üretimini,dünya ticaretinde talebi artan ve dünya ticaretinde talebi kararlılık gösteren ürünler lehine arttırmalı ve ihraç edilebilir bir fazla yaratmalıdır.<br />
      Tasarruf olmadan yatırım yapılmadığı,dövizsiz ithal malı ithal edilmediği hususlarının iyice kavranması,tasarrufun mali istikrardan,dövizinde ihraç edilebilir bir fazlanın yaratılması gereğinden geçtiğinin bilinmesi lazımdır.İthalatı teşvik eden ve ihracatı cezalandıran sabit kur sistemi uygulanmamalıdır.<br />
      İhracatın terkibinde sınai ürünlerin payı %90 civarındadır.<br />
      Başlangıçtaki olumlu gelişmelere rağmen Türkiye’de ihracat yıllık program hedeflerinin gerisinde kalmakta ve ihracatın ithalatı karşılama oranı düşmektedir.Bu durumun meydana gelmesinde ekonomideki yüksek enflasyon hızı ile döviz kurlarına ve faiz hadlerine yapılan olumsuz devlet müdahalelerinin rolü olduğunu kabul etmek gerekir.İmalat sektöründeki büyüme yavaşlamış ve hatta durmuştur.Türkiye bu konulardaki bilgi ve tecrübe noksanını giderdikçe ekonomisindeki sanayileşme hızı artarak,ihracatta göstereceği başarı işsizlik sorununa da çözüm getirecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erpakademi.com/2009/12/30/iktisadi-kalkinma-ve-finansmani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>PVC TABANLI AYAKKABI ÜRETİM TESİSİ SANAYİ PROFİLİ</title>
		<link>http://www.erpakademi.com/2009/12/30/pvc-tabanli-ayakkabi-uretim-tesisi-sanayi-profili/</link>
		<comments>http://www.erpakademi.com/2009/12/30/pvc-tabanli-ayakkabi-uretim-tesisi-sanayi-profili/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Dec 2009 15:59:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor6</dc:creator>
				<category><![CDATA[ÜRETİM VE LOJİSTİK]]></category>
		<category><![CDATA[BI]]></category>
		<category><![CDATA[FİNANS]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erpakademi.com/2009/12/30/pvc-tabanli-ayakkabi-uretim-tesisi-sanayi-profili/</guid>
		<description><![CDATA[PVC TABANLI AYAKKABI ÜRETİM TESİSİ SANAYİ PROFİLİ
1. YATIRIMIN KONUSU, YATIRIMA UYGULANAN TEŞVİK TEDBİRLERİ
1.1.	Yatırımın Konusu
PVC tabanlı erkek ayakkabı üretimidir.
1.2.	Uygulanan Teşvik Tedbirleri
Bakanlar Kurulunun 26.12.1994 tarih ve 94/6411 sayılı karar ile bu kararda değişiklik yapan 8.3.1995 tarih ve 95/6569 sayılı kararına ilişkin Başbakanlık Hazine Müsteşarlığının uygulama esaslarını içeren 95/2 sayılı tebliği çerçevesinde teşvik belgesine bağlanabilecek yatırım projeleri toplam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>PVC TABANLI AYAKKABI ÜRETİM TESİSİ SANAYİ PROFİLİ</p>
<p>1. YATIRIMIN KONUSU, YATIRIMA UYGULANAN TEŞVİK TEDBİRLERİ</p>
<p>1.1.	Yatırımın Konusu</p>
<p>PVC tabanlı erkek ayakkabı üretimidir.</p>
<p>1.2.	Uygulanan Teşvik Tedbirleri</p>
<p>Bakanlar Kurulunun 26.12.1994 tarih ve 94/6411 sayılı karar ile bu kararda değişiklik yapan 8.3.1995 tarih ve 95/6569 sayılı kararına ilişkin Başbakanlık Hazine Müsteşarlığının uygulama esaslarını içeren 95/2 sayılı tebliği çerçevesinde teşvik belgesine bağlanabilecek yatırım projeleri toplam sabit yatırım tutarı kalkınmada öncelikli yörelerde 6 milyar, diğer yörelerde 10 milyar TL’nin üzerinde olan projelerdir.</p>
<p>Bu projelerde özkaynak oranları kalkınmada öncelikli yörelerde %40, normal yörelerde %50, gelişmiş yörelerde %60 olmalıdır.</p>
<p>Yatırım projelerine Uygulanabilecek Destek Unsurları ;</p>
<p>Gümrük muafiyeti ve/veya ithalat rejimi kararına istinaden ithalat<br />
Yatırım indirimi<br />
Vergi-resim ve harç istisnası<br />
Krediler<br />
Bina inşaat harcı istisnası<br />
Makine ve teçhizat alımında katma değer vergisi desteği<br />
Taşınma desteği<br />
Arsa sağlanması<br />
Dış kredi teminat mektubu masraflarına katkı<br />
Kalite ve standart sağlama.</p>
<p>NOT: Yukarıdaki bilgiler 1995 yılı içindir. Teşvik uygulama esasları her yıl Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı yenilenmektedir.</p>
<p>2- GİRDİ VE ÇIKTILARIN TARİFLERİ, ÖZELLİKLERİ</p>
<p>Hammadde olarak, suni deri, poliüreten vidala, gamba suni deri, astarlık bez ozaltan, ilaç kapsül, cila, bor vernik kullanılmakta olup, bu hammaddelerden 1 çift poliüretan tabanlı erkek ayakkabısı mamul madde olarak üretilecektir.</p>
<p>3- GİRDİLERİN DÜNYA VE TÜRKİYE’DEKİ KAYNAKLARI TEMİN KAYNAKLARI VE FİYATLARI</p>
<p>Girdilerin hepsi memleketimizde kafi miktarda üretilmektedir. Artan nüfus karşısında ayakkabı üretimi, yeterli miktarda değildir.</p>
<p>Kurulacak tesiste PVC tabanlı erkek ayakkabısının hammadde ihtiyaçları iç piyasadan temin edilebilir. Hammadde için değişik fiyatlar nedeniyle kesin fiyat vermek mümkün olmamaktadır. </p>
<p>4- PAZAR DURUMU</p>
<p>Ülkemizde ayakkabı üretim tesislerine ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak Pazar durumu araştırılırken belgesel talep analizlerine önem verilmelidir. Çünkü bazı bölgelerde talep fazlası karşılamakta ve tesisler kapasitelerinin çok altında çalışmak durumunda kalmaktadır. </p>
<p>5- YATIRIM KONUSUNUN İMALAT VEYA İŞ KAPASİTESİ</p>
<p>Tesis yılda 300.000 çift erkek ayakkabısı üretilebilecektir.</p>
<p>6- İSTİHDAM DURUMU</p>
<p>Tesiste; idari, teknik, kalifiye ve düz işçi olarak 153 kişi istihdam edilebilir.</p>
<p>7- YATIRIMIN TERMİN PLANI<br />
                                                                             1. YIL                                          2.YIL</p>
<p>      Faaliyetler                                  1   2 3  4 5  6 7 8 9 10   11  12        1  2  3 4 5 6 7 8 9 10 11 12<br />
     Etüd- proje ve teşvik<br />
     Belgesinin alınması                   xxxxx  xxxxx  x           </p>
<p>     Arazi temini ve düzenleme           xxx</p>
<p>     İnşaat İşleri                                        xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx</p>
<p>     Makine ve teçhizat<br />
     Sipariş                                                xxxxx    xxxxx</p>
<p>     Montaj İşleri                                                                             xxxxxxxxxxxx</p>
<p>     Personel Eğitimi                                                                                               xxxxx</p>
<p>     Deneme İşletmeye Alma                                                                                        xxxxxxx</p>
<p>8. PROJENİN TEKNİK ÖZELLİKLERİ</p>
<p>8.1. Üretim Teknolojisi</p>
<p>Son teknolojik gelişmelere ayakkabı üretim tekniği büyük ilerleme kaydederek   daha fazla otomasyon kaydırılmıştır. Ayakkabı üretimi yarı otomatik makinelerle yapıldığından işçilik payı azalmakta, üretim yükselmekte, maliyet ise düşmektedir.</p>
<p>İş akışı aşağıda belirtilen şekilde yürütülür.</p>
<p>- Süet, suni deri, vidala ve ketenden meydana gelen, yazlık malzeme presese hazırlama bölümünde renk ve kalitelere göre saya üretim için tasnif edilir. Diğer taraftan taban malzemesi ise taban hazırlama bölümünde işleme tabi tutulur.</p>
<p>Model dairesinde ayakkabı modellerine göre çeşitli şablonlar hazırlanıp çoğaltılır, saya ve taban kesim dairesine gönderilir. </p>
<p>Vidala, süet, suni deri, keten yüz kesim malzemesi ve bunlara ait astar, dil mastra vb. saya kesim dairesinde ıstampa bıçaklarında kesilerek hazırlanır.</p>
<p>Taban malzemesi içinde taban astarı, mastraya ökçe kesimi yapılarak hazırlanır.</p>
<p>Montaj dairesinde tabanla saya montajı yapılır. Montaj işi neopren ve poroz taban yapıştırma, hazır taban lastik yapıştırma, trandofora dikişli taban kösele yapıştırma ve PVC, enjeksiyon metotları ile yapılır.</p>
<p>Bütün bu işlemlerden sonra gerek yarı mamul, gerek tam mamul üretim maddelerinin kalite kontrolleri yapılarak finisaj dairesinde temizleme ve bitirme işlemine tabi tutulur. Daha sonra ambalajlanarak depolanır.<br />
8.2. Yatırımın  Teknik Ömrü</p>
<p>Yatırımın Teknik Ömrü 10-20 yıl arasında değişmektedir.</p>
<p>9- YATIRIM KONUSUNUN TOPLAM YATIRIM TUTARI (Milyon TL.)</p>
<p>Gider Cinsi	İç para	Dış para	Toplam<br />
Etüd-proje ve Müh. Gideri	222	-	222<br />
Arsa değeri ve arazi düzenleme gideri	1.685	-	1.685<br />
İnşaat işleri toplamı	8.648	-	8.648<br />
Makine ve teçhizat (Ana ve yardımcı)	11.620	17.429	29.049<br />
Gümrük vergi ve resimleri Top.	3.903	-	3.903<br />
Navlun ve Sigorta giderleri	798	-	798<br />
Montaj ve Genel Giderler	1.730	-	1.730<br />
İşletmeye alma giderleri	665	-	665<br />
Sabit yatırım tutarı	29.271	17.429	46.700<br />
İşletme sermayesi	14.014	-	14.014<br />
Toplam yatırım tutarı	43.285	17.429	60.714<br />
Toplam yatırım tutarı ($)			1.012	 </p>
<p>NOT: Toplam sabit yatırım tutarı ve diğer hesaplamalarda Ortalama Döviz Kuru 1$ =60.000 TL olarak alınmıştır.</p>
<p>10- PROJENİN FİNANSMANI</p>
<p>Teşvik belgesi alacak projelerde en az toplam yatırım tutarının %40’ı tutarından öz kaynak, geri kalan %60 oranında finansman ihtiyacı ise çeşitli kredilerle temin edilebilir.</p>
<p>11- İŞLETME DÖNEMİ GELİRLERİ</p>
<p>İşletmenin gelirleri toplamı : 209.639.000.000 TL civarındadır.</p>
<p>12- İŞLETME DÖNEMİ GİDERLERİ</p>
<p>İşletmenin yıllık giderleri toplamı 149.058.000.000 TL civarındadır.</p>
<p>13- PROJENİN YILLIK GELİR- GİDER VE KAR TABLOSU</p>
<p>İşletme Gelirleri	209.639.000.000 TL<br />
İşletmenin Giderleri	149.058.000.000 TL.<br />
Brüt Kar	60.581.000.000 TL.<br />
Vergiler	31.506.000.000 TL.<br />
İşletmenin Net Karı	29.075.000.000 TL.	 </p>
<p>14- YATIRIMIN ÖN DEĞERLENDİRİLMESİ</p>
<p>14.1. Yatırımın Karlılığı</p>
<p>Net Kar / Toplam Yatırım = 29.075.000.000 / 60.714.000.000 =%48</p>
<p>14.2. Sermayenin Karlılığı</p>
<p>Net Kar / Öz Sermaye = 29.075.000.000 / 29.374.000.000 =%119.2</p>
<p>15- YATIRIM ÜRETİM AKIŞ ŞEMALARI<br />
Ayakkabı üretimi;</p>
<p>Saya dairesi,<br />
Saya dikiş dairesi,<br />
Fora hazır taban yapıştırma ve montaj dairesi,<br />
PVC enjeksiyon bandı ünitesi</p>
<p>Bölümlerinden meydana gelmektedir. Bu bölümlere ait akışı aşağıdadır.</p>
<p>Ayakkabı üretimi iş akış şeması</p>
<p>16- ANA MAKİNE VE TEÇHİZAT LİSTESİ:</p>
<p>16.1. İthal Malı Makine ve Teçhizat Listesi:</p>
<p>Kalıp kopye makinesi<br />
Model kesme makinesi<br />
Petron kenarlarına şerit geçirme makinesi<br />
Pantograf ve kesme makinesi<br />
Saya yarma ve inceltme makinesi<br />
Saya traşlama makinesi<br />
Üç iğneli dikiş makinesi<br />
Pnömatik üst deri markalama makinesi<br />
Yapışkan sürme ve kıvırma makinesi<br />
Deri ütü makinesi<br />
Perfore makinesi<br />
Astar kenarı çekişleme makinesi<br />
 Dikiş açma ve bant geçirme makinesi<br />
Otomatik saya bağlama makinesi<br />
Pnömatik zımbalama makinesi<br />
Topuk tozu makinesi<br />
Zımbalama makinesi<br />
Toz emme makinesi<br />
Saya yumuşatma makinesi (buharlı)<br />
Topuk çivileme makinesi<br />
Nemlendirici<br />
Yapıştırma ve silindirle ezme makinesi<br />
Taban aktive makinesi<br />
Taban yapıştırma makinesi<br />
Taban bandı presleme<br />
Kazıma makinesi<br />
Taban kenarı temizleme makinesi<br />
Süratli taban kesme makinesi<br />
Batırma makinesi<br />
Yapıştırılmış ayakkabıları kurutma makinesi<br />
Silindir yapışkan sürme makinesi<br />
Üniversal boya kabini<br />
Pnömatik topuk son ütü makinesi<br />
Deri yarma makinesi<br />
Alt deri traş makinesi<br />
Taban forma makinesi<br />
Otomatik çivileme makinesi<br />
Pnömatik pres yapıştırma makinesi<br />
Lastik taban pürüzlendirme makinesi<br />
Toz emiri<br />
Hazır taban kopye freze makinesi<br />
Freze bıçağı bileme makinesi<br />
Universal boyama kabini<br />
Tam hidrolik taban montaj makinesi<br />
Enjeksiyonla PVC’den ayakkabı tabanı üretim makinesi<br />
Saya topuk zigzak makinesi<br />
Çift iğneli rodall ve alt transporlu astarlı dil ve topuk çift dikiş makinesi<br />
Dik mekikli iri dikiş zaigzak makinesi<br />
Tek iğneli yüksek süratli reda transportlu saya makinesi<br />
Tek iğneli, süratli, sütunlu, roda ayaklı ve roda transfortlu üstten kesme bıçaklı süs ve astar dikme makinesi.<br />
Tek iğneli büyük dik çağanozlu saraç makinesi<br />
Tek iğne, süratli, sütunlu, roda ayaklı ve roda transfortlu alt bıçaklı süs ve astar dikme makinesi<br />
Tek iğne, süratli, sütunlu, roda ayaklı ve roda transfortlu kenar dikiş makinesi.</p>
<p>17. YATIRIMIN KURULUŞ YERİ:</p>
<p>Böyle bir tesisin kuruluş yeri seçilirken talep analizleri hammadde temin imkanları, Pazar durumu dikkate alınmalıdır. Tesisin kurulmasına izin verilmesi halinde Bakanlığımızla temasa geçilmelidir.</p>
<p>18. YATIRIMLA İLGİLİ STANDARTLAR:</p>
<p>TS (214-215-216-217-218-219-220-221-222-223-224-225-226-227-228-229-230-231-232-233-234)</p>
<p>19. KAYNAKLAR:</p>
<p>Sanayi ve Ticaret Bakanlığı dökümanları<br />
Türk Standartları Enstitüsü<br />
Türkiye Sınai Kalkınma Bankası Araştırma Raporları<br />
Devlet Planlama Teşkilatı dökümanları</p>
<p>20- MÜRACAT YERLERİ:</p>
<p>Sanayi ve Ticaret Bakanlığı<br />
Maliye ve Gümrük Bakanlığı<br />
Hazine Müsteşarlığı<br />
Bankalar<br />
Belediyeler</p>
<p>NOT: Bu sanayi profili 1995 yılı tahmini fiyatları dikkate alınarak hazırlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erpakademi.com/2009/12/30/pvc-tabanli-ayakkabi-uretim-tesisi-sanayi-profili/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
